
Hayalleriniz yıkılır, kızarsınız, üzülürsünüz, kırılırsınız oysa bunlara neden olan madde, mana ya da cisim her ne ise hiç sallamaz bunları. Sallasa bu kadar küfreder miydi benliğinize. Bazen biriyle karşılaşırsınız sizin için maddedir o ham, tanımsız şey sadece bir madde. Sonra aklınızda şekillenmeye başlar cisim olur. Daha da ileri giderse ki bu sizin için zor mudur, kolay mıdır orasını bilemem ama bir manası vardır artık. Manalı bakışlar olmuştur en anlamsızları, içten olmuştur en sahte gülümsemesi, her hareketi tavrı bir anlam taşır sizin için, iyiyse ne ala eğer kötüye yormaya başlarsanız umudunuzu kaybediyorsunuz demektir. Emin oluyorum artık her şeyin herkesin içine doğduğuna, insanın bir üçüncü gözünün daha olduğuna ve bu gözün en anlamsız şeylere fevkalade anlamlar yüklemekle yükümlü olduğuna. Size bakar “nasılsın” der “çüş” dersiniz “insan bu kadar yakın olduğuna nasılsın diye sorar mı hiç sadece nasıl olduğunu sormadan onu daha da iyi hissettirmeye çalışır insan." dersiniz ve kızarsınız bu masum soruya.(hiçbir şey masum değildir hiçbir aşkta)