Uzun zamandır karalamıyordum bu beyaz sayfayı..
bak yine buradayım diyor içimdeki hüzünlü kız çocuğu..
bak yine karşındayım ve yine izliyorum seneler önceki halini..
teninin altında açılmış ve tekrar kabuk bağlamış yaralar var. Onların yeniden açılıp seni kanatmasından korkuyorsun diyor..
evet diyorum kendi kendime..
evet gene aynı şeyleri yapacakmışım gibi geliyor..
gene aynı hikaye..
bak gene aynı şey oldu..
uçup gidiverdi ilham perim..
senden bir şeyler bırakmak istiyorum geride..
ama hakkında yazmadığım tek sevgilisin sanırım..
bunda bir gariplik var..
aynı anda hem mutluluk, hem hüzün..
geçmiş acı veriyor artık, istemiyorum onunla alakalı hiçbir şey..
korkutuyor bu durum beni..
çünkü biliyorum ki hüznüm, mutluluğun önüne geçtiği an ben olmayacağım burada..
belki de ilk defa ses çıkarmadan gitmiş olacağım..
aynı Zeynep gibi..
Zeynep’ti değil mi eski sevgilin..
deli divane aşık olduğun Ece..
ve çok acıtan Buse..
neden bu kadar geçmişinle yaşıyorsun ki ? ..
evet geçmiş senden parça ama farkında değilsin bu ilişkilerine zarar veriyor..
benimkinin didik edilmesini sevmiyorken, seninkini de dinlemeyi sevmiyorum..
şuanda bu yazdıklarımı yırtıp atmak istiyorum, aynı bir film karesi gibi..
ama bir şey engel oluyor bana..
neden şuan ki halimi ortaya çıkarıyorsun ?
ben seneler önce gömmüştüm bu Irmak’ı..
bir şey demek gelmiyor içimden..
“peki..” diyorum sadece..
ve anlıyorsun, çok şey barındırıyor o içinde..
18.02.2008 - 02:13

Nostradamus.

Tarih neden tekerrür eder? Çünkü geçmişteki olaylar, sonuçlar bir şekilde bugünkülere benzer.
Örneğin son zamanlarda en çok yapılan benzetmelerden bir tanesi Türkiye'nin şimdiki durumunun Osmanlı'nın son dönemiyle ne kadar çok benzemesi. İster bankaları,ister toplumu kıyaslayın gerçekten aynı veya 10. y.y. 'larda ki özellikle Ortadoğu'da dönen entrikalar, oyunlar şimdi yok mu? Bu konuları tartışmayacağım tabi.
Her şey ne kadar dinamik olsa da aslında sonuç hep aynı.

Öncelikle küresel ısınma tam olarak nedir, nasıl oluşur bunu öğrenelim. İnsanların bir şekilde atmosfere gönderdiği gazların sera etkisi sıcaklığın artmasına ve zamanla iklimlerin değişmesine neden olur ve bunun sonucuna küresel ısınma denir. Buna sebep olan şeyler ise karbondioksit, metan ve diazot monoksit gazların atmosferde birikmesinden kaynaklanıyor.
Belki diyorum...
Geleceğim altın oluyor
Harikalar diyarı bir çift iplik olup düğümleniyor
sonra diyorum
Belki geliyor
insanlar doğar , iyi olan ölür
mavi ye siyah bulaşır
güneş açar , gökyüzü yaşanır
kelebekler uçuşur gökkuşağı düşer
falan filan...
belki yunuslar kanatlanır
okyanusların dibi aydınlanır
- şişe nin dibi hep aynı
Belki bir şiir - canı cehenneme
Belki aşk - iki kere canı cehenneme
hayatı yerine getirir.
Güneş parlar yeniden
kelebekler ölmek üzereyken
Motorlar susar , silahlar susar , orospular ve öğretmenler ve imamlar ve gardiyanlar...
belki ben susarım...
Hayat ayrıldığı kabuğuna girer
Rapunzel susar
Temizlenir dünya
hayat yaşanır... belki
Bazen bir kelimede bazen bir cümlede, insan kendi hayatından bişeyler bulurda düşünürde düşünür ya, kararlar alır yeniden yeniden, uygulayamaz bozar, yeniden şekillendirir yeniden bozar gelir geçer, sonra tekrardan tekerrürler..
Ben şüpheyle bakıyorum "ben hiç kindar değilim" diyen insanlara.. Yalan söylediklerini düşünüyorum. Yalan değilse de akılsız adam unutur yaşadığı hayal kırıklıklarını, çünkü akıllı adam için bu gelecekte karşılaşacağı benzer durumlar için bir klavuzdur. bence doğrusu da budur. gerek varmı tekrar tekrar yaşamaya ? ama bir yandan da bizi unutmaya meyilli yetiştiriyoorlar bunu da biliyorum. okuldayken ben, çok net hatırlıyorum, döenm arasında hocalarımız değişirdi. yeni gelen hoca eskisinin tarzını beğenmezdi( doğru olsa da olmasada, beğense de beğenmesede beğenmezdi.) bize unutturmaya çalışırdı eski sistematiği. unuturduk. onun kendi işleyiş biçimine adapte olurduk. sonra bi başkası sonra bi başkası. karşılıklı iliişkkilerde böyle. eskinin gölgesine kalma korkusuyla, olunmayan insanlar gibi davranmanın tek sebebi de bu değil midir zaten?. "ben bi iki ay kasayım da kendimi, nasıl olsa yeniye alışınca eski halime dönebilirim, şimdi illa ben olmayayyım, saklayayım biraz kendimi"
Bireysel unutkanlıklarımız haricinde toplumsal olarakta unutmaya meyilli yetiştiriliyoruz. unutuyoruz VATAN dediğimiz, DİL imiz dediğimiz kavramların nasıl oluştuğunu. unutuyoruz nasıl kazanıldıklarını.. uzun lafın kısası beni okuduğum bir söz bu konulara sürükledi "HAFIZA-İ BEŞER NİSYAN İLE MALÜLDÜR".. Yani diyorki "insan hafızası unutkanlık ile yaralanmıştır"..
unutmamak lazım. iyiyi kötüyü, güzeli çirkini, yaşanmışlıkları, hayalleri, idealleri,rüyaları, riyaları ve nokta noktaları....
SNT
Profosör İlber Ortaylı' halkımız tarafından yanlış bilindiğini söylediği bazı tarihi olayların gerçeklerini şu şekilde özetliyor :
