
Savaş bu…
Derince
Kime karşı?
Niye?
Nereye kadar?
İnanmak yeter mi?
Kendine
Doğrulmak yeter mi?
Dövüşmek için
Susmak yeter mi?
Bilgelik için
Rüyalar yeter mi?
Dinginlik için
Savaş bu…
Delice
Kim başlattı?
Neye karşı?
Nasıl?
Yalnız
Bir hınç var
Ya da kin
Kanımda.
Zehrini kussam
Dağılır mı bu duman?
Kaybolur mu benliğim?
Korkuyorum
Savaş bu…
Sessizce
Altta mıyım?
Üstte mi?
Mağlup muyum?
Galip mi?


Kıymettar bir hatıra: 21 Haziran 1914 Pazar günü Rusyada (şimdi ukrayna) Nikolayef şehri muhtelifini (karşıdaki ukrayna takımı) sıfıra karşı 3 golle mağlup eden Fenerbahçe takımı galibiyetten önce idarecileri ve Rus mihmandarla beraber.
Oturanlar, soldan: Miço,Otomobil Nuri,Arslanyan (ermeni) ,Dalaklı Hüseyin,Sak Selahattin,Hikmet Ayaktakiler: Kafile Başkanı Doktor Hamit Hüsnü,Rus mihmandar,Yahya Berki,Selahattin Manço,Nüzhet Galip,Kostantin Boris,Büyük Hasan,Süreyya, Zeki Mazlum,Jan Boris ve Şakir
***Ekli bilgi olarak Fenerbahçe 20 gün kadar Ukraynada kalmış (o zaman rusya) ve birçok maç etmiştir. Ukrayna halkı tarafından da sevilen fenerbahçe takımı Kieve davet edilmiş.Dönemin osmanlı büyükelçisi balkanlardaki karışıklıkların bir dünya savaşı çıkarabileceği endişesiyle fenerbahçe kafilesine istanbula dönmeyi salık vermiştir. Zaten çok geçmeden de 1. Dünya savaşı başlamıştır.***
bakın yenilen takım nasıl taraftardan özür diler. bizim takımlarada örnek olsun diyeceğim ama nerde bizimkiler yenilir,güler,içer ,eğlenir, paralarıda cebe atarlar. atsınlar,yapsınlarda en azından biraz utansınlar.