Yine kendimden tiksinmeye başladım!
Utandım, nefret ettim kendimden.
Talikan dağlarına gidip,
mağara adamı olmak geldi
içimden...
Hepimiz insanız, yaşayıp gidiyoruz.
Hepimizin birer yolu var.
Bir yolculuğu...
Bir ahengimiz var,
bir makamımız,
bir bestemiz.
Müzikle yaşam birbirine benzer.
Bir notalar dizilimi değil mi
her zaman dilimi?
Her saat, her gün, her yıl...
Bir beste değil mi,
her bir yaşam?
Ertuğrul Özkök!
O da içimizden biri aslında...
O da mozayiğin bir parçası.
O da bir renk.
O da bir nota.
Eski bir Leman dergisinde yayınlanmıştı...
Hürriyet gazetesinde uyuşturucu satışından yakalanmış birkaç
zenciyle ilgili bir haber.
Haber metnine iliştirilmiş bir fotoğraf.
Fotoğrafta birkaç zenci arkadaş.
O da ne?
Fotoğraftaki arkadaşlar Türkiye'de öğrenim gören
sıradan birer insan sadece.
Ne uyuşturucuyla alakası vardır ne suçla.
Ama zencidir.
Hürriyet'in savunması tam hürrüyetlik!
Efendim arşivden bulmuşlar, koyuvermişler sayfaya.
Arama yaparken mutlaka "zenci" diye bakmış,
onca dosyanın içinden bulmuşlardır.
insan toplumunda kabaca iki grup vardır. küçük bir azınlık, güç ve iktidarı elinde bulundurur. diğerleri ise bu küçük grubun hizmetindedir. yani yönetenler ve yönetilenler.
ancak bu ikisinin arasında değişik bir tür daha vardır. bunlara her devrin adamı diyebilirsiniz. güç kimin elinde ise ona hizmet verirler. genelde gücü ve iktidarı paylaşmaya yaklaşmış ama ona ulaşamamış kişilerdir. insanları harcamaktan hiç çekinmezler ve bunu yaparken de hiç tereddüt etmezler. öyle bir an gelir ki, sadakatle hizmet eder göründükleri patronlarını bile daha büyük bir çıkar uğruna arkadan hançerleyebilirler.