yıllar önce bir kahve falı baktırmıştı. falcı kadın, konuştukça büyüyen gözleri, korkunç çehresi, yırtıcı bir kuş sürüsü gibi üzerine saldığı sözleri ile yıllarca aklından çıkmamış, hayatının belli dönemlerinde ifrit gibi peydah olmuş, en olmadık anlarda, içinde yanan ateşin, kulaklarında dinmek bilmeyen gong sesinin körükleyicisi olmuştu.
yıllar yılı kadının söylediklerini düşüne düşüne eblehleşmiş, akıl yordamıyla idame ettirdiği hayatını kontrol edemez hale gelmişti.
önceki yaşantılarıyla kadının söyledikleri bir iki örtüşünce, kadının sözlerini ilahi bir takdir olarak addetmiş ve kendini bütünüyle uhrevi meselelere adamıştı.

fal çok eski zamanlardan bu yana insanın ilgisini çeker.
en eskisi i chingdir. i ching faldan öte bir yaşam kılavuzu gibidir, olgun insanın çeşitli durumlarda nasıl davranması gerektiği ile ilgili öğütler de verir. geleceği görmek daha çok sezgisel bir bilgidir i ching pratiğinde.
tarot kartları da vazgeçilmezdir. italo calvino tarot kartlarından yola çıkarak "kesişen yazgılar şatosu" olarak türkçe'ye çevrilen über antolojiyi yazmıştır.