Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "22dakika'da yazılarım hep onaylansın diyenlere"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

gemi hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
37

İcatları Yüzünden Hayatlarını Kaybeden Mucitler

Bu yazıda icatları yüzünden hayatlarını kaybeden bilim adamlarını tanıtacağım sizlere. Onlardan bazılarına bilim adamı demek doğru değil. Belki de onlar bulundukları alanlarda bazı yenilikler getirmeye çalışmış ama bir şekilde başarılı olamamış ya da buluşları kötü sonuçlara yol açmış insanlar. Ya bulduğu bir maddenin yan etkileri, ya tedbirsizlik, ya da macera ruhu yüzünden hayatını kaybeden mucitler. Listenin birinci sırasındaki Marie Curie ile başlıyoruz.

Marie Curie

\

Marie Curie, radyoaktivite teorisi ve radyoaktif izotopların yalıtımıyla birlikte içlerinde radyum ve polonyum bulunan bilinmeyen birçok elementi bulmasıyla ünlenen Polonya asıllı Fransız fizikçi ve kimyager. 1903 yılında Nobel ödülünü kocası Pierre ile birlikte kazandı. 1934 yılında Fransa'nın Savoy kentinde kan kanserinden öldü. Hastalığı, aşırı dozda radyasyona maruz kalmasına bağlandı. Bu yüzden ona "bilim için ölen kadın." denildi. O zamanlarda tuttuğu not defterleri o kadar radyasyona maruz kalmıştır ki, bugün bile o defterler radyoaktif koruma altında incelenebilmektedir.
34 ahkam var
tuttum
32

Geleceği Gösteren Harita

\
BİLİNMEYENİ VE GELECEĞİ GÖSTEREN HARİTA

İnsanoğlu her ne kadar uzay keşfine çıksa da, henüz dünyada izah edemediği, keşfedemediği o kadar çok şey var ki. Bırakın dünyayı, insanoğlu henüz bedenindeki sırları bile tam olarak izah edebilmiş değil.

Bilim adamlarının açıklayamadığı birçok gerçek var. Yaratılış, ölüm, rüya, cin, nazar gibi konuların yanında bundan binlerce yıl öncesine ait bazı nesnelerin üzerindeki esrar perdesi bile hala kaldırılabilmiş değil. Bunlardan biri de Ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in haritasıdır.

\

Bu harita için; "geleceği gören harita" tanımını yapabiliriz. Ünlü Türk denizci Piri Reis'in 1513'te çizdiği harita, Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nun bugünkü halini gerçeğe yakın bir şekilde göstermektedir.

Bu harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılından günümüze bilim dünyasının ilgisini çekmektedir. Öyle ki; haritada Güney Kutbu'na yer verilmişti. Hâlbuki buranın keşfi, haritanın çizilmesinden 3 asır sonra gerçekleşmişti. Dahası, bu harita, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce eridiği tespit edilen bu buzulların varlığını Piri Reis nerden biliyordu? Bilimsel gerçeklere göre Reis’in bu haritayı çizmesi mümkün görünmüyordu. Piri Peki nasıl olmuştu da çizebilmişti? Bu konuda birçok teori ortaya atıldı. Hatta Piri Reis’in cinlerden yardım aldığını iddia edenler bile oldu. Sırrı ne idi acaba? Piri Reis nasıl bir gizli ilme sahipti?

64 ahkam var
tuttum
28

Independenta

15 Kasım 1979 tarihinde, sabaha karşı saat 05:20 sularında, İstanbullular korkunç bir patlama sesi ile uyandılar. Patlamanın şiddeti ile, şehrin boğaza yakın sahil kesiminde yer alan pek çok bina hasar gördü, evlerin camları kırıldı. Alevlerin etkisi ile gökyüzü kızıla boyandı. Ardından gelen duman bulutu, günlerce İstanbul’un üzerinde asılı kaldı.

Romen tankeri Independenta, Haydarpaşa Mendireği’nin yaklaşık 4 mil açığında, Yunan şilebi Evrialy ile çarpışmıştı.

\

Independenta, 1 yaşında yeni bir gemiydi. 283 metre boyunda, 46 metre genişliğinde ve üst yapıları hariç 22 metre derinliğindeydi. Libya’dan Köstence’ye yol alıyordu ve yükü 94.600 ton ham petroldü. Romen bayrağı taşıyordu. İstanbul Boğazı’na girmek için yoluna devam ederken, İstanbul Boğazı’ndan çıkış yapmakta olan ve Zhdanov Limanı'ndan yüklediği 7.400 ton çeliği Akdeniz'e götürmekte olan Yunan şilebi Evrialy ile çarpıştı.

66 ahkam var
tuttum
25

Gülcemal

"Ey gülcemal gülcemal
Dört tane direğin var
Aldın gittin yarimi
Ne hain yüreğin var"

- Halk türküsü -

Gülcemal  (nam-ı diğer Germanic)
Gülcemal (nam-ı diğer Germanic)

Kazım Karabekir’in Gülcemal’le Anadolu’ya geçişinin hikayesini kendi hatıratından okuyalım (İstiklal Harbimiz-I) :

“12 Nisan 1335 Gülcemal Vapuruyla akşama doğru İstanbul rıhtımından hareket ettik. Kızkulesiyle Selimiye arasında demirledik. İtilaf memurları kontrol edecekler! Herhangi bir tarafa gidecekler büyük müşkilatla, vesikalarını İngiliz, Fransız üniformalı yerli Rum ve Ermeni askerlerinin envai hakaretine uğrayarak ve rüşvet vererek yapmak kaç zamandır usul olmuş. Vapurlarda bu tasdikli vesikaları olmayanlar hakaretle, dayakla dışarı atılıyormuş! Böyle bir heyet bizim vapuru da aradı. Vesika yaptırmamış şarka giden iki zabit, kömürcü kıyafetine girerek ocak başında görülerek kurtuldular. 13 Nisan sabahı rüzgarlı ve bulutlu bir havada Boğaz’ı çıkarken bir saadet rüzgarı gibi kalbim coşuyordu. Büyükdere önünden geçerken o, 28 Teşrinisani 1334’te Büyükdere’ye çekilmek üzere bulunan İngiliz bayrağının rüzgardan çırpındığını gördüm. Bu sefer gurur duydum. Buna ve Boğaz’ın tarafeynindekilere, “Hepiniz, hepiniz inmeye mahkumsunuz” dedim. Çok seviniyordum. Sanki her düşüncem kuvvet ve her kuvvet muvaffakiyet olmuştu. “Cihan yıkılsa Türk yıkılmaz!” diyordum. Yaverime de programımı anlattım. Sevinçle artık Karadeniz’de yol alıyorduk. Zonguldak, Sinop...17 Nisan’da Samsun’a vardık.”

27 ahkam var
tuttum
3

Kablo döşeyebilen marifetli gemiler

\

1) Bizim bildiğimiz hani telefon, elektrik akımı ileten kabloları döşeme yeteneği olan becerikli gemilerdir. Bu gemilerin sadece iki kıyı arasında değil kıtalararası da çalışmak gibi marifetleri vardır, büyük düşünürler. Ama düşük hızlı bir motorları vardır. Yine de yaklaşık 5 millik bir hıza ulaşabilirler.

2) Geminin yer üzerindeki mesafesi itinayla ölçülür. Sonraları denizde karşılaşabilen engebeler için biraz olsun pay bırakılır ve aşağıya doğru yolculuk yapan kablonun uzunluğu bulunan mesafeye göre uygun hale getirilir.

3 ahkam var
tuttum
29

Aynayla Gemi Yakılabilir Mi?

Arşimet M.Ö. 212'de Aynayla Gemi Yakmış.
Arşimet M.Ö. 212'de Aynayla Gemi Yakmış.

İnternet'te gezinirken ilginç bir konuya rastladım ve TV'de de aynı konuya denk gelince buraya aktarmak istedim.
Arşimet yaptığı aynalar yardımıyla Roma donanmasını yakmıştı. İlginç bir mevzuydu. Nasıl yapmıştı bilemiyorum. Efsaneye göre yuvarlak bir daireye yerleştirdiği aynalar sayesinde, denizdeki Roma donanmasına ait olan gemileri kül haline getirmeyi başarmıştı. Üstelik bu işi de M.Ö. 212 yılında yapmayı başarmış. Şimdi o gerçekten gemileri yaktı mı yakamadı mı bilmiyorum ama TV'de bununla da alakalı bir program izleyince iyice bir yazma isteği uyandı.
Programın adı Efsane Avcıları. Program, Discovery Channel'de yayınlanıyor. Cidden ilginç efsaneleri acaba gerçekleşebilir mi diye test ediyorlar. Neyse konuya dönelim. Ben izlediğimi anlatayım. Bu arada burada da konunun yazıya dökülmüş özeti ve sonucu yazıyor. Burası da dizinin kanaldaki sitesi.
Gizem Avcıları, Aynı Şekilde Gemiyi Yakmaya Çalışıyor
Gizem Avcıları, Aynı Şekilde Gemiyi Yakmaya Çalışıyor

Dizi de Adam Savage ve Jamie Hyneman Arşimet'in yaptığı gibi yapıp gemiyi yakmaya çalıştılar. İlk önce bunun için sandal yaptılar. Yaptıkları sandalı katran tarzı bir yanıcı ve su geçirmez bir maddeyle boyadılar. Zaten efsaneye göre Roma donanmasındaki gemilerin dışıda bunlarla kaplıymış. Arşimet zaten bu sayede gemileri tutuşturmuş. Dizi ekibi yaklaşık 300 adet aynayı daire şeklinde yaptıkları bir tahta platformun üzerine yerleştirdiler. Yalnız efsanedeki gibi aynalar gemiye odaklanmadı. Geminin farklı yüzeylerine dağınık bir şekilde ışık yansıyordu. Bu da doğal olarak gemiyi tutuşturmadı. Yalnız geminin üstünde ısıyı yükseltmeyi başardılar. Ama bu onu tutuşturmaya yetmedi tabii. Yani onların deyimiyle "Mit Çuvalladı." Yalnız internette gezinirken şu bilgiye de rastladım. Yunanlı bilimadamları dizi ekibinin 300 ayna ile yapamadığını 60 aynayla yapmış ve 100 metre uzaktaki sandalı yakmayı başarmış. Tabii dizi ekibi bunu yapamadı.
15 ahkam var
tuttum
6

Dünyanın Utanç Gemisi, Voyage of the "St. Louis"

\

13 Mayıs 1939'da St.Louis transatlantiği 937 yolcusu ile Hamburg-Almanya'dan Havana-Küba'ya doğru yola çıktı. Nihai hedefleri Birleşik Devletler'e girmekti. Geminin yolcuları, Nazi Almanya'sı tarafından soyup soğana çevrildikten sonra ellerine turist vizesi tutuşturulan yahudilerdi. Hiçbirinin geri dönmeye niyeti yoktu ama şirketin kuralları gereği hepsi gidiş-dönüş bileti almak zorunda kalmıştı. Almanya'ya bir daha geri dönmemek koşuluyla toplama kamplarından salıverilen yahudiler bile gidiş-dönüş bilet ücreti ödemişti.

5 ahkam var
tuttum
3

Efsunlu Gemi, Mahmudiye Kalyonu

Etiketler: , , , ,
\

1829 yılında İstanbul Tersanesi’nde, dönemin en büyük gemisi olarak inşa edilmiş.
Üç ambarlı, 201 m.. uzunluğunda, 56 m. genişliğinde. Tam 128 topu vardı.
Ama tek özelliği bu değildi. Ona insanüstü varlıkların yardım ettiğine inanılırdı. Rivayete göre, Kırım Harbi ilan edildiği gece, Haliç’te demirli bulunan kalyon aşka gelerek, kendi kendine demirlerini koparıp, köprülere doğru yol almıştır. Yine Sivastopol bombalanırken, Mahmudiye Kalyonu’nun, kendiliğinden bir iskele bir sancağa döndüğü ve her iki taraf topları ile kaleyi dövdüğü anlatılmıştır.Bir gece subaylar ve askerler uyurken, gaipten gelen bir emirle kimsenin haberi olmadan Mahmudiye savaş hattına varmış, limana girmiş, sabah uyandıklarında kendilerini savaşın ortasında bulan mürettebat ile Ruslar büyük şaşkınlık yaşamışlar, fırsattan istifade eden Türkler Sivastopol’u bu şekilde fethetmişlerdir.
Efsunlu olduğuna inanılan Mahmudiye Kalyonu, 2. Abdülhamit döneminde kaynak sıkıntısına düşen hükümet tarafından memur maaşlarını karşılamak için parçalanıp müteahhitlere satılmıştı
3 ahkam var
tuttum
4

space ship 2

space ship one
space ship one

BBC nin Discovery Channel ile hazırladığı ve kurucularından birisi ilk sivil kadın uzay turisti olan anuşeh ansari'nin olduğu Xprize ödülünü kazanan Space Ship One'ın hikayesini anlatan belgeseli (defalarca) izlediğimde,bir tük olarak "anouuvv" ifadesini yüzümden uzun bir mühlet silememiştim :) adım adım zafere uzanan yolda, hayallerin ve istikrarın ne kadar da önemli olduğu bir şiir gibi karşımdaydı.Dostluk,bilim ve teknik,her kavram iç içeydi. belgeselin sonunda space ship one'ın tasarımcısı göz yaşları ve büyük bir ümitle space ship 2 yi ve ilerisini anlatıyordu.
şimdi ise virgin galactic firması space ship 2'yi deniyor... surat ifadem hayranlığım ve düşüncelerim nasıl olduğunu hazerfen ve lagari ile aynı milletten bir kimse olarak değerlendirebilirsiniz,tahmin edebilirsiniz elbette ;)
0 ahkam var
tuttum
0

Çöp üzerinde 60 günde kuzey atlantik

National Geographics'de rastladım: 1998'de kendilerine Floating Neutrinos diyen komik bir aile, iki kanadalı arkadaşları ve üç köpekleri ile, sadece New York sokaklarından topladıkları çöplerden yaptıkları salımsı bir yelkenliyle atlantiği geçiyorlar. Kanada'dan yola çıkıp İrlanda'ya varıyorlar. Ama İngiliz karantina kanunları yüzünden köpekler karaya ayak basamıyor. Pekalâ diyip, oradan da Fransa'ya gidiyorlar. Uzun sakallı, yaşlı NewYork'lu serseriler. Çok komikler. Sitede ailenin kira problemi yüzünden zaten yıllarca suyun üzerinde yaşadığını da anlatıyor.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu