

Zordur anlamak tasavvufu. zordur anlamak Mevlana'yi O'nun felsefesini...
Aslinda bu felsefe sadece Mevlana'ya öz bir felsefe de degildir. Adi: Tasavvufdur. Kuran, ve sünnete göre bir felsefe, bir mistik ilimdir. Kuran, ve sünnet isigi ile yapilir. Kaynagi Kuran, Ögretmeni Resullullah'dir...
Bu felsefe de Hz. Mevlana'nin önplanda olusu O'nun yazdigi eserlerin dünya platformunda taninmasidir. Bu felsefeyi anlatan sadece Hz. Mevlana degildir. Bir cok Mutasavvif ayni seyleri söyler, ayni seyleri anlatirlar. Her mutasavvif kendi mesrebince bu yolu anlatmaya, bize isik tutmaya calismislardir. Anlattiklari, söyledikleri hep aynidir. Belki bir baska dille anlatirlar ama yol, iz aynidir. Maksat, gaye farkli degildir. Rahmani anlatirlar, O'na kavusmanin yolunu, izini gösterirler. Her mutasavvif kendi yasadigi zaman bicimine göre, ve kendi anlayisi, kendi mesrebi ölcüsünde anlatmistir...
Cok mecaz asklar yasadim ben,
her bitiste ölüyorum sandigim..
Cok, cok güzeller gördüm ben,
bundan güzel olamaz dedigim..
Hep güzel kizlarla sevistim ben,
ayriliklarda göz yasi döktügüm..
Cok atesli asklar yasadim ben,
mecaz degil de gercek sandigim..
Hep yanlis yerlerde aramisim ben
oysa icimde özümdeymis megersem..

Yil 1978, yasim 15 Istanbul Kartal'da ikamet ediyoruz...
Güzel bir kiz. Adi Seher. Mahallede bütün arkadaslar bu kiza hasta, ama o kimseye bakmiyor. Bizim oturdugumuz evle onlarin ki karsi karsiya, yani balkonlarimiz bir birine bakiyor. Bir gün balkona cikmistim, baktim O'da balkonda bakiyor, gülücükler atiyor ben de gülerek O'na el salladim, O'da el salladi.. kalbim yerinden cikacak, öyle carpiyor ki". E ne de olsa ilk askla tanisiyorum, o zamanlar geriden geriye ama sade duygular. Elini tutabilmek bile hayal, sadece bakkala manava giderken yolunu kesip bir kac cümle konusabilirsen ne ala. Ama biz onu da yapamiyor, sadece el hareketleri ile anlasiyorduk...