
1945-1950 yıllarda Lut Denizi çevresindeki mağaralarda bulunan parşömenler 20 yy.ın en büyük el yazması eserlerindendir. ’’Qumran Kütüphanesi’’ olarak da bilinen bu eserler ikinci tapınak döneminin zengin faaliyetlerini göstermektedir ve kütüphane kavramını karşılamaktadır. Şöyle ki; parça parça parşömenlerden oluşan kütüphane 20.000 kadar parşömeni ve 100'den fazla kutsal kitabı bünyesinde bulundurur. Eserler İbranice, Yunanca ve şimdilerde yok olan aramaic dilinde yazılmıştır.
Bu parşömenler ana başlıklar halinde:
1)Tüm İncillerin ana başlıklar halinde toplanması,
2)İncillin çeşitli ilkelerinde ihmal edilen işlerin olduğu,
3)İncil ile alakalı yorumlar ve kıyametle ilgili görüşler çevresinde toplanmıştır. Bu parşömenlerin Esseniler tarikatına ait olduğu sanılmaktadır.
Zeus'tan ateşi çalarak onu insanlara hediye edip, kardeşi Epimetheus'un hatasını telafi eden Prometheus'u tanımayanınız yoktur sanırım. Aynı şekilde İsa'yı da hepimiz çok yakından tanıyoruz. Peki ikisini bu başlıkta bir araya getiren şey nedir?
Kutsal öykülerin bu en meşhur ve "hümanist" iki karakterinin, bir başlıkta yan yana gelmekten fazlasını hakeden bir çok ortak yönü vardır. Bunlardan bazıları aleniyken, bir kısmı da keskin gözler için örtülerin ardına gizlenmişlerdir. Bu ortak noktalara değinmeden önce, tanrı inancının kökenine doğru küçük bir yolculuğa çıkalım istiyorum. Burada temel yordamım da, tanrı fikrine duyulan ihtiyacı açımlamak olacak.