Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Caprica 1. Sezon 6. Bölüm "Know Thy Enemy""

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

eski hakkındaki yazılar:

tümü gösteriliyor, sadece ön sayfa yazılarını görmek için tıklayın
tuttum
7

DÜŞLERİMDEN DÜŞ(E)MEYEN ADAM

Etiketler: , , , , ,

İzin versem canımı acıtacağından adım gibi emindim!Bakışlarından anlıyordum,tavırlarından.tanıdık geliyor bu durum,ilgilenmiyorum...
...
Kahvaltı yapıyoruz,diğer iş arkadaşlarımızda var.Çayımı karıştırmaya yelteniyor,sinirleniyorum.Sakın!!!
Biryerlerden anımsıyorum çay kaşığının o halini.Elinden gelse boynunu bükecek gibi,dillenip dokunmasın diyecek...bir kez yeterdi,fazla bile geldi,o eskidendi!
Kaşık ile aramızdaki tirajı komik bakışmalarımıza hemen son veriyorum.
Kalabalık bir ortam,kırmak istemesemde sert bir tepki veriyorum.Sakın!!!
Hemen sonra toparlıyorum.O gün ağzı kulaklarında bir polyannayı oynuyorum.Hayırdır Ela hanım diyorlar,bilmem inşALLAH diyorum...
...
gün sakin geçiyor,akşam da.Acaip birşey bu sükuneti bozacak gibi.
Ve saat 00:00
Gelip yanıma oturuyor.
-çayını O mu karıştırırdı?
Soğuk kanlıyım.
-Bazen.
-Onu hala seviyor musun?
-Seni ilgilendirmez.
...
Onu hala seviyor musun? Ne bu şimdi? Soru mu?
Kafamda aynı cümlelerden oluşan bir soru yumağı...
Onu hala seviyor musun?
...
Mavi bi adadayım.Düşleri maviye boyalı bir adamda.O adam hep yanıbaşımda.Dokunabiliyorum düşlerimde O'na..!Kumral saçlarına ve bakabiliyorum tebessümlerinin ardına.bir med cezir olmalı bu.3 yıl öncesi ve şu zaman arasında mekik dokuyorum.
Mavi adada,düşleri maviye boyalı adamdan çekip alıyor ventilatör sesleri.Hayat devam ediyor diyen ritimler gözüme çarpıyor az ötemde.
İyimisin diye soruyor şu zamandaki ve onu hala seviyor musun diye soran adam.
A...Evet...İyiyim.
Yüzüme bakıyor.Tanıdık bir bakış.neden bu kadar benzetiyorum mavide bıraktığım adama?İşte Onun bakışları...Onun saçları...Onun sakalları...Gerçekten benziyor mu?Benzemesinimi istiyorum? Ama izin versem canımı acıtacak biliyorum.
Sen uyu ben devam ederim diyor önlüğünün cebinden çıkardığı minik beyaz hapı uzatarak...
-Ona ihtiyacım yok
(Gülümsüyor)
-14 şubatta ne yapıyorsun?
(yuhh diyorum içimden)
-Çalışıyorum
-Çok güzel.Peki akşam yemeğini nerde yemeyi düşünüyorsun?

31 ahkam var
tuttum
1

Sohbet Katili Televizyon

Tv icad oldu muhabbet kayboldu
Tv icad oldu muhabbet kayboldu

Eskidenmiş, bir kış gününde çocuklarını, torunlarını toplayıp cayır cayır yanan sobanın yanında masallar anlartmak. İlgiyle dinlenen masallarda çocuklar bazen korkar bazen şen kahkahalar atardı.Büyüklerin yüzünde tatlı bi tebessüm, ev sahibi getirir çayları bak sohbet dahada koyulaştı, heyecan bastı dinleyenleri hem hikayenin sonunu merak ediyorlar hemde hiç bitmesin istiyorlar.
\

yanan sobanın üzerinede koydunmu kestaneleri değmeyin bu sohbetin keyfine...
Şimdi ise cayır cayır yanan sobamız yok kalorifer denen soğuk sevimsiz ısıtıcı var ve o güzelim muhabetleri gelecek nesilden hatta bizlerdende alan televizyonlarımız var hemde evimizin baş köşesinde.Hoş şimdilerde tvde izlemiyo gençler hep pc başında ya ilk katil oydu ondandır tvye öfkem.
Kendi evimizde konuşma yasağı koydu bize bi sohbet konusu açmak istiyorsun haber var ee bitti haber, şimdi konuşalım maç var, yok bu gün müthiş bi film var, tv dizim var programım var cart var curt var ama ne yazıkki sohbet yok.
Uzun süredir görmediğin yakınları ziyarete gidiyorsun gene televizyon, hoşgeldin, nasılsın, iyimisin? den sonra bi sessizlik yada sesliği bozan tek ses Televizyon ne acı oysaki uzun zamandır görüşmemişsiniz anlatacak ne çok şey olmalıydı ama televizyon izleniyor arada izlenilen programa yorumlar geliyor o kadar, halbuki izlediğimiz dizilere keşke dikkatli baksak o zaman anlardık yanlış yaptığımızı hiç bir dizide, filmde oyuncular televizyona bakmaz kendi hayatlarını yada yazarın yazdığı hayatları oynarlar ama hiçbir senarist oyuncusuna sürekli tv izlemesini yazmaz çünkü ilgi çekici değil yani düşününce kendi hayatlarımız ilgi çekici değil ben en azından misafir geldiğinde televizyonların fişini çekelim derim sahbetleri muhabbetleri öldürmeyelim gelecek nesilede bir parça bırakalım, en azından evinizde haftada bir gün açmayın tvyi o günü sohbet günü yapın göreceksinizki o gün öyle zevkli olacakki sık sık yapmak isteyeceksiniz.

Muhabbetiniz bol olsun...

6 ahkam var
tuttum
2

bulaşmak

-Bir ömürdür içimde tırpanlanan, mısralanan; dizeler Bendeniz’in yakan sesinden ıssızlığıma bir kadeh şarap, bir söz ve hiç duymayacaklara bir şarkı oluyor. Kimseye değil, içime geliyor onun şarkısı…

Yaşarken ölmek daha zordur, giden için gitmek daha kolaydır, burada devam etmektir zor olan; hele bir de sevmeye de çalışıyorsan; kendi belanı kendinin bulduğunun resmidir.-

Bir hayaldin öncesinde, adın kondu aşk dilinde, ben senin belki de imkânsızındım.
Biri varsa aramızda, çığlıklarım yalnızlığa, bu ayrılık akşamında göz yaşıma boğuldu dünya… Sorma bana gücün yoksa, sorma bana sensizliği. Gelen aynı giden aynı bırak beni yalnızlığıma…

5 ahkam var
tuttum
10

RE...

\

Kendime yabancılaştığım yetmiyormuş gibi,her gün muntazaman yabancı kelimelerle vurguluyorum halimi..Vurguladığım her kelime henüz sahip ve ait olmadığım ama bir yerlerden aşina olduğum kelimeleri teker teker eksiltiyor,ben de eksiliyorum.Harflerinin, adını oluşturma ihtimalleri olmayışlarından ötürü yabancı bir dile yönelişim,senin olmadığın biryerlerde kendimi buldurtacak diye umarken,ağır geliyor uzun zaman sabit kalmışlıkların göçü.Tanıdığım ve adını yazmak için yarışan telaşlı ve henüz büyümemiş harflerin karşı diyara geçerkenki kanat çırpışlarının rüzgarı,zaten yerini bulamamış,adi melodilerde asılı kalmış adımı alııp götürüyor...Ardında tozlu bir tabaka bırakacak kadar kirli ve kendini kanatlara teslim etmeye dünden razıca hafif ve zayıf ve...
Siliniyorum işte gitgide...
Neden?
Sen yazılıyorsun diye...

13.01.2007

84 ahkam var
tuttum
2

Nostalji

İçinde bulunduğumuz zamanın karakteristik özelliklerini yaşarken çok da farkedemiyor insan. Oysa geçmişe dönüp baktığımızda, hele ki bir de üstünden bir on yıl geçmiş ise herşeyin ne kadar çok değiştiğini görüyoruz. Müzikler, kıyafetler, eşyalar ve tabiki teknoloji hemen ilk gözümüze çarpanlar oluyor. Sizi bilmem ama söz eskilerden açılınca benim içimi çoğu kez bir sempati duygusu kaplıyor. Bazen hiç varolmadığım zamanlarda yaşasam acaba nasıl bir hayatım olurdu diyorum. Bazen de çocukluğuma dönerek şimdiki zamanın karmaşasından geçmişin sadeliğine keyifli bir seyahat yapıyorum. Geçmişe yaptığım bu zihinsel yolculuğa eskilerden bir şarkı eşlik ediyorsa, kendimi sanki yıllar sonra evime dönmüş gibi hissediyorum. "Eskiden herşey ne kadar güzelmiş" şeklindeki klişeleşmiş cümleyi içimden geçirirken, geçmiş zamanın güzellikleri, sempatiyi özleme dönüştürüyor. İşte bu özlemi içinizde hissedince nostalji kelimesinin anlamını da kavramış oluyorsunuz.

28 ahkam var
tuttum
1

devler ligi

Bu aralar ekranlarda Devler Ligi fırtınası esiyor. Bir zamanlar efsane olan futbolcuların kırlaşmış saçları, sarkan göbekleri, gerilen sinirleriyle çok eglenceli aslında.

\

Seyircilerin ilgisi ne kadar çeker bilemem ama ben eğlence amaçlı izlemekteyim, kim kazanır kim kaybeder umrumda bile değil ancak Erman Toroğlu'lu, Nouma'lı, Tanju'lu, Sergen'li karşılaşmalar çok zevkle izlenilesi türden. Bu projenin güzelliginin bir nedeni de maçların stat yerine kapalı sahalarda yapılması yani salon futbolu. Devler Ligi'nin arkasında Acun Ilıcalı'nın imzası var. Acun'a Rıdvan Dilmen destek olmuş.

16 ahkam var
tuttum
0

Yepyeni Bir Güne Uyanmak...

Etiketler: , , , , ,
Astronomy Picture of the Day
Astronomy Picture of the Day
Yeni bir güne merhaba derken, her günün eskisinden yeni, yepyeni olacağını düşünürüz. Belki doğru belki de yanlış; o gün bizim için yepyenidir. Aldatırız işte böyle, hâlbuki o gün; eski günlerimizin devamıdır, uzantısıdır. Her gün, yepyeni bir güne uyanıyorum yalanına hep inanmak istemişizdir. Sanki yaşanmışlıkları bir kenara bırakıp, yeniye ulaşacağız. Hayır, her yeni gün senin son günün olacaktır, bir gün…
35 ahkam var
tuttum
3

taşınma yazısı

Bu yaz taşınmalar çoktu, buradan da pek çok arkadaş taşındı (ben de dahil),geçen hafta eşimin kuzeni taşındı. Bugün de bir arkadaşım taşınacak .

Taşınmayı düşünenlere bir kaç ipucu verecegim, öyle ya mutlaka bilinen şeylerdir ama ilk kez taşınanlar tecrübesiz olabiliyor.

Eşya kolilemek sanırım işin belkemiğini oluştırıyor, eşe dosta salınan haberler, ne kadar da kıymetliymiş dedirten esnafta ki mukavva kutular( kapıya koyar koymaz anında kapılıyor hele taşınma mevsimiyse) insanın sinirlerini bozuyor. Mutfak eşyaları ve büfe,konsol gibi eşyaların içinde duran seyrek kullanılan yemek takımları mutlaka yıkanıp, kurutularak paketlenmeli, yeni evde hemen onları temizlemekle uğraşmamak adına çok rahat oluyor hemen yerleştiriveriyorsunuz.(iki kasem ve bir sürahim kırılmıştı)

34 ahkam var
tuttum
8

Misafirim gece…

 blufiles.storage.live.com
blufiles.storage.live.com

Gece geçmek bilmedi. Bazen böyle oluyor. İnsan hayatında bazı geceler çok uzun yaşanıyor. İşte onlardan biri, ben de durakladı bu gece. Çok yorgundum, erken uyumuştum; aniden açıldı gözlerim. Hayır, bir ses duymadım, biri de uyandırmadı. Açılan gözlerim, birden karanlığa bakakaldı. Kalktım, bir bardak su içtim ve saate baktığımda, saat ikiye beş vardı. Tekrar başımı yastığa gömdüm, yok bu gece uyku gezmeye çıkmış.
Peki, öyle olsun gece; sen ve ben beraber sabahlarız, o vakit. Daha önce açtığım gece lambamın altındaki kitaba uzandı ellerim. Jeff Abott’ın “Mahzen” adlı kitabı; oldukça heyecanlı bir kitap, zaten son sayfalardaydım, okudum ve hemencecik bitti. Tavsiye ederim, gece size misafir geldiğinde. Kitabı başucuma bıraktım. Tekrar denedim yastıkla bütünleşmeyi, nafile.
Yine ayaklandım, gecenin kararttığı evimin salonuna doğru. Köşe lambasını açtım ve kırmızı koltuğuma bıraktım kendimi, yavaşça. Yavaşça tekrar kalktım yerimden, televizyonu açmamla kapamam bir oldu. Kapama düğmesinin altındaki dolaptan albümlere elim gitti. Tüm albümleri kucaklayarak çıkarttım. Kırmızı koltuğa yayıldı, hepsini koyarken. En önce bebeklik ve çocukluk dönemi albümlerimi açtım, birer birer. Bir tanesinde ağlayan ben, diğerinde kahkahalar atan ben, derken aniden aklıma geldi; eski evimizin avlusunda koşuşturduğum ben.
Evet, hatırladım; çünkü beni kızdıran abimin peşinden deli gibi koşuyordum. Yormuştu beni ve çok ağlatmıştı o an, susturamamışlardı gün boyu. Sonra ilkokul dönemindeki fotoğraflar çıktı karşıma. Çok güldüm, 23 Nisan şenliklerinde pembe elbiseli kızı görünce; suratı buruşmuş, dizlerini birbirine dayamış V şeklinde ve bir eliyle elbisesini sımsıkı yukarı doğru tutmuş, belli ki acil tuvalet ihtiyacı gelmiş. Tekrar güldüm, çünkü fotoğrafta yanımda duran kardeşim fotoğraftaki bana gülüyordu, kahkahalarla. Şimdi de bana gülüyor mu bir yerlerden? Gülümseyen dudaklarıma akan gözyaşlarımı, ellerim kuruladı. Saat dört olmuş, daha bakılacak yığınla geçmiş hatıra defteri varken, gerisine bakamadım; benle başka gecelerde sabahlasınlar diye. Yastıkla tekrar bütünleşmeliydim, yeni bir hayat ışımadan ruhumu dinlendirmeliydim. Gecenin misafirliğine an itibari ile son verdim…
56 ahkam var
tuttum
0

100 Altın-100 Değnek

Bir arkadaşımızın tamlama ile ilgili yazısı geç de olsa (bende hep öyle oluyor, herhalde geçakıllı olduğumdan) aklıma bir eski misali getirdi.

Efendim geçmiş zamanın birinde; epeydir barış içinde yaşayan bir ülkenin hükümdarı sıkıntıdan neredeyse patlamak üzere imiş. Ne yapsa nafile, sıkıntısı azalacağına artmaktaymış habire.

Vezirlerinden birinin önerisi üzerine, ülkede ne kadar yetenekli varsa saraya toplamasını buyurmuş. Gelenler arasından en iyi yeteneği seçmek ve biraz da cansıkıntısını atmakmış amacı.

9 ahkam var
1 2 3 ... 5 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu

network siteleri