
Klasik dönem sonrası Orta ve Batı Avrupa’sında foie gras üreticileri çoğunlukla Yahudilerdi. Akdeniz’deki zeytinyağını, Mezopotamya’daki susam yağını Avrupa’da bulamayan Yahudiler, yemeklik yağ çıkartmak için kaz yetiştirirlerdi, foie gras’yı ise ne yiyip yiyemeyeceklerini belirleyen dini kurallar silsilesi “kaşerut”a aykırı olduğu için kendileri pek sık tüketmezlerken, Hristiyan’lara bolca satmakta sakınca görmezlerdi. Kaşeruta uygun et hazırlamak için etin kandan tamamen arıtılması gerekliliği nedeniyle Yahudilerin kaz ciğeri pişirmekte farklı yöntemleri vardı. 1570’te, Papa’nın aşçısı Bartolomeo Scappi aşırı besili kazlar bulabilmek için Bohemia Yahudilerinin gettolarında köşe bucak geziyordu.

Doğan Kitap tan yayınlanan UZAKNAME gezme hayali kuran, hep bir yerlere gitmek isteyen, dünyanın diğer ucunda insanlar nasıl yaşıyor, neler yapıyor, ne düşünüyor, ne hissediyor, neler yiyor diye merak eden insanların başucu kitabı, bir "okunması farz olan kitap", aynı zamanda tehlikeli de, çünkü insan daha ikinci bölüme geçmeden gitmek istiyor!
Annemiz en sevdiğiniz sulu yemeği yapar biz de oturur yeriz. Arada şu nasıl yapılıyor dediğimizde de bize hayatta akılda kalmayacak tarifler verir.
İşte ben o tarifleri basit formüller haline getiridm, istediğim her yemeği aynı formülle yapıyorum.
İlk adım Türk açılışı:
Efendim hemen hemen tüm salçalı sulu Türk yemeğinin açılışı aynıdır. Tencerede bir miktar margarin eritirsiniz. İnce ince doğradığınız soğanları pembeleşinceye kadar kavurursunuz, üzerine salça ekler onu da azıcık kavurup üzerine su eklersiniz.
Bu açılışın üzerine patlıcan koyarsanız patlıcan yemeği, kabak koyarsanız kabak yemeği olur. Yanlızz.... İşte ben deneyerek öğrendim ki her sebze aynı sürede pişmiyor o yüzden bazı şeyleri önceden koymak lazım.