Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "IPod Kumandalı Takım Elbise"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

feminizm hakkındaki yazılar:

Etiketler: , ,

aklıma esti de Fuller'i okuyunca;

"Fuller’in düşüncesine göre (ki bu en ünlü romantik imgedir) her birey, üzerine eşsiz bir desen damgalanmış bir tohum olarak dünyaya gelir. Bununla, kadının dış dünyada dağıtılan kurallarla diktatörce yönetilmesi düşüncesinin aksine, içten gelen kuralları izlemeyi öğrenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.."

boynu bükük bir kadın bu satırları okuyup düşünür müydü eşsiz olduğunu? gidip, sordum. yanıt yok! reklamlarda ki leke çıkartıcılarıyla meşgul şimdi. kendi yolunu bulmaktansa, kendini keşfetmektense, leke çıkarıcılarla üzerine atılan imgelemleri çıkarmaya çalışıyor. çok meşgul kadın. duygusal olduğunu, usdışı olduğunu, zayıf, korunmaya muhtaç olduğunu düşünüyor. düşündürtülüyor...

13 ahkam var

Feminizm kavramını ilk kullanan kişi, Alexander Dumas’dır. Dumas bu kavramı, kadın haklarını savunan bir akım için kullanmıştır. Kavramın bu anlamı, zaman içinde yüklenmiş anlamların yanında basit kalmıştır. Tarihsel süreç içinde feminizm birçok boyut değiştirdi. Dolayısıyla da birçok anlama sahip olmuş ve çok farklı tanımlamalarla da anlatılmaya çalışılmıştır. Süheyla Kırca Schroeder’e göre yalnızca feminizm değil, ‘kadın hareketi’, ‘ataerkil yapı’, ‘post feminizm’ gibi kavramlar da birçok anlamı olan, sabit olmayan kavramlardır. Bu kavramların sabit bir yapısının olmaması, tarihsel süreç içinde farklı akımlarla, farklı bakış açılarıyla ve farklı biçimlerde şekillenmiş olmasından kaynaklanır. Buradaki farklılık, kavramın çok farklı ya da zıt anlamlar içerdiği manasında değildir. Genel olarak aynı çerçeve çizilse de, farklı bakış açıları farklı yorumlamaları getirir. Birçok tanımlamaya rağmen konuyu ele alış biçimime uygun ve de çeşitli akımların dışında bir tanımlama olduğunu düşündüğüm için, burada Necla Arat’ın tanımını uygun gördüm. Feminizm’in ABC’si adlı kitabında Arat feminizmi şöyle tanımlamaktadır: “ Feminizm, geleneksel siyasal ideolojinin cinsiyetçi-ayrımcı, kadını ikincil konumda gören, kamusal yaşamdan dışlayan ve bunu büyük bir kadınlar çoğunluğuna da içselleştirerek kabul ettiren tutumuna karşı çıkan, 20. yüzyılın en önemli ve en etkin siyasal ideolojilerinden biridir. Yani feminizm, öne sürülmeye çalışıldığı gibi, “boş bir slogan” olmayıp kadınların konumlarını değiştirmeyi isteyen bir toplumsal akımdır.”

163 ahkam var

şebnem işigüzel, yola öyküyle çıkan, iyi bir yazar. 18 yaşında yazdığı olay yaratan öykü kitabı hanene ay doğacak, senelerdir başucu kitabımdır, hayata tahammül edemedikçe açar açar okurum vs..
sonra romanlar yazdı, deneme kitapları, başka öykü kitapları..romanlarından sarmaşık ve çöplük'ü okumuştum. özellikle sarmaşık'ı epey beğendiğimi hatırlıyorum..
çöplük'ün üzerinden 4 sene geçti neredeyse..yeni kitabını merakla bekliyordum şebnem işigüzel'in. sonra bir gazetede rastladım ismine. siyasi içerikli bir roman kaleme almış, 600 sayfa civarında..2006'nın 12 eylül'ü yakınlarında yayımlanacak deniyordu orada, oysa o haberin üstünden bir 12 eylül daha geçti, hatta gelin görün bahar geldi, henüz ses yok kitaptan..merakla bekliyorum..aslında bu vakti de boş geçirmeyip işigüzel'in diğer kitaplarını okuyabilirim..çünkü bir yazarın \ yönetmenin \ şarkıcının kısaca sanatçının bütün işlerini takip etmek muazzam bir keyif..

0 ahkam var

radikal ikinin her sayısını mutlaka takip ederim. yeni, ufuk açıcı yazılara, yeni kalemlere, farklı bakış açılarına yer veriyorlar çünkü. radikal iki geçen sayısını tamamıyla 8 mart'a, kadınlara ayırmış. ekteki tüm yazılar çok iyi, her birini tek tek okumanızı isterim ama bir tanesi var ki mutlaka bakın istiyorum. doktor leyla pervizat, feminizmle ilgili herkesin mutlaka farkında olduğu bir isim. geçen hafta radikal ikide yayımlanan yazısını okuyun. haklı olduğumu göreceksiniz..
bir de perihan mağdenin dün yayımladığı bahar temizliği yazısı var. keyifli bir pazar okuması olarak önerilebilir..

6 ahkam var
kadın gücü
kadın gücü
öncelikle feminizm nedir? kısaca şiddetle kadın erkek eşitliğini, hemen hemen her toplumda geri plana itilen kadınların, hayatın her aşamasında en az erkek kadar etkin rol almasını, kadının bedenen ve zihnen erkekten hiç geri kalır tarafı olmadığını savunan düşünce akımıdır feminizm. türkiye'de de bu akımdan etkilenmiş birçok yazara, akademisyene, sanatçıya rastlamak mümkün.
işte bunlardan biri de türkiye'deki önemli bir yere sahip, modern bir feminist kuruluş olan amargi kadın kooperatifi. kadınların hayatını daha da kolaylaştırmak, hayatı daha da çekilir kılmak için birçok etkinliğe imza atan amargi topluluğu, istanbul beyoğlu'nda feminist kitabevini açtı. içeride hem kahvenizi içiyorsunuz, hem de raflardan bir kitap seçip okuyabiliyorsunuz. olmadı ikisini de bir arada yapabiliyorsunuz.
türkiye'de ilk olma özelliğine sahip feminist kitabevi'nin müdavimlerinin sadece kadınlar olmadığını da söyleyerek konuya noktayı koyuyorum.
24 ahkam var

bir sekiz mart daha yaklaştı. aynı cümleler. aynı kurgular. söylenen hiçbir yeni söz yok. bu yüzden kimbilir kaçıncı kez duygu asenadan söz etmek istiyorum bu sekiz martta. belki bir vesile olur. biri paramparçayı okur. ya da efsaneleşen kadının adı yok'u. ya da hale soygazinin başrolünü oynadığı türk filmini, asenanın kitabından atıf yılmazın çektiği. duygu asena adına edebiyat ödülü verilecekti sonra vazgeçildi. üzüldüm. yapılan hatanın farkına varırlar er geç.
siyad ödülleri elbette yumurtaya gidecekti, kimse kusura bakmasın. beyaz meleke mi gidecekti yani..iyi bir film olan kabadayı bile sönük kalır yumurta yanında. mutluluk'a da gitmeyecekti herhalde ödüller..
ama yine de türk sineması üzerine tartışılması, güzel.

7 ahkam var
\
Diğer ruhani dinlerde olduğu gibi hristiyanlıkta da, ve kutsal kitaplardan biri olan incilde de, yaratılış bölümünde insanın nasıl yaratılığından bahseder. Bu yaratılış bölümünde “Başlangıçta Tanrı Gökleri ve yeri yarattı” Yaratılış 1:1.. diye bahseder ve devamında ise Tanrı'nın dünya ve insanı yaratışı anlatılır. Burada dikkati çeken tek gerçeklik ise Tanrı'nın insanı yaratırken onu kendi benzeyişinde yaratmasıdır. Buradan anlayacağımız odur ki,
Tanrı dünyayı yaratır ve daha sonra Adem’i yaratır. “Tanrı. İnsanı kendi suretinde kendine benzer yarattı. Ve insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.” Yaratılış 1:26,27 bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere Tanrı insanları kendi suretinde yarattı. Suretinde ne demek olduğuna gelince;i kendi benzeyişinde yaratmıştır. İçimizde Tanrı’dan bir parça vardır.

İnsan yaratılırken Adem önce kadın sonra yaratılmıştır bu doğrudur. Bunun aksini söylemek tamamen tüm dünyevi ve ruhani görüşlere karşı çıkmak olurki.Bu söze/düşünceye kargalar koro halinde gülerler..

0 ahkam var

Diğer ruhani dinlerde olduğu gibi hristiyanlıkta da, ve kutsal kitaplardan biri olan incilde de, yaratılış bölümünde insanın nasıl yaratılığından bahseder. Bu yaratılış bölümünde “Başlangıçta Tanrı Gökleri ve yeri yarattı” Yaratılış 1:1.. diye bahseder ve devamında ise Tanrı'nın dünya ve insanı yaratışı anlatılır. Burada dikkati çeken tek gerçeklik ise Tanrı'nın insanı yaratırken onu kendi benzeyişinde yaratmasıdır. Buradan anlayacağımız odur ki,
Tanrı dünyayı yaratır ve daha sonra Adem’i yaratır. “Tanrı. İnsanı kendi suretinde kendine benzer yarattı. Ve insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı.” Yaratılış 1:26,27 bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere Tanrı insanları kendi suretinde yarattı. Suretinde ne demek olduğuna gelince;i kendi benzeyişinde yaratmıştır. İçimizde Tanrı’dan bir parça vardır.

2 ahkam var

Günümüz türkiyesinde; büyük boyutlara ulaşan bölgesel farklılıkların vede oluşan kültür ayrışıklığının kadınlar üzerinde ki etkisi erkekler üzerinde baskın olmak ve bölgesel değişikliklerde erkek hegemonyası altında ezilme bağlamında iki etken olarak gözükmektedir. Konumuzu ilgilendiren erkek üzerinde baskın olmak isteyen ülkemizin batı vilayetlerinde yaşayan feminist kesimler. Kendi anlayış tarzlarını gerekçeli bir sunumla medyaya açıklayıp her tür platformdada erkek baskısı altında olduğunu söyleyen fikirlerinin geleneksel feminizm den ibaret olduğunu belirten. Hiç bir toplumda olmaması gereken islama aykrı feminist kesim...
Kadınlara anatomik olarak bir kader verilmiştir. Bu kader kadının eş olması anne olmasından ibaret ve bu rollerin meydana getirdiği görevleri yapmasından müteşekirdir.. Şefkat kadının kendisi olması gerekirken geneksel feminizm mantığı altında erkek baskısından kurtulmak için kadın baskısı olarak cevap veren günümüz hastalıklı kişilikleri. Feministler...
Bir çok feminizm terimleri vardır ve ülkemiz feministleri kendilerini hangi kategoriye koydukları belli değildir. Saçma sapan bir hak arayışı söz konusudur. Psikolojik araştırmalar neticesinde geneleksel feminizm den ziyade liberal feminizm den geçişle Radikal feminizm baskısı görüşlerde kendini hissettirmektedir. Normalde libaral feminizm insanların eşit fırsata sahip olması gerektiği şeklindeki liberal felsefeden kaynaklanmaktadır. 1960'ların sonları ve 70'lerin başlarında gelişen Radikal feminizm, Marksist gelenek içindeki toplumsal cinsiyet analizinin yokluğuna bir tepkiydi. Yine de liberal feministlerin hukuk, oy kullanma ve istihdam alanlarında sağladıkları kazançların, kadınların ezilmesi konusunda pek az bir farklılık yarattığının farkına varılmasından da kaynaklanmıştı.
Garip olan gerçek ise geleneksel feminizm içerisinde oldukları ve benimsediklerinisöyleyen ülkemiz feministleri normalde ihtiyaçtan ve olması gerekenden ötürü değilde bayrağı ellerine alıp bir kaç adımdaha giderek türk erkeğini diğer hemcinsleridnen daha aşağılık gösteren bir düşünce/davranış dngüsüne girmişlerdir. En kötü yanı da dünya üzerinde çiftlerden birinin olmaması bir diğerinin hatta hiç birinin olmayacağı anlamına geldiğini unutmaktadırlar... Zavallı beyinler zavallı feministler..

blackfoal

19 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu