19. yüzyılda gerçekleşen olay şu şekildedir:
Almanya’nın Mülhaym kasabasındaki Ren nehrinin bir tarafına Fransızlar diğer tarafına ise Almanlar yerleşmişlerdi.
Fransızlar, her sene nehrin öbür tarafına geçip, Almanların da mahsülünü topluyor ve tümünü kendilerine alıyorlardı. O dönemde, birliğinden dolayı sorunlar yaşayan Almanya, güçsüz durumdaydı. Ve bu yüzden yaşananlara da bir şey diyemiyordu.
Her yıl bu durumdan sıkılan Almanya çareyi Osmanlı Devlet’inden yardım istemekte bulur. Ve şöyle bir mektup yazar:
--Fransızlar her sene bize zulüm edip mahsülümüzü elimizden alıyorlar. Siz ki; dünyaya adalet dağıtan imparatorluğun sultanı ve islamiyetin halifesisiniz. Ürünlerimizi toplamamız konusunda bize yardım ediniz.
Enrico MACİAS
Etnik müziğe İspanya'dan katılan muhteşem yorumcu, besteci ve söz yazarı Enrico Cezayir, Constantine şehrinde 1938 yılının 11 Aralık günü doğmuştur.
Yahudi kökenli ve Fransız dostumuzun Türk müziğinin tarzına uyan bir müzik anlayışı vardır.
Her müziğinde bir Türk ezgisi, her müziğinde kanımızı kaynatan bir oynaklık var. Türk insanının da istediği bu değil miydi?
Enrico yazdığı şarkıları elbet Fransızca okumuştur ama inanın bir kaç kez dinlemeniz ile müziğin evrenselliği kanınıza işleyecek.Sözler önemsiz aslolan müziktir diyeceksiniz.



Peyniri aslında hiç sevmeyen ve günlük hayatta bir türlü sempati besleyemeyen ben, şiir gibi bir kırmızı şarap eşliğinde muhakkak bir kaç dilim güzel bir peynire eşlik için müsaade edebilmişimdir kendime. Yine de bu bana hangi şarabın yanında neler yenmesi gerektiği bilgimi arttırma isteğimde sadece bir önsöz olabilmiştir.