Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "hellboy II: prologue"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

farklılık hakkındaki yazılar:

Telli bir çalgının 'tellerine' dokunuyor biri. Güzel bir müzik çalıyor. Onun sevdiği biri şarkı söylüyor şuan radyoda. O geliyor doğal olarak aklıma.. Anlatayım biraz size onu, ha?
Kendini Lost'un içinde 'kaybetmiş' biri kanımca şu dakikalarda. Bir de kendini kalbimde kaybetti ama neyse şimdi bu kısmına girmeyeyim işin :)
Kırmızı lalelerin farklılığını 'farkedebilmiş' biri , öyle biri ki dün bunlardan bir demet alıp gelmiş bana. O farklı biri. Gül ile yetinmez..
Gecenin on birinde evinden asla kalkıp gelmez dediğiniz vakitlerde elinde cin-şarap ikilisi ve üzerinde şık ceketiyle sizi dışarıya çıkarmaya kararlu , her an sizi utandırabilecek biridir o.(saçma hatalarınıza rağmen) Beni de utandırdı :) Karşılıklı binalarda çalışacağımız için mutlu olduğunu söyleyen biridir o, zor inanırsınız valla, ama mutludur hem valla hem billa . Bir erkeğin bundan ötürü mutlu olması az görülür.
Avrupa Yakası'nın her komik sahnesine güldüğüm anda yüzüne bakıp onun da mutlu olduğunu görür, 'Burhan'a' daha çok bayılırım ben. 'Sağolasın' derim içimden.
Yarın ona sütlü çikolata almayı düşünüyorum. Aslında en sevdiği kocaman, kocaman antep fıstıklarının içinde olduğu çikolatadır ama şöyle bir düşündüm de fıstığı zaten yanında, en azından çikolatasını tamamlayayım.. Eeee, ne de olsa yukarda anlatılanlar için bile bunu hak ediyor (son hınzır gülme efektini artık siz tahmin edin, anlatamadıysam bkz.fıstık)

5 ahkam var

Evde,işte,okulda,sokakta etrafınızda dolanan yığınları anlamak,kendinizi anlatmak,ortak bir bağ yaratmak gibi sıkıntıları bohçalayıp bir kenara kaldırdığınızdan beri her ses,her yüz,her ifade birbirine benzer.
Biraz güvensizlik,biraz doymuşluk vardır.
Birlikte vakit geçirmek ,ortak bir nokta yakalamak,kendini birine anlatmak zor gelmeye başladığında yalnızlık tümörünün de büyüdüğü verdiği acılarla duyumsanır.
işte nedensiz bir durumda bir bakıştan, bir yazılandan, bir telefondan sonra yığınlardan sıyrılıp farkını hissettirenler vardır.bunu anlamak sürprizdir.

7 ahkam var

Orjinal olmak için sapsarı bir çanta kullanmıyorum, sevdiğim için kullanıyorum. Kırmızı ruju bana baksınlar diye değil sevdiğim için sürüyorum. Cep telefonum çalıştığım şirketteki insanlarınkilere ve kazancıma göre çok alt seviyede ama ben telefonda milyon tane fonksiyon olmasına gerek olmadığına inanıyorum. Daracık kot pantolon giymiyorum, sıradan olmaktan korkuyorum. Sokakta yanıma yaklaşan çocuk benimle tanışmak istediğimde ' benim sevgilim var ve onu aldatmam' dediğimde, bana 'bende evlenelim demiyorum zaten' gibi pişkin bir cevap verdiğinde 'sevgilim sen olsaydın seni de aldatmazdım' diyorum çünkü aldatmayı sevmiyorum. Bukowski tarzında yazan yazarları eskiden seviyorken artık çok ta fazla haz etmediğimi,insanların değişebildiğini görüyorum. Uzun tırnakların daha kadınsı gösterdiğini bilsem de kısa tırnakla gezmeyi daha çok seviyorum. Çoğu klasik kitabı okumuşumdur ama çok azını sevdim,artık klasiklerden okumuyorum, bundan da utanmıyorum. Erkek olsaydım kıpıkırmızı ya da sapsarı bir deniz şortu giyerdim, biliyorum. Her zaman şuankinden farklı bir imzam olsun isterdim, çok denedim ama bulamadım,elimdekiyle yaşamaya çalışıyorum. Sanırım diğer bir çok kadının aksine benim yak parmaklarım ama özellikle ayak baş parmağım çok komik, şişko ve kocaman. Bu kadar.

17 ahkam var

Her şey okulumza renoult mais türkiye genel müdürünün gelmesiyle baslamıstı bizde toptan gittik nedir olay diye olay inovasyondu tabi böyle fransızcadan kırma ingilizce kökenli bir sözcüğün ne oldugunu anlamak da bayagı bir uzun zamanımızı almıstı.
Giriş niyetine adet oldugu üzere kelimenin kökenlerine inelim kelime latinceden gecme tahmin edildiği üzere ve “Toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” diyor http://www.inovasyon.com özetle farkı yaratmak cıkardıgın üründe farklı olmak anlamlarındaymıs aslen kimse dile getirmek istemese de kapitalizmin olagan sonuclarından biri belki de inovasyon pazar da dişe diş bir rekabet var herkes ürün üretiyor ayrıca bu aralar neredeyse herkes aynı maliyete ürün üretmeye başladı artık firmaların yapmak zorunda oldugu şey sattıkları ürünü farklı göstermek ve yeni birşeyler bulmak.Bu bilgiler temelini olusturuyor aslında inovasyon kavramının.Şimdi asıl problem bizim gibi sanayisi dışarıya bagımlı bir ülkenin nasıl yapacagı ülkemizde tabii ki inovasyon calısmaları yapılıyor fakat yapan firmalar da yabancı firmalar yani aslen türk işi bir inovasyon yapalım hadi baba durumu ne yazık ki yok.Katıldıgımız toplantıya geri dönersek bana göre cok önemli bir şey söyledi renoult mais türkiye müdürü ali bey 25 yıl içinde dünyadaki otomobil marka sayısının en fazla 5 e düşmesini bekliyorlarmıs acaba bu inovasyon denilen şey bunu engelleyecekmiydi yoksa ekmeklerine yag mı sürecekti?.Anlaşıldıgı üzere inovasyon kavramı cok güzel bir balon ammavelakin arkası pek de dolu değil gibi aksine kapitalist sistemin olası sonuclarının bize daha güzel bir şeymiş gibi gösterilmesi durumu sanki.Hepinize inovasyonlu bol mor inekli günler (mor inegin olayla alakası yoktur severim keratayı o bakımdan)

0 ahkam var
\

Metrodan çıkarken on yaşlarında bir çocuk gördüm. Okuldan çıkmış belli, elinde eskimiş bir iki kitap. Üstü yırtık, tozlu. Gördüğüm tablo acının resmi. Çocuk gofret dolabından bir şeyler alacak, ceplerini kurcalıyor telaşla.



\

Yanından geçip gidiyorum, dünyanın adaletsizliğine söverek.
O sırada sesleniyor ufaklık. ‘100 liran var mı abla? Karnım aç, onun için istiyorum, dilenci değilim.’ Tabi canım diyorum, tüm bozuklukları veriyorum, acımı da o noktada bırakmak isteyerek...





12 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu