Soru: Genellikle takip ettiğiniz televizyon programları?
Cevap: Belgesel Film.

Belgesel Film (Documentary)
İnsan duygularının ön planda olmadığı, eğlenceden uzak, tarihsel, sosyal, bilimsel ya da gerçek olaylarla ve kurguya dayanmayan konularla ilgilenir. Gerçeğin kendisini iletir. Bu tür filmler, tamamıyla belgelere, gerçek insanlara, gerçek mekânlara ve gerçek olaylara dayanır. Belgesel filmin genel amacı; bildirmek, öğretmek, eğitmek, inandırmak ve coşturmaktır.
Bu terim, Fransızların kullandıkları “documentarie” kelimesinden alınmış ve ilk defa John Grierson tarafından, Robert Flaherty’nin 1926’da çektiği “Moana” adlı filmin eleştiri yazısında kullanılmıştır. Gerçeği, bir öykü çerçevesinde değil, gerçekliğinin kendi dramatiği ile aktarır. Lumiera’nın çektiği ilk gerçekçi filmler, bu türün ilkleri olarak görülebilir ancak, dünya genelinde modern anlamda belgesel sinema Robert Flarherty ile başlamıştır.

Belgesel filmin ilk örneği, Flarherty’nin 1922 yılında çektiği “Nanook of the North” (Kuzeyli Nanok) olarak kabul edilir. Ancak bu tür, sinema tarihine birdenbire ortaya çıkmamış, bir takım süreçlerden geçerek oluşmuştur. Bu yıllardan da öncesine dayanan teknik ve konu bakımından önemli gelişmeler kaydedilmiştir.


Bir bütün olarak değerlendirirsek “Çirkindir” bu program. Bu çirkinliğin detaylarına sonra değineceğim. Varmak istediğim nokta şu: bu programa olan bu ilginin nedeni, güzelliğin ölü kargada ve havada uçuşan torbada arandığı American Beauty filmindeki gibi, çirkinliği “güzel” olarak değerlendiren mazoşist yaklaşımdır. Peki nedir bu yerli Dogville’in “Çirkinliği”, onu irdeleyelim:

Bunlardan belki de en ilginci Avrupa halklarının köklerini, inançlarını, efsanelerini mercek altına aldığı yazısı.

