Kızların % 44,3�ü, Erkeklerin % 22,6�sı Hiçbir şey Yapmıyor. tembel tembel yaşamaya devam edip yaşama bir şey katmadığımızın analizi. Bu da sonuçta etken değil edilgen olduğumuzu gösteriyor. Siz yaşamınız için uğraşmazsanız sonuçta sizin yaşamınıza yaptırım planları yapanlar bol olacaktır. Sizce de öyle değil mi??
Ayrıntılar burada
Hasan Sancak, gördüğü ve notere onaylattığı bir rüyasının, 5 yıl sonra bir meşrubat firması tarafından reklam filmi yapıldığı iddiasıyla, ‘Rüyalarımı çaldılar’ diyerek dava açtı. Haberin ayrıntısı burada.
Melez adlı grup, System of a down adlı grubun Atatürk başta olmak üzere Türkleri katil gibi gösteren klibine karşı anlamlı bir şarkıyla cevap verdiler. İşte yalanlara isyan eden o klip! Burada.
14 yaşındaki kıza toplu tecavüz. Bu dangalakça olay bir kez daha gösterdi ki, insan doğulmaz insan olunur! Haberle ilgili ayrıntılar burada Bu yaratıklar nasıl uyuyabiliyorlar yataklarında??
Sevgili semazem, haber nedir yazısında günümüzde değişen habercilik anlayışını sorgulamış.
haklısın, haberin tanımı değişti.
Duyduğumda bana enteresan gelen bir şey söyleyeyim. Birinci körfez savaşında CNN’de şöyle bir haber veriliyor. Ürdün hastahanesinde çalışan bir genç kızın gözyaşları arasından Irak’lı askerlerin hastahaneyi bastığını bebekleri betona yatırıp kurşuna dizdiğini ve hastalara işkence yaptığını anlatıyor.
Daha sonra bu kızın Ürdün Büyükelçisinin kızı olduğu ortaya çıkıyor. Ortada böyle bir olay olmadığını, kızın göz yaşları içinde anlattığı olayın bir stüdyoda yaşandığı ve dramatik etki verebilmek için yönetmen kullanıldığı ortaya çıkıyor.
yanlışları görerek doğruyu bulmak da güzel. ama bunu bulanlar yanlışları yapanlar değil de yanlışlara maruz kalanlarsa, yanlışlığı göremeyenler için büyük bir sorun var demektir.
hele ki söz konusu yanlışlığı yapanlar habercilerse...
thy uçağı kaçırılmış. italya'ya indirilmiş. kaçıranların papa'ya mesajı varmış. kaçıranlardan birinin adı soyadı birinin de adı belliymiş.
dinlediğim 3-4 farklı kanaldaki toplam 1 saatlik kısımda doğru olanlar bir tek bunlardı. ben bilgisayarcı adamım kaçıranların adını duyunca yazdım google'a hemen.
önce hemen söylemek istiyorum "topunuzun allah cezasını versin"
"bela" diyeceğim de, annem bela okuma der hep o yüzden diyemiyorum. ama dilerim cep telefonunuzu mesaj yüzünden kullanamaz olursunuz, en acil zamanda onlarca mesaj gelir de işinizden gücünüzden olursunuz, habersiz kalırsınız, uçağı, treni kaçırırsınız da dımdızlak ortalıkta kalırsınız ; karınızla metresinize gönderdiğiniz mesajlar yanlış gider, evinizden barkınızdan olursunuz, çoluğa çocuğa rezil olursunuz; en gizli mesajlarınız promosyon mesajı olarak dağıtılır da işinizden gücünüzden olur karnınız aç kıçınız açık kalırsınız inşaallah.
Gazetedeki haberi okuduğumda önce şiddetli bir öfke hissine kapıldım.
Sonra zararla oturmamak için sakince bir yazı yazmaya karar verdim.
Biraz düşünürken,eski günlerdeki kendi düşüncelerim aklıma geldi ve
haberle ilgili yorum yazmak yerine kendimi eleştirmeye karar verdim.
Haber kısaca şu şekilde:
bir büyüğümüz namaz kılmak için camiye gidiyor,camiden çıkışta
(pahalı) ayakkabılarının çalındığını farkediyor ve oldukça şaşırıyor.
Bunun için özel bir özel sözcükler kullanılmasa da haber başlığı ve metni bize bazı mesajlar veriyor.
Türk filmlerinde de izlediğimiz bu sahnenin bende uyandırdığı izlenim şuydu:
camiye sadece namaz kılan insanlar gidiyor,ve bunların bir kısmı hırsızlık gibi bir suç işliyordu.
Elbette ki "adamın köpeği ısırması" gibi bu da haber niteliği taşıyordu ama
haber yapanın (ve habere konu olanın) cami ortamına "fransız" olması , malum
şaşkınlığın (ve tabii haberin üretilmesinin) asıl sebebiydi.