Özenmeden giydi plastik eldivenleri. Terlerleyince kaşındıran boneyi yalapşap başına geçirdi. Cayır cayır sıcaklık yayan lambaların altında yine saatlerce dikilecekti. Geniş masanın etrafındaki diğer arkadaşlarına baktı; Sıradan bir günün olanca sıkıntısı yüzlerindeydi. Çeşitli büyüklükteki bıçaklarından birisini aldı, yavaşça kesmeye başladı önündekileri. Kestiklerini zarif bir şekilde kavrayıp, karton kutu içerisine yerleştirdi. Usulca şerbet sızdı baklavanın kesilen yerlerinden.
--------------------------------------------------

Az önce Ankara'nın güneşli bir pazar Sabah'ında, Emre Aköz'ün bugünkü köşe yazısını okudum. Son günlerin traji-komik konularından ve nafile, bayıcı meselelerinden uzaklaştıracak bir yazı yazdığı için de bu yazı konusunu burda paylaşmayı uygun gördüm. 'Hakim gündem'in evvelinden bugüne uzanan yazısının konusu ise: "55 Kelimeyi aşmayan kısa hikaye yaz!" Aslında konuya musallat olan yeni başlık o değil ama ben odaklandığı bu noktaya takıldım. Bu kısa hikaye denemelerini burada bizim yapmamızı arzu ediyorum. Çok da eğlenceli olacağını tahmin ediyorum.
alev alatlı cumartesi günkü yazısında amerikan deniz piyadelerinin nam-ı diğer marinlerin şehadetnamlerini yazmış. metin gerçekten ilginç amerika'nın son yıllardaki halet-i ruiyesini çözümlemede yardımcı olabilecek bir sürü alt metin ile dolu (tam metin aşağıda) meşhur amblemin nerden geldiğini falan da anlatıyor.