Fizik en eski ve şüphesiz en ilginç bilim dalıdır. Temel amacı, doğayı incelemek ve doğal olayları anlamaktır. Fiziğin ilgilendiği uzunluk ve zaman aralıkları diğer bilim dallarına kıyasla insanoğlunun hayal edebildiği ya da ölçebildiği en büyük aralıklardır.
Fizikçiler belki de tüm bilim adamları içinde "esnekliği" en fazla olanlardır. En ileri ve çağdaş araştırma laboratuvarlarında aletleri ya da denklemleri arasına gömülmüş tipik fizikçiler olduğu gibi, ticaret borsalarında, Albert Einstein'ın moleküllerin hareketini incelediği yayılma (difüzyon) denklemlerini kullanarak, fiyatların zaman içinde nasıl hareket edeceğini tahmin etmeye çalışanlar da vardır.
Fizikçiler yalnızca bilimsel ve ekonomik değil aynı zamanda sosyal, teknolojik ve pratik problemleri de çözmeye çalışırlar. Günümüz fizikçilerinin doğrudan uğraştığı bu tür problemlerden bazılarını şöyle özetleyebiliriz:

Fiziksel özellik ve karakter arasındaki bağ sadece Çinliler’in değil Aristo’nun da ilgisi çekmiş. Aristo’ya göre, insanın beden ve yüz yapısının belli bir hayvana benzemesi, onun karakter özelliklerini ortaya koymaktadır. Bu demek oluyor ki insanın yüz yapısı, kafa yapısı, cilt rengi, bedenin tğy yapısı, ses tonu, hareketleri gibi özelliklerinin hayvanlarda bulunan benzer özelliklerle karşılaştırılması sonucu, kişinin karakter özellikleri elde edilebilir. Örneğin, küçük gözlü kişilerin cesaretsiz ve irade eksikliği çektiği sonucuna varılmıştır ki bu maymun tipine denk düşmektedir. Gözleri iri olan insanlar tembeldir ki bu da öküz tipine denk düşer. Bu anlayışa göre, gözleri orta büyüklükte olan insanlar asil bir karaktere sahiptir. (Diğer uzuvlar ve özellikleri için bakınız)

Babama güvendiğimde 6 yaşındaydım.
İnsan sevdiğine güvenmez mi, elbet güvenir. Ama o zamanlar sorgularım vardı yanımda.
İlkokula başladığım gün herkesten biraz daha fazlaydı korkum. Paranoyaktım belki de.
İlk gün okula bırakan beni babamdı. Okul bitiminde ve her ihtiyacım olduğunda yanımda olacağı sözünü verdikten sonra her an tam zamanında oradaydı.
(insan sevdiğine güvenmekten ziyade onu sevene güvense daha güzel olmaz mı!)
Köy enstitüleri öldü, nasıl bilirdiniz?
A) Türkiye’nin kaybettiği en büyük değerlerden biri,
B) Ülkemizin kaçırdığı trenlerden en önemlisi,
C) Eğer hala yaşasaydı bizi, dünyaya yön veren bir ülke konumuna getirecek olan projeydi,
D) Bütün gelişmekte olan ülkelere örnek olacak bir eğitim sistemi
E) Komünist yuvasıydı
E şıkkını seçen zat! Bu yazı sana göre değil, tek etmende fayda var.
