_yoka sayıldım var oldum_
kocaman gözlerin vardı
simsiyah saçların
ay tenin
yine var onlar
yabancım olan bir bende
dikenlerinden kurtulmama ramak kalan..
benim düşmanım tek sensin
eyy uzanamadığım..
kırsam hudutların kilidini
asmazlar... set kurar
yıkılasıcalar!
dokunup bir gece omzuma..
kısarlar ayarını hücremin
sinirlerim ezilir
damlar inancıma su
dövülürüm değişime.
adem tok
mayıs 2004

—Neyi mesela?
—Ne bileyim her şeyimi. Kimden kaçtığımı, nerelere sığındığımı, kimlere ihanet ettiğimi...
—Peki, sence neden buradasın?
—Onu da siz bilirsiniz. Ben bilmem.
(…)
—Devam edebilecek misin? İstersen biraz dinlen sonra anlatırsın olup biteni.
—Yoo, iyiyim. Ben çaylağın tekiydim aslında. Ama O, çok şey biliyordu. Öbür yandan onun en yakınında yer alan kişi de bendim. Bu yüzden ikimizi aynı hücreye tıktılar. Günlerce hiçbir şey konuşmadık onunla. Sadece sustuk. Merak dahi etmedim olacakları. Sadece kitaplarımı düşündüm. Okuyamadığım kitapları.
Gün ışığı, is kokulu karanlık dar hücresini doldurduğunda ilk defa bu ışıktan korktuğunu farketti vakit gelmişti, şafak vakti.
Dakikaları o kadar değerliydi ki. Hücresinde geçirdiği bu geceyi diğer mutlu günlerine eklemeye çalışıyordu ama korku içini gece boyunca öyle bir kapladı ki bu genç yaşında saçlarının bile beyazlamış olabileceğini düşünmeye başladı. Ne önemi var artık. İşte son yaklaşıyor.
Yaptığı hataları düşündü. Çekeceği cezanın ağırlığını zihninde canlandırmak için uğraştı. Bu düşünce canını sıktı, herşeyi unutmaya çalıştı. Bu kızgınlık neden sanki. Onun yaşında binlerce hatta milyonlarca insan yapmıştı belkide aynı hatayı. Bu cezaya sadece en şanssızı o olduğu için mi katlanmak zorundaydı, birilerine ibret mi olması gerekiyordu acaba. Kendini başarısız hissetti. Başarılı olmak istediğini de hatırlamıyorda ya... Arkadaşlarını düşündü, herhangi bir tanesinin yerinde olmak istedi şu anda. Onun yerine doğmuş olmak. Hepsinin hayatının kendininkinden daha iyi olduğuna kanaat getirdi. Onların sorunları yoktu, varsa bile kendininkinden önemsizdiler. Herşeyleri vardı onların, hepsine tek tek özendi. Keşke o da diğerleri gibi olabilseydi.
Dana-Farber Cancer Institute and Children's Hospital Boston da çalışan Araştırmacılar lösemiye neden olan kanser kök hücrelerini izole etmeyi başardılar. İzole edilen bu kök hücreler yeni geliştirilecek olan ilaç ve hedefte daha fazla etkili olacak yeni tedavilere yol açacak.
ayrtınlı bilgi için
biyolojiyle ilgilendiğim için videoların bulunduğu bir site arıyordum işte burda hücre biyolojisiyle ilgili videoları bulabileceğiniz bir site the journal of cell biology
bu adrese tıkladıktan sonra biraz aşağıdaki "Annotations of Videos" başlığı altındaki mavi olarak gözüken yazılara tıklayarak ilgili vidyoyu seyredebilirsiniz.
İş Sanat’ta “Sinema Şenliği” devam
Ağustos ayında “Aşk Zamanı”, “İhtirasın Bedeli”, “Beyaz Şeytan”, “Hücre”, “Paramparça” ve “Tarafsız Bölge ” var.
Film gösterimleri: Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi
Bilet fiyatları: 4 milyon TL (tam), 3 milyon TL (öğrenci)
Biletler: İş Sanat gişesi
İş Sanat Kültür Merkezi, İş Kuleler 4.Levent,
Tel: (0212) 316 10 83 - (0212) 316 15 60
Aslında Temmuz halen devam, şu an ki filmlerle ilgili eski blog da budur.
Ağustos'ta ne var bakalım şimdi