Ben işe gidip gelirken, (evet, şaşırdınız belki ama benim bir işim var. boş gezenin boş kalfası değilim. hoş kalfası olsam onun da en iyisi olurum o da ayrı) deniz yolunu da kullanıyorum. Tamam karayolundan da bir parça tadıyorum. Ama var mı denizyolusu gibi ha sorarım size. (-denizyolusu? -evet, yanlış kullanım fakat sence de hoş bir tınısı yok mu? -var. -varım diy.. -sigigit).

Bir arkadaşım ile mezar taşı mevzusu üzerine konuşuyorduk. İnsan zaman zaman hangi konular üzerine konuşmuyor ki, değil mi ama..! Ulen nereden geldik bu konuya deyip, konuşmaya devam etmesini biliyor ama terbiyesiz. Arkadaşım madem farkettin, saçma sapan, istemediğin, tatsız bir konu üzerine konuştuğunu, e dur o zaman, bırak konuşmayı. Yok, olur mu, hem şikayet edecek, hem de devam edecek. E bi sus yahu. Ben öyle adamın ta mına koim sevgili okur. Hatta sen de ko. (sendika) Neyse işte ben de o adamlardan biriyim. (-hangi adamlardan? -koyulası) Nereden geldiyse konu mezar taşına, biz de o konudan konuşuyoruz. Konuşmayıp da ne yapacağız? Mevzu dolaşmış dolaşmış, gelmiş oraya. O konu açıldıysa konuşacaksın arkadaşım. Yok o konu saçma, yok efendim nereden geldik bu konuya şikayeti de ne oluyor? Konu seçmek de ne demek oyle? Ben konu seçen öyle adamın ta mına koim afedersin sevgili okur. Neyse yukarıdaki tezim ile de çelişmiş bu son yazdıklarım. Kendimin de ta mına koim o zaman ben emi..Amma da çelişikim ha..! Çok da şikim. (-şıkım yani? -hayır, çok da zkimde anlamında) Ne diyordum, bilmiyorum işte. Bir şey var anlatacağım, anlatamıyorum. Hep böyle oluyor. Ulan dombili, madem bir hikayen var. Gir konuya anlat. Bu kadar yan yollara sapmak neden? (-istemsiz)
Evet dostlar, bugün de bana ayrılan sürenin sonuna geldik. (-nasıl ya daha yeni başlamıştın. bu ilk cümle değil mi? neresinden okumaya başladım laaan yazıyı..! - yazıyı, yazıyııı aRRoGaNTe'nin delirdiğini yazıyı) Hiç üzülmeyin dostlar, kaçırdığınız bir şey yok. Bu, klişeleri yıkmak isteyen aykırı ruhumun bana ve dolayısıyla sizlere oynadığı bir oyun. Yazı sonlarında görmeye alıştığımız cümlelerden birini ilk cümle olarak kullandım, nedir yani. Bence oldu, böyle de güzel durdu. Evet nerede kalmıştık var bir de. Onu da henüz bir şey anlatmamışken burada kullanayım da aykırı ruhum şenlensin, sonra da sefam olsun hahhayyt. Ama zaten bir şeyler anlatmayan biri olduğum için bu klişeyi hiç kullanmasam da olur. Bu da amacına uygun bir eylem aslında. Kullanmamak, evet kullanmıyorum lan.

yarim, sana koştum gecenin bir vakti
evinin önüne gelende kan ter içindeydim
aşkın sürükledi beni yine, yorgunluk nedir bilmedim
alnımdan akan terleri, elimin tersiyle sıyırttırıp attım da
götümden akan tere yapacak bir şey yoktu sevdiceğim
artık don pantül hep ıslak ama olsun
şimdi sana yakınım ya o bana yeter de artar bile
yahu sevdiceğim sizin mahallede amma çok köpek varmış
yanlış anlama sakın severim hayvanları
bilirsin hayvan İrfan derler bana sevdiklerim
ama hafiften tırstığımı söylesem yalan olmaz, onu da bil
leeen huuşşşt yaklaşmayın, deeet güüüt
pardon gül yanaklım, hissettiler tırstığımı sanırım
hırlar oldular bana toplu halde, diş gösterir oldular
Size bugünkü yazımda her zamanki gibi yine yeni yineden (olmadı lan bu, 'yeniden'le bitmesi gerekiyordu. neyse koy g.tune) kayda değer hiçbir şey anlatmayacağımın altını, üstünü, yanını, sağını, solunu, cibilliyetini..(- hiişt hoooop du du duur, naptın hacı sen? - hee, pardon ya gaza geldim yürüdüm gittim.) çizmek istiyorum.(çiz bakalım) Bir de ek olarak bu yazıda diğer yazılarıma nazaran, (onbir ayın sultanı nazaran) daha fazla küfüre yer vereceğim. Neden diye soracak olursanız ki bence sormayın. Adam küfür edeceğim diyor, sen neden diye soruyorsun. Cevabının ne olmasını, nasıl olmasını bekliyorsun? Bence sana da çok pis küfür edecek olm. Sakın sorma, bence yapma böyle bir şey. Ben yerinde olsaydım, yani ben sen olsaydım, hiç böyle bir olaya girmezdim. (noluyoo ya yine?) Küfürden hoşlanmayanlar olabilir aramızda. Ama bu tür eğlenceli yazılarda dozunda kullanılacaksa eğer, (- doz neydi lan? - doz maça olm, oyna sen) ben severim küfürü. Yani bana edilmedikten sonra bana ne ki yaa, değil mi ama..Yok yok, bu bahsettiğim öyle bir şey değil. Küfürleri bir bağlaç olarak kullanma, şahsa yönelik değil de efenim tümceyi hareketlendirme bazında kullanmaktan bahsediyorum. Esasında bariz kıvırıyorum kardeşim. Küfür küfürdür. Pistir, leştir. Sayın aRRoGaNTe neden küfür? Neden mi, şeydeen dolayı, ondan yani. Bulduğum en güzel cevap bu, gerisini siz düşünün. Diyorum ki küfür sevmeyenler, parmak kaldırsın ve izin alsın benden. Onlar çıkabilirler, 'yok' yazmayacağım.

nazlı yarim, meleğim, yoksun yanımda yine
iki dakka adam ol, gel sen beni bir dinle
yargısız infazdır be, yaptığın sevdiceğim
devam etsin bu tavrın, kafa göz gireceğim
sensiz gönlüm karardı, uzadı hep geceler
çok korkuyorum balım, her yanımda öcüler
sen yokken geçen günler, haramdır bana haram
gel artık geleceksen, canım sıkma abraahaaam
ellerini çağırır, özlem ile ellerim,
gelmezsen kelebeğim, onu bunu ellerim
sokak sokak gezerim, hiç utanmaz 'mee'lerim
bu aşk ile güzelim, divan bile delerim
Kadınların bu anlamsız geyiginin altında yatan gizli sırrı hiç anlayamamışımdır
-Doruk bebeğim hadi beni sevdigini söyle (nam-ı deger ''baby baby tell me u love me'')
-Seni seviyorum burcu (i love you so much babygirl)
Yani adam seviyosa uygun hissettigi anda belirtir duygularını.. sana noluyo ?
Yada belki sevgiden yoksun biri, niye zor durumda bırakıyosun ?
Bırak adam kafasını yasasın niye cinnet moduna itekliyosun ?
Ya tam o sıralar senin için kızarmıs ekmegin üstüne tereyagla seni seviyorum yazıp, sen benim balımsım hayatımın tatlı yanısın demeye getirecekse.. niye herseyi berbat ediyosun ?
Hep bana Ne eğlenceli insansın. Senin yanındayken hep gülüyoruz. En sıkıntılı anlarımızda bile bütün o ruh halimiz gidiyor, neşemizi buluyoruz diyorlar. Sıçarım ben böyle işe ama. Maymun muyum lan ben? Bir kere de gel sen beni güldür, ne var yani, alla hallah. Ben ise ağlayan palyaçoyum. Başkalarını güldürürken, içinde fırtınalar kopan (havva), dertlerle boğuşan, hüzünlü mü hüzünlü (hüzünlü kek) bir adamım ben. Biraz da naniiiik depresifim. Yok lan manyak, sen de hemen inanıyorsun ha. Hepsini attım. Yok be, atar mıyım hiç. Ben sana yalan söyler miyim? bu arada sen kimsin yahu. Bu senli benli muhabbet de nereden geliyor acep?

bugunku yazımı yazmak icin şimdilik bir çıkış noktası (konu, eni konu) bulmuş değilim. yani öylesine başladım yazmaya, bakalım bu yazı nerelere gidecek. yani şu an çok konusuzum. konusuzsanız konu sizsiniz. (böyle saçma mesaj kaygılı bir cümle vardı. umutsuzsanız umut sizsiniz. oooldu..) ama siz beni bir konu bulduğumda görün. en basit konu üzerine dahi (bile anlamındaki dahi bu ha, ona göre. bir de dahi/deha var. deha erus. yok lan deha muhtar. yaa sen var ya sen, neyse..) ne diyordum, evet en basit konu üzerine bile (hadi iyisin bak bile, bu da yıllar ayırsabile) uzun uzun nutuklar atabiliyorum. hiç konum yokken bile bakın ne kadar çok şey yazmışım. yalan mı, ha yalan mı? yalan mı dedim de aklıma özcan deniz'in yalanmış meğer şarkısı geldi. bu da bir arkadaşım ile yaptığımız kötü bir geyik konusudur. o da şudur ki ; yalanmış meğer, oysa ki ben temiz, el değmemiş, dokunulmamış olanı arıyordum. bu yalanmış. kim yaladıysa artık, onun allah belasını versin. bela okuma bela okuma, bela dolaşır seni bulur derdi şimdi babaannem yazıyı okusa. (ulan manyak babaannem nereden bulsun bu yazıyı da okusun a benim tıntın yarim.)

Kadın : gün mü çok keyifsiz ben mi, güneş mi zamansız sıcak ben mi zamansız soğukum, deniz mi bensiz olan ben miyim susuz olan .. ben mi hiç im , hiç olan ben mi..
Erkek : yenen kafam mı, kafamı yiyen ben miyim, sinirlerim mi alındı, çok mu sinirliyim
K : dur sana bi şiir yazayım,... konu üzerine
E : pikiy
K : kafayı yedim sevdiceğim , projeler kaçtı kıçıma, akşama yemek falan yok , revervasyonu iptal et başlatma rogramına,
oy bebek ooooyy( slow )
E : ben de sana cevaben bi şiir yazayım mı
K : şarkı sözü bu.. yeni bestem..