Solucan gübresi, gıda atıklarını değerlendirme yolunda koşar adım giden, dünyanın sonunu uzatmalara bırakanların yeni buluşu.
Gübre meyve ağaçlarına uygulandığı zaman hasat, 10-15 gün erkene alınıyor. Buluş sahibi Nazmi Acar, gübrenin bitkilerin ihtiyaç duyduğu tüm mineral maddeleri de içerdiğini belirtti.

Bok vücudun tamamen kendi tasarımı olan harika bir şeydir. İlk bakışta kokusu, rengi, duruşu ve vücuttan çıktığı garip yer itibarı ile çoğumuz ondan nefret ederiz. Dürüst olayım ben de böyle düşünürdüm. Ta ki onu yıllarca göz ardı ettiğimi anlayıp hakkında etraflıca düşününceye kadar.
Yurdumuzda çok güzel besinler vardır. Limonlu cheesecake olsun, kuru soğan olsun, patlıcan kebabı olsun, midye dolması olsun, tuzlanmış ve haşlanmış taptaze mısır koçanları olsun bu güzel besinlerimizi hepimiz çok severiz ve yeriz. Yurdumuzun besinleri çok lezzetlidir. İşte bu güzel besinleri yedikten sonra elbette az bir esnekliğe sahip olan ama temelde belli bir yanılma payı dışında sabit hacim sahibi vücudumuzun bunları bir şekilde dışarı atması gerekir ki işte güzelce işlenip etinden sütünden ve hatta yününden yararlanılmış bu besinler anüs/ makat/ kıç ( çok afedersiniz!) dediğimiz müstesna organımız tarafından bağırsaklarımızın yapmış olduğu peristaltik hareketlerin de yardımı ile dışarı atıldığında oluşan ürüne bok denmektedir. Peristaltik hareket nedir; bağırsakların bir solucanın kasılıp gevşeyerek ilerlemesi gibi kendinden bir ileri itme hareketi oluşturmuş olduğu durumdur. Gelelim boku bu yazıya konu eden çok kullanılabilirlik ve işe yararlılık hallerine.
Aslında okadar çok altarnatif enereji kaynaklarımız varki farkında değiliz. Bunlardan biride Biyogaz, hayvancılıkla uğraşanlar basit ve ucuz bir yöntemle enerji ihtiyaçlarını giderebilirler. Biyogaz üretip bunuda elektiriğe, ısıya,mekanik enerjiye çevirmek aslında gayet basit, her köye küçük bir tesis kurulsa belkide tüm enerjimiz bedavaya gelir. Biyogaz daha çok hayvan gübrelerinden üretilebildiği gibi çeşitli bitkilerdende üretilebilmektedir.
