- O kahrolası ailenin, dizginleyemeyip başıboş bıraktığı çocukları yüzünden, birgün başımızın belaya gireceğini biliyordum zaten! Madem ilgilenmeyecektiniz, neden birinci çocuktan sonra bir diğerini dünyaya getirdiniz? Başımı belaya sokacaklarından adım gibi emindim. Bahçeme sızdıklarını ve kuyuya giden kapağın üzerindeki çiçeklerin etrafında oynamaya başladıklarını gördüğüm an, kalbim nasıl da bu veletler yüzünden hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Birşeyler yakındı. Olacaktı. Hissediyordum. Neyse ki; polis erken davranamadan ben şu an içinde bulunduğumuz sığınağı bizi kimseler bulamasın diye aylar öncesinden hazır etmiştim. Böylelikle, senin bütün ilgin benim üzerime olacaktı sevgilim! Ama neden, bana boş gözlerle bakıyorsun? Senin için yaptıklarımı az mı görüyorsun? Hmm? Hayatımı senin için ne büyük tehlikelere attığımı bile bilmiyorsun üstelik...

Fakat öte yandan, “The end is near!” (Son yakın!) diye kazıdığı ayrı bir ifadenin ümitle mi yoksa ümitsizlik içinde mi kazınmış olduğunu henüz anlamlandıramadılar. Kendisini tutsak eden şüpheli şahsın kıza olan ifadeleri; eğer kızı o kuyudan yakında çıkaracağı şeklinde olmuşsa kızın bu davranışı bir ümit olarak görmüş olabileceğini düşünüyoruz. Sonuç olarak; o tutsaklıkta dahi şüphelinin kendisi ile kurmuş olduğu iletişimler kız için herhalde bir hayli önem arz etmiştir. Kendisi ile birlikte uzun süreler aç ve susuz bırakılmış bir kedi ile birlikte derin bir kuyuda, genellikle karanlık ya da loş bir ortamda bulunmak insanın psikolojisini alt üst etmeye yeter herhalde…Başka bir dünyanın hikayesiydi bu...
"Bütün aşklarda sınanmadan sevdana sevda demeyeceğim"
“Bin yılına tanık oldum Güneyin. Yaralı ve yorgunken yakaladı zaman beni. Her şey değişiyor. Her şey yeni baştan yıkılıyor ve kuruluyordu. Karanlığın güçleri dışında,
kimse ama hiç kimse hazır değildi ; ne yıkmaya ve yıkılmaya ne de kurmaya ve kurulmaya” demişti Tanrıça
Tarihin başlangıcı ve bitişine inanılmayan zamanlarda yaşıyorlardı. Sadece zaman vardı; nadiren iyi ve genellikle kötü zaman.
"Brahm aşkına Zena " diye haykırmıştı savaşçı ve bütün hikaye böyle başladı.