dedim ya
bir defa sen çıktın yüreğimden!.
...ve senin için hiç tereddüt etmeden ayağımı ölüme atarım
esaret platini olsun boynumda sanık merminin
koynumda anın bayrağı olsun idealimin
susarsam yetmez sunacağın kaynaklar
sözüm özüm sevgilim
unutmadım ezgisini dilinin
beni bugünümle kabul et
karnında atan ikinci bir solukla..
üçüncü şehrinin kızıllığında
minnet avuçlarında şafakla buluştuğunda..
ömür paylaştıkça çocuklaşır direnen kentim
İmkansızlığım
Sınıfsız ve sınırsızlığım..
memleketimi besteledim
feda ettiğim gözyaşlarımla ekmeğimi besledim
Sen en son ne zaman gri bulutlara doğru hevesle kanat çırpan bir martıyı seyrettin? Denizin dalgasına kapılmadan ama onsuz da olamadan yaşayabildiğini farkettin? Ben çok uzun süredir o martıyım...
''Filler, eskiden ormanda özgür ve bolluk içinde yaşıyorlardı.'' 1560. Don Kıristobal, Samos Kontu, Batı İlleri Genel Valisi.
---------------------------------------------
Uzun kapkara saçlı, kapkara sakallı, kapkara giyinmiş adamlar, ormanda su içen fillerin yanına yaklaştılar. Kapkara uzun çivili sopalarıyla fillere vurmaya başladılar. Canları yanan filler bağarmaya ve kaçmaya başladılar. Sopalı kara adamlar fillere vurarak istedikleri yöne doğru kovalamaya başladılar. Filler kaçıyor kapkara adamlar arkalarından sopalarıyla vurarak kovalıyorlardı. Az sonra filler adamların açtıkları 1 metre derinlikteki çukura düştüler.
