
Elektrik faturası 287 TL geldiğinden beridir müzik dinleyip göbek atarak ısınmaya çalışıyorum. Elektriğe yapılan zamları pek umursamıyordum ama fatura gözünün önünde belirince insan aynı rahatlıkta duramıyor.

Hande Yener ile Demet Akalın barışmış. Kenan Erçetingöz’ün programında Demet Akalın telefonla stüdyoya bağlanıyor. Şubat ayında yeni projeleri müzikmarketlerde olacakmış. Bir de Türkiye turnesi düşünüyorlarmış. Kraliçeler Yolda gibi bir isim düşünülüyormuş.
İnsanın ilk aklına gelen şey mutlaka tehlike olduğudur. Farkettiniz mi başlığı yazarken bile ilk önce tehlike kelimesini yazıyoruz. Buda bir ön yargıya sahip olduğumuz anlamına geliyor. Ne yapılırsa yapılsın bundanda kolay kolay kopamayacağımızıda gösteriyor. Şu ünlü çevreci yeşil grubun dünya üzerinde kendilerince verdikleri savaşı göz önüne alırsak büyük bir çıkar çevresi oluştuğunu görmek hiçte zor olmuyor. Yeşilci çevrecilerin çıkış merkezi Kanada, ki özgürlüklerin had safhada olduğu bir yer. Burda insan durmadan edemiyor, Kanada ki işletme halinde 18 Nükleer santrala sahip. Düşünün bi kere kendi ülkelerindeki santraller konusunda bir şey yapmıyorlar diğer ülkeleride karıştırıyorlar.
12 Ekim'de bize de zamlı faturamız geldi. Bu faturamız önceki faturalara göre 4 gün önce kesildi. Neden acaba?
Faturamız hem eylül hem de ekim ayına ait harcama içerdiği için, % 9,68'lik zammın yarısı tesir etmiş oldu.
Zamdan önce kwh'i 0,162 TL olan elektriğin fiyatı bu ay(eylül-ekim) yüzde % 4,84 zamla 0,170 TL'ye yükselmiş oldu. Bu önümüzdeki faturada tam zamlı olarak 0,176 TL'ye ulaşmış olacak.
Asırlardır kimsenin alışık olmadığı bir öyküyü yaşıyor bu insanlar. Yeme içmelerinden giyim kuşamlarına bütün bir kasaba halinde halen ortaçağı yaşıyorlar. Hem de modern dünyanın tüm kuşatıcılığına, zorlamasına ve tehditkâr tutumuna rağmen. Düşünün bir defa; hangimiz cep telefonsuz, televizyonsuz, arabasız bir dünyayı hayal edebiliyor? Bütün bunlar sadece yüz ve ya yüz elli yıllık bir geçmişe sahip olsalar da hayatlarımızda öyle yer etmişler ki sanki bin yıldır bizimleler. Ancak bu insanlar için durum hiç de öyle değil.

Amerika’da Pennsylvania eyaletinde Lancaster adlı bir kasabada yaşıyorlar. Ancak iki binli yılları değil bin altı yüzlü yılları. Elektrikli aletler, motorlu araçlar, devletin sunduğu tüm imkânlar; her şey ama her şey onlar için bir lüks sayılıyor. Yaklaşık üç yüz yıl önce Avrupa’dan buraya göçmüşler. Geldiklerinde sayıları üç bin kadarmış, şimdi ise iki yüz binin üstünde bir nüfusları var. Bunca yıldır inançlarından ve geleneklerinden kurulu düzenlerini asla değiştirmemişler ve bugün dünyaya teknoloji ihraç eden Amerika’da ortaçağın hayat şartlarıyla yaşıyorlar.

Tabi bu olay basında çok çok az yer aldı. Tüm dünyayı etkileyecek bu kadar önemli olayların basında yer almasını bekleyemeyiz tabiki. Çünkü basın dediğin bir kukladır ve sadece görünmesi isteneni yayınlar. Neyse bu konu daha derin.
Doğalgaz nedir; Bildiğimiz üzere doğalgaz da bir fosil yakıt (Çoğumuz biliyoruz sadece bilmeyenler için yazdım). Şimdi fosil yakıtların (gaz yada katı) doğaya zararlı olduğu bilinmekte olduğu halde biz neden Yenilenebilir enerji kaynakları yerine fosil yakıt kullanmaya devam ediyoruz? Bu soruyu yıllardır soruyoruz, yazıyoruz, çiziyoruz. Benzer soruları nükleer enerji üretimi içinde soruyorduk. Doğaya zarar vermeyen sistemleri geliştirmek dururken neden halen daha kendi kuyumuzu kazmaya devam ediyoruz.
İsraf deyince aklımıza hep su israfı, para israfı, elektrik israfı en bilinçli olanımızın aklına ZAMAN israfı geliyor. Peki israf çeşitleri bunlardan mı ibaret.
İsterseniz önce israfın insana göre tanımına bir bakalım. İsraf, yerli yerince kullanılmayan, insan yararına döndürülmeyen, verimsizce heba edilen, maddi ve manevi her şey israftır.
Şimdi soralı kendimize, gözümüzün israfınız düşündük mü, kulğımızın srafını düşündük mü, zihnimizin israfını düşündük mü...

Her fırtına başlar, gelir, eser, sonra geçer ve biter. Aslında hayatta her şey böyledir. İyi veya kötü olan her şey, nasıl başladı ise zamanı gelince biter. Kimi uzun sürer, kimi kısa. Fark etmez…. Mutluluk ya da acı; bitmeye mahkûm her şey... Beden, eşya, iş, aş, makam, madam, adam, para, altın, pul hepsi geçici ve fani.
Dinmeyen fırtına diye başlık attığıma bakmayın. Bahsedeceğim fırtınanın da dindiği oluyor tabi. Ama diğer fırtınalardan önemli bir farkı var: “Dinmeyen Fırtına” dünyada eşi benzeri olmayan bir doğa olayı. Diğer adı ile “Catatumbo şimşekleri” olarak biliniyor.