

A Milli Takımımız 2008 Avrupa Şampiyonası finalleri A Grubu'ndaki ikinci maçında yarın ev sahibi İsviçre ile karşı karşıya gelecek. İsviçre'nin Basel şehrindeki St. Jakob Park Stadı'nda saat 21.45'te başlayacak karşılaşmayı Slovakya Futbol Federasyonu'ndan Lubos Michel yönetecek.
Buraya kadar her şey normal.
Ancak maçın hakemi Lubos Michel 2005 yılında İsviçre - Türkiye maçını da yönetmiş, verdiği ve vermediği kararlarla Türkiye'deki rövanş maçında çıkan olayların başlangıcı olarak gösterilmişti.
Şimdi aynı hakem yine bir İsviçre – Türkiye müsabakasına atandı…!!!
12 hakem arasında bu hakemin bizim maçımıza atanması kafalarda soru işareti bıraktı.
Amacım olası bir mağlubiye kılıf hazırlamak değil tabi ama yine de diyorum ki neden başka bir hakem değil…???
Ancak her ne olursa olsun Çarşamba gecesi Türk halkının zafer gecesi olsun.
Üzerimizden oyun oynamak isteyenler var ise de onların kötü emellerine ulaşamadığı bir gece olsun
milli takımıza başarılar dilerim…
Şükrü Saracoğlu’ndaki maçın 66.66’ncı dakikası idi saate baktığımda. Tuttuğum takımın yenilmekte olduğunun verdiği hüzün ile bünyeme ancak litre ölçüsü ile hesaplanabilecek miktarda yüklediğim alkolün tesirinde iken, külliyatını nerede ise hatim ettiğim inan6666’nın ayaktopundan bahis açmadığı aklıma geldi. Biraz kışkırtsam acaba kalem oynatır mı falan diye düşünürken, 25. Saat filminde Monty namlı torbacı pirinin ayna karşında yaptığı epik konuşması vasıtası ile kendisine bir güzelleme yazayım diye kafamda tasavvur etmeye başladım. Adamımız Montgomery Brogan, çocukluğunun geçtiği sefil Bronx’da sokaklarda top peşinde koşarken her türlü pisliğe basmayı tecrübe ettiğinden, parlak zekasına hürmeten aldıkları kolejde zengin bebelerine tombala çektirmeye başlayınca kapının dışına koyulmuş, narkotik kariyerin sağladığı $$$ istifinden ziyadesi ile zevk alıp, kendi kendisine ev, araba, çıtır Porto Rikolu manita tevdiatı yapmak yolunu tutmuştur. Yaşadığı bu zevk-i sefa dolu hayatın tadını çıkartırken daha çok $$$ istif etme hırsı ile tüm Hollywood filmlerindeki serseri bünyelerin en büyük hatasını yaparak, son ve büyük bir iş patlatıp piyasadan çekilmek kararı aldığından tüm servetini evdeki deri koltuğun içine güzelce zula ettiği sandığı bir gün, lacivert üstüne sarı yazılı yağmurluklarından her Türk evladının görür görmez tanıyacağı DEA departmanından ajanlar ansızın kapısını çalarak metazori misafir olmuşlar, zulayı anında açık ederek Monty’nin yekün sermayesine ve bilhassa geleceğine ipotek koymuşlardır.
Sen bunu her zaman yapmak zorunda mısın? Yapma bunu Beşiktaş. iyi alıştın. Ayıp ama! Forveti kaleye sokarak maç almayı gelenek haline getirdiniz ama, bu kadar yapmayın rakiplerinize..
İnanmak başarmanın yarısıdır. Bir kere inandın ya, ne durabilir ki daha önünde..
