

SAFRANBOLU EVLERİ
Safranbolu'nun her tarafında bir tarihi eser bulmak mümkündür. Çünkü şehir pek çok dönemde önemli bir yerleşim merkezi olarak tarihteki yerini almıştır. Fakat Safranbolu deyince ilk akla gelen 18. ve 19. yüzyıllarının özelliklerini taşıyan evlerdir. Bu evler Türk şehir kültürünün günümüzde yaşamaya devam eden en önemli yapı taşlarıdır. Safranbolu’da yaklaşık 2000 geleneksel Türk evi bulunmaktadır. Bu eserlerin 800 kadarı yasal koruma altındadır. Safranbolu evlerinin en büyük özelliği birbirlerinin ışığını kesmeyecek şekilde inşa edilmiş olmalarıdır. Bunun yanında tavan süslemeleri, kapı süslemeleri ve evlerin içlerindeki havuzlar turistleri büyülemektedir.
-Dans edelim mi ?
-Neden olmasın..
Muazzam bir aşk yaşanmıştı, gül bahçelerinde.. Herbirimiz, ayrılan gül yapraklarının, farklı diyarlara savrulup gitmiş birer parçalarıydık..
O küçük çiftlik evine geldiğimiz yıllarda, irili ufaklı sekiz adet yeğen ve kuzenlerdik. Ailemiz, büyük bir aileydi.
Gözlerin beni seçmişti, ellerim seni seçmişti.
Sen de yaz tatili için geldiğin o yıllarda, bilmem ki ''Çalıkuşu’’ nun kaçıncı şekliydik. Sabahlara kadar uyumaz, ağaç dallarında asılı kalır, baykuş taklidi yapardık. Sen, her defasında, en güzel sesi çıkaranın, ben olduğumu söylerdin.. Beni böyle övdükçe, bütün gece dişi bir baykuş gibi, sana kur yapardım.
Hafif'in eski ve yeni yazarlarina...
Arkadaslar, hic bir yerde görmedigim, ve hic bir yerde yasamadigim bi gelenek var Hafif'de...
Önceden burda 3-5 yigit vardi; yazilari okunan yorumlari dikkate alinan, onlar buranin en eskileri idi. Simdi onlar yok. Yerine terfi eden bir kac kiside de onlari temsil etme gibi bir yetenek yok...
Simdi burda ki sözüm ona eskiler, cok kötü yazi yazsalar da, o yazi berbat olsa da önemli degildir. Cünkü onlar eskidir. Onlarin yazilari tutulur. Onlarin yazilari yorum alir. Onlar bi nevi buranin kralidir...
Siz kicinizi yirtsaniz da, onlarin cok ayip olan aciklarini yakalasaniz da bu degismez. Isin komik tarafi kimse o'na ayip etmisin bile demez, ya da diyemez. Halbu ki" bu ayibi yapan kimdir diye önceden nara bile atmistir.. ama bu ayibi yapan eski biri ise her sey biter. Bu ayibi yapan yeni taninmamis biri olursa, yandi gülüm keten helva iste o kisi ayvayi yemistir. Sanki agiz birligi yapilmis gibi hurra yüklenirler zavalliya...
Yalancı gökyüzü
Köşesinde suspus kıyamete sallanan yıldızlar.
Belirgin bir karanlık,
Gölgelerde …
Sökülmüş göğsünden tanrısı
Geçmişin zalimliğinde seferi bütün iyilikler
Bir şeyler bilmeden
Kiraya verilen defolu aşklarla dolu
İkinci el dükkanları.
Hep daha iyisini vermek için
Didinip duran masal kahramanları yok artık.
Ve hayalleri uğruna silgi çeken
Yaşamlarla dolu tarih…
Sahibinden satılık şimdi
Bütün aşklar.
gündem yoğun,duygular kabarık,nefret büyük bayrağı kapan çoşkuyla yüreklilikle asıyor balkonuna yada sallıyor gözüne sokarcasına bizi ayırmaya çalışanlara
işte buraya kadar her şey normal,bir şey hariç yav kardeşim en son ne zaman yıkadın o bayrağı yada hiç mi ütü yok sizin evdede ütüleyemedin o canım bayrağı
o bayrak amerikan bayrağı değilki don yapılsın o bayrak bizim bayrak bir şanı var şerefi var neden özen göstermessin milyarlık teknolojiler alacağına alamadınmı şöyle güzel bir bayrak nedir o bayrağın hali öyle utanmıyosun dimi onu asmaya onun o şekilde ağlamaklı durmasına

Ne zaman eski bir eşyaya baksam,
Onu kimin kullandığını düşünürüm.
Bir masa örneğin,
Kimin evinde hangi köşede dururdu,üstü örtülümüydü
Yoksa sadece ıvır zıvır mı koyarlardı
Bir evde nelere şahit olmuştur o dantel oyalı örtülü masa
Kimler ağlamıştır tam yanında dirseğini masaya koyarak
Kimler toplanmıştır başında tatlı sohbetler için,aile ortamı için..
Ne amaçlı yemekler yenmiştir üzerinde
Kime mektup yazılmıştır son defalar üzerine..
Kimler acıkmıştır ve gözünü ona dikmiştir..
Kim yumruğunu vurmuştur engel olamadığı haksızlıklar adına
Ve kim çarpmıştır kenarına masanın,
kederden başı dönüp yere yığıldığında..