Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Tıkla! Bebeğin klip yıldızı olsun"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

gözlük hakkındaki yazılar:

gözlük
gözlüklü başbakan

Bugünlerde başbakanımızı gözündeki rahatsizlık yüzünden güneş gözlüklü görmeye alıştık. Böyle bir olay kışın ortasında olsa komik olurdu fakat şimdi yaz geldi, ana haber bültenlerinde 1 saat haber olmaktan ileri gidemiyor, az kaldı siyaset meydanında tartışılacak. yok gözünün şişliği 5 cm yok gözü hiç açılmıyor. bir izleyici de tel bağlantısı yapar bir soru sorar; "başbakan kör olabilir mi?"
ondan sonra izleyin ülkedeki suni gündemi.

Sonuç olarak başbakanımızın gözlük takması iyi olmuş iyi.

20 ahkam var

Bugün hava çok güzel eh... bir de yeni evli olunca hayata bakış açınızda daha farklı oluyor.Hayata pembe gözlüklerle bakıyoruz,benim artı bir özelliğim hayata pozitif bakmam.Fazla olumsuzluklarım yok.Çok şeker, çok sevdiğim bir eşim var.Evliliğimizin temelini sağlam attığımızı düşünüyorum 7 yıl dile kolay birlikte büyüdük,birlikte olgunlaştık,zorlukları birlikte aştık.inşallah örnek bir evliliğim olur.Bizide tecrübelerinizi paylaşarak olgunlaştıra bilirsiniz.Özellikle uzun evlikleri olan arkadaşlar evliliğin püf noktalarını anlatırlarsa sevinirim.Bir çok sitede okuduğum yazılar hiç de iç açıcı değil.Eşine ihanet edenler adına söylüyorum.EVET derken sadece eşimizi değil orda mutluluğumuzu paylaşmamıza ortak olmuş insanları da kandırmış olmuyormuyuz?Ya evet dememeli yada hakkını vermeliyiz.EVET kelimesini söyleye bilmek için 7 yıl düşündük. Bize şahitlik eden misafirlerimizi asla yanıltmayı düşünmüyoruz.

22 ahkam var

Free Image Hosting at www.ImageShack.usZamanının ayrıksı, ultra kışkırtıcı tasarımlarıyla kadınları büyüleyen Tom Ford, YSL ve Gucci'ye moda aleminde eski şaşaalı günlerini geri kazandırdıktan sonra modaya yön verme işini bırakıp birçoğumuzu hayal kırıklığına uğratmıştı. Biz hayal kırıklığı yaşarken, o istediği işi, severek ve büyük bir arzuyla yapıyordu aslında. Hangi mecraya eli değse harikalar yaratan modanın sihirbazı, Estee Lauder ile anlaşıp, yanına da kankası Domenico de Sole' yi alarak güzellik alanına el atınca anlamıştık farklı bir oluşumlar yaşandığını. Allahtan çok bekletmedi bizi de son tasarımları olan güneş gözlükleriyle içimize su serpiverdi.
Free Image Hosting at www.ImageShack.usFree Image Hosting at www.ImageShack.usBedenlerimiz yaz aylarını çoktan geride bırakıp kışın örtülerine bürünürken, İtalyan markası Marcolin için özel olarak hazırladığı gözlük koleksiyonuyla 2006'ya hızlı bir giriş yapan Tom Ford, gözlükleriyle adından söz ettirmeye devam ediyor. Belki bizim için geç kalmış bir yenilik; ama olsun. Yazın Keira Knightley, Charlize Theron ve J-lo gibi isimlerin gözünden çıkartmadığı, Angelina Jolie, Kate Moss ve Gwen Stefani gibi ne giyse kendisine yakıştıran isimlerin kışın bile kullanmaktan çekinmediği bu gözlükler ultra lüks ve 1950'lerin Jackie Kennedy şıklığını yansıtıyor. Free Image Hosting at www.ImageShack.usFree Image Hosting at www.ImageShack.usAçık pembesinden koyu yeşiline kadar birçok rengi bulunan, Whitney ve Jennifer ismi verilen gözlükler, plastik çerçeveli olmalarına rağmen UVA ve UVB ışınlarına karşı gözü korumalarıyla, şık lazer kesimleriyle, dereceli lens kullananlar için son derece için uygun oluşları ve hafiflikleri ile dikkat çekiyorlar. İşte bu gözlüklerin yaratıcısına birbirinden güzel methiyeler dizmek geliyor insanın içinden. Sen tasarımlarınla bizi ihya etmeye devam et Fordcuğum. Biz seni her zaman takip etmeye çalışacağız çünkü, her halinle güzel olduğunun bilincinde olarak.

2 ahkam var
online gözlük daha ucuz
online gözlük daha ucuz
Gözlüklü arkadaşlara bir müjdem var. Şu adreste Philip Greenspun'un belirttiği üzere online gözlük satış fiyatları optikçilere göre çok çok ucuza geliyormuş. Gözlük kullanmadığım için Türkiye'de piyasa nasıl bilmiyorum ama gözatmanız için size bir kaç online gözlükçü sıralıyorum.

goggles4u.com »
eyeglassretailerreviews.com »
optical4less.com »

9 ahkam var
Etiketler: , , , ,
\
Miyop olduğumu ortaokulun son sınıfında tahtayı görmede zorlanınca anladım..Hocanın gözüne çarpmamak için yer aldığım arka sıralar artık benim için eziyet verici bir hal almıştı..Ne kadar tembel olursan ol hocanın tahtaya yazdığı şeyleri görmek,anlamak ihtiyacı hissediyorsun..Bir yerde racon icabı olarak da korumam gereken mekanım olan arka sıralardan tahtayı görmem,ilk zamanlarda gözlerimi kısarak mümkün olabiliyordu.. Ancak sonraları gözlerimi öylesine kısmaya başlamıştım ki bu sefer de hiç bişey göremiyordum.."Göz kısma"nın işlevsizliği beni yeni arayışlara itiyordu..Bir gün iğneyle delik açılmış kağıt kullanarak gayet net görebildiğimi keşfettim..Tabii bu aşamaya gelmeden önce deliği,elimin baş,işaret ve orta parmağını birleştirerek oluşturup,deneylerimi sonradan kağıt üstüne aktardığımı söylemeliyim..Elimi bu hale getirip de etrafa bakmam yanlış anlamalara,alaycı gülüşmelere yol açınca bu yöntemden vaz geçtim..Aynı şekilde gözümün önünde tuttuğum "delik kağıt parçası" usuluyle tahtayı okuyabilme çabalarım da öğretmenler ve arkadaşlarca doğal olarak pek tuhaf karşılandığında artık çaresizdim..Ne yazık ki gözlük edinmem şart gibi görünüyordu..Şu an bence de çok tuhaf ama o zamanlar bu zorunluluk bana ölümden de beter geliyordu..Sınıfta kalırdım hatta -gülebilirsiniz- ölürdüm de "dörtgöz" olmazdım..Bu durumda yapacak tek şey ufak ufak sıra atlayarak ön taraflara doğru yol almaktı..Böyle böyle en ön sıraya kadar gelmiştim..Ancak yine de tahtayı doğru dürüst göremiyordum..Ben de dersleri yanımdaki arkadaşın defterine bakarak takip etmeye başlamıştım..O aralar en korktuğum şey öğretmenin beni ayağa kaldırıp "oku bakalım oğlum tahtaya yazdıklarımı yüksek sesle" deme ihtimaliydi..Eee..Adı üstünde ihtimal..İşte o ihtimal gerçekleştiğinde sıradan çıkıp tahtaya iyice yaklaşıp okumaya başlardım..Öğretmenin "oğlum yerinden okusana,ne geldin buraya" laflarını da duymamazlığa gelerek tabii.. Üniversite de dahil tüm öğrenimimi hiçbir mecburiyetim olmadığı halde "yarı kör" olarak geçirdim ki bana bile bu saçma inadım şimdi inanılmaz geliyor..Bu arada bir gözlük edinmiş ancak bunu deneme amaçlı olarak geceleri ya da beni kimsenin görmediğine emin olduğum yerlerde takıyordum..Bir de evde televizyon izlerken kullandığım bu gözlüğü sinemaya gittiğimde de gizlice cebimden çıkararak kullanırdım..Ve eşşek kadar olduğum halde hala gözlüğü tüm yaşantıma yayamıyordum.. "Gözlük takma"nın bende böylesi etkili bir fobi oluşturmasının sebebi ne olabilirdi..Bu sorunu ancak otuzlu yaşların sonuna geldiğimde ayrıntılı olarak düşünmeye başlamıştım..Dahası artık rahatca istediğim zaman gözlük de takabiliyordum..Bu aşamaya gelmemde yaşlanmanın getirdiği rahatlamanın önemli rolü vardı..Daha doğrusu gözlüğün bende oluşturacak artı "çirkinleştirici" işlevinin etkisizleşmesiydi söz konusu olan..Bir de "fobi"den kurtulmanın yollarından başta geleni olan "etkenin üzerine gitmek" teorisinin,yani burada gözlük takmayı kafaya takmamanın pratiği,önemliydi..Bu pratiğin artı bir değer olarak "yaşlı" kişide "karizma" yaratması da yadsınamazdı.. Şimdi yukarıda dediğim gibi kendime de sorduğum ve üzerinde düşündüğüm bu "fobi" nin kökenlerine inersek şunları bulabiliyoruz: i. Her yaşta hareketi kısıtlayan gözlüğün,yerinde duramayan ve oyundan oyuna zıplayan bir çocuğa nasıl bir engel oluşturacağını anlatmak gereksizdir bile.. ii. Yine çocukluğumuzda tek tük olan gözlüklü arkadaşlarımızla hep bir ağızdan hem de nağmeli olarak "döört gööz,döört gööz" lirikleriyle alay etmişliğimiz gerçeği var ki o aleti kendi burnumuz üzerine oturtmayı aklımızın ucundan bile geçirmemeyi kafamıza çakmıştır.. iii. Bursa işi bir bıçak dahi,gözlüklü bir yiğidi kavga halindeyken söylenen "gözlüğüne bi sıçarım dünyayı bombok görürsün"lafı kadar yaralayabilir mi.. iv. Özellikle yerli filmlerimizde görürüz ki en şahane kızlarımız,en yakışıklı jönlerimiz sadece bir gözlük takarak çirkinleşir;çevresince küçük düşürülen,silik ve başarısız bir tip haline gelir..evet..evet..sadece bir gözlük takarak..hadi bakalım bu filmleri izlemiş bir çocuğa bu şeyi taktırın.. v. Adı üstünde "gözlük" bir kusurun belgesidir.. vi. Okulda bir aşağılanma nedenidir..Öğrenciyi "inek" olarak gösterir.. Belki dahası vardır falan ama bu kadarı da bir çocuğun büyürken,beraberinde bir fobiyi de büyütmesine yeter de artar bile..
0 ahkam var
Etiketler: , ,
0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu