
1950’lerin sonu 60’ların başında antibiyotik üretiminde daha ucuz yöntemler bulmak için çalışmalar yürüten Alman ilaç firması Chemie Grünenthal, kimyasal bir kaza eseri tesadüfen bulduğu ve adına “thalidomide” dediği drogu piyasaya sürdü. Yüksek doz talidomide maruz bırakılan hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonrasında firma, ilacın zararsız olduğunu ve önemli bir yan etkisinin olmadığını duyurdu. Ama bu, büyük bir yanılgıydı.

Doğum kontrolünde kullanılan birçok metod var; erkek ve kadın için kondomlar, sperm öldürücü fitiller, hormonlu ve hormonsuz rahim içi araçlar, ağızdan alınan doğum kontrol ilaçları, enjeksiyonla uygulanan preparatlar, takvim yöntemi ve daha birçok yöntem... Güvenilirlikleri, etkinlikleri, yan etkileri, kullanım kolaylıkları ve zorlukları ile tercihinize sunulan birçok yöntem. Bunlardan birini, çok yaygın olmayan ancak çok kullanışlı olduğuna inandığım birini burada biraz anlatmak istiyorum.
Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde kadınlara verilen kürtaj hakkı da kişisel haklar arasında en çok tartışılanlardan biri. Bir yanda kadının kendi beden bütünlüğü üzerindeki söz hakkı, diğer yanda dünyaya gelmesi muhtemel çocuğun yaşam hakkı. Annenin ve çocuğun haklarının çatıştığı bu noktada kürtaj; savunmasız bir canlının en yakınları tarafından hayattan koparılması mı, yoksa yasal olarak kürtaj yaptıramayan kadınların sağlıksız koşullarda çocuğunu düşürmeye çalışarak hayatlarını tehlikeye atmalarına engel olacak bir hak mı? Günümüzde kürtaj kararının verilmesinde tıbbi gerekçelerin ön plana çıkarılması savunulsa da tarih boyunca süre gelmiş inançlar ve toplumsal değerler bunu engelliyor. Kürtajın gerekçeleri ve uygulanması birçok durumda etik sorunlara neden olduğundan, kişisel bir hak olarak kürtaj, Hipokrat Yemini’nden bu güne sosyal ortamda olduğu gibi tıp dünyasında da her zaman tartışıldı ve tartışılıyor.
Kendi geleceği ve doğacak çocuğunun yaşama hakkı arasında sıkışan insanlar, çatışan haklar, etik değerler ve duygular. Şüphesiz bir hak olarak kalması fakat sadece son çare olarak başvurulması gereken kürtaj; gerek hekimler, gerek hukukçular gerekse aileler için kelimenin tam anlamıyla bir “zor karar”.
Transseksüeller de insan ve onların da çocuk sahibi olup anne duygusunu tatmaları gerekmektedir....En kısa zamanda devlet büyükleri konuyla ilgilenmelidir.