
Bir kız arkadaşım "azınlıkların içinde bulundukları toplumlar tarafından diskrimine edilmesi" konulu bir ödev hazırlıyordu. Burada azınlıktaki toplumları (Ermeniler, Yahudiler, vb.), Türkiyede çalışan yabancılarla anketler yapıyor, durumlarını inceliyordu. Ben de ona bir fikir verdim; "sex her zaman satar, bu ödevin içine biraz sex karıştıralım" dedim. "Nasıl?" diye sorunca, Eşcinsel ve transeksüellerin de toplumda azınlık oluşturduğunu ve cinsel tercihleri gözetilerek diskriminasyona uğradığını, onları da araştırmaya dahil etmesinin ilgi çekeceğini söyledim, fikrim kabul edildi ve uygulamaya koyulduk. Hatta ödeve görüntü unsurunu da katmak için bir de kamera sırtlandık (o zamanlar oole cepte taşınmıyodu kameralar) ve yola koyulduk. Çatalla kovalanmamızla sonuçlanan bir kaç girişimden sonra, sonunda Ankara'da travesti bar olarak bilinen bir yere gittik ve öğrenci olduğumuzu, bir ödev hazırladığımızı, izin almak (ve tabii racona uymak) koşuluyla içerideki insanlarla anket yapıp yapamayacağımızı sorduk. Bizi şaşırtan bir şekilde kibar ve olumlu bir tepki verdiler ve içeriye buyur ettiler.
son zamanlarda ejnebi webloglarda ve haber sitelerinde hakkında sıkça yazılan bir televizyon programı var, queer eye for the straight guy. programda 5 tane gay life-style ekürisi (Fab5) bir straight erkeği yeniden yaratıyor, giyimini düzeltiyor, saç stiline müdahale edip kabul edilebilir hale getiriyor, damak tadına not verip neleri yemesi gerektiğini dikte ediyor, cultural cycle'larda fink atarken neleri quote etmesi gerektiğini belirleyip ondan bir metroseksüel yaratıyorlar. bravo-tv'nin bu harika programı sayesinde gayler modaya çok düşkündür, onlar için görüntü her şeydir, barbara streisand manyağıdırlar, boş zamanlarında birbirlerinin kaşlarını alıp, cosmo okurlar, yüzeysel, yüzeysel ve yüzeysellerdir gibi önyargılar iyice pekişmektedir herhalde. gaylerin kültürel asimilasyonunun en güzel örneği olan program rating rekorları kırıyormuş. bravo tv'miz olsa ben de izlerdim; son programlardan birinde jay leno'yu elden geçirmişler. komiktir belki bazen, ama böyle programları bir cümleyi okuyup devamına bakmaya bile gerek duymadan kampanya başlatan ve nefret yaymaya çok yatkın insanlar da izliyor.