Sabah Dalyanköy’deyiz. Teknede buluşuyoruz. Hava serince ve bulutlu, deniz dalgalı ve rüzgarlı. Hazırlıklar tamam, eşyalar yerleşti, yelkenler hazır. Sıcak gevrekler, tulum peyniri, sıcak çay ile güzel bir İzmir kahvaltısı yapıyoruz. Yola çıkma vakti, toparlanıyoruz. Limadan ayrılıyoruz. Hava sert 1 camadan ile anayelken basıldı, sert hava cenoası açıldı, bu şekilde dalgalardan dolayı yalpalamadan motor-yelken ikilisi ile rahat bir yolculuk yapabiliriz. İstikamet Karaburun, mesafe 32 deniz mili ancak tramolalar ile gideceğimizden bu mesafe 40 mile kadar uzayabilir.

Günboyu binmeye tereddüt ettikten sonra buradaydı işte. Kursak derdi ağır basıp, içine işlemiş deniz korkusunu yenmiş, feribotun Harem’den kalkan son seferlerinden birisine binmeye cesaret etmişti.
Trenlerin tempolu süratine alışmış yorgun ayakları, daha attığı ilk adımda devasa ataletiyle bu yekun metal gövdeyi yadırgayıverdi. Soğuk rüzgar denizin yüzünü buruşturup, küpeşteden birkaç aracın olduğu geminin kıç tarafında doğru esti. Hissettiği ürpertiye aldırmadan, hızlı adımlarla feribotun sol kenarından ilerleyip, dar ve paslı merdivenleri takip ederek yukarıya çıktı ve yolcuların olduğu bölüme doğru yürüdü. İçeridekiler, sadece oradaki kalorifer petekleri çalıştığı için yolcu salonunun sağ tarafında toplanmışlardı. Göz göze gelmemek için farklı yönlere dönmüş çay içen iki kişi, ayakta dikilen bir delikanlı, bir anneyle çocuğu, koltuğa gömülmüş yorgun bir kadın, hepsi topu iki elin parmakları adedinceydi tüm yolcular. Çocuğunu uyutan anne, gözlerini karşı koltukta yatan oğlundan kaldırıp, ona elindeki iğne setlerinin fiyatını sordu. Bir diğeri bir örnek aldı. İnceleyip geri verdi .
Aslında Karadeniz'de veya başka herhangi bir denizde kıyılarda sıkça rastlar hatta elimize alır incelerdik.Oysa Ege ve Akdeniz kıyılarında zehirli deniz analarına rastlandığını geçenlerde bir arkadaşımdan duydum.Hatta ayağına sürülmüş ayağı mosmor olmuştu.Eşi de eliyle ovalamış acı daha çok yayılmış,eşinin eline bile aynı acı geçmiş.Ben de araştırdım gerçekten Akdeniz ve Ege denizinde bu zehirli deniz analarına rastlamak mümkünmüş.


Uzun ve sağlıklı yaşamın olmazsa olmazlarından olan sebzeler ve besleyici otlar familyasından olan arap saçını ismine ve ilk görüntüsüne bakıp çekinerek, almamazlık etmeyin. Zira birçok pazarda rastlayacağınız bir ot değildir. Özel olarak Ege Bölgesi'nden getirilip yurdumuzun çeşitli şehirlerinde satışa çıkarılır. Çabuk tüketilmesi gerekir. Yemeğini yaparken deniz tuzu kullanılması lezzetine lezzet katar.
Teklifi değerlendirmek için toplanan Güncel Türkçe Sözlük Çalışma Grubu, sözcüğün Türkçenin söz varlığında bulunduğu gerekçesinden yola çıkarak "Bu sözcükten olumsuz bir anlam çıkmaz, değiştirilmesine gerek yoktur" kararına varmış. Karar resmi bir yazıyla Yeşilay’a da bildirilecekmiş.
sigara böreği isminin tıpkı "kol böreği" gibi "benzetme" yoluyla türetildiğine, bu nedenle dilbilgisi açısından kullanılmasında bir sakınca olmadığına dikkat çekmiş.
Bu yazı, 14 Haziran'da yazmış olduğum "Ben de bir tur binebilir miyim?" başlıklı blogumdaki umudun, provasını anlatmaktadır. Pruva da "teknenin önü" demektir.
Kadim dostum Şadi ile birlikte 3 senelik bir uğraşın sonucu inşa ettiğimiz 9.20 metrelik ahşap yelkenimizi geçen yıl Marmara’da test etmiş, kendi ürünümüz üzerindeki eksikleri tamamlamış, hataları düzeltmiştik. Denizleri üzmek istemem ama maalesef Marmara bizim gibi Ege ve Akdeniz’de büyümüşler için sadece bakıp bakıp gerçek denizlerin rengini özlediğimiz çırpıntılı, bulanık su…