anne karnında ne kadar savunmasız bir canlı ama bir okadarda güvende. nasıl bir yaradılış harikası insanın inanası gelmiyor doğrusu ama gerçek izleyin.
Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde kadınlara verilen kürtaj hakkı da kişisel haklar arasında en çok tartışılanlardan biri. Bir yanda kadının kendi beden bütünlüğü üzerindeki söz hakkı, diğer yanda dünyaya gelmesi muhtemel çocuğun yaşam hakkı. Annenin ve çocuğun haklarının çatıştığı bu noktada kürtaj; savunmasız bir canlının en yakınları tarafından hayattan koparılması mı, yoksa yasal olarak kürtaj yaptıramayan kadınların sağlıksız koşullarda çocuğunu düşürmeye çalışarak hayatlarını tehlikeye atmalarına engel olacak bir hak mı? Günümüzde kürtaj kararının verilmesinde tıbbi gerekçelerin ön plana çıkarılması savunulsa da tarih boyunca süre gelmiş inançlar ve toplumsal değerler bunu engelliyor. Kürtajın gerekçeleri ve uygulanması birçok durumda etik sorunlara neden olduğundan, kişisel bir hak olarak kürtaj, Hipokrat Yemini’nden bu güne sosyal ortamda olduğu gibi tıp dünyasında da her zaman tartışıldı ve tartışılıyor.
Kendi geleceği ve doğacak çocuğunun yaşama hakkı arasında sıkışan insanlar, çatışan haklar, etik değerler ve duygular. Şüphesiz bir hak olarak kalması fakat sadece son çare olarak başvurulması gereken kürtaj; gerek hekimler, gerek hukukçular gerekse aileler için kelimenin tam anlamıyla bir “zor karar”.

Rezalet…
Bu dünyanın çivisinin çıktığına bir kez daha inandım. Uyuşturucu çeteleri artık hamile kadınlara içinde kokain vesaire olan poşetleri yutturmak suretiyle hava alanlarından geçiyorlar, hem de kaç kişilik bir çete!!! Detaylar burada
Hadi bu zehir tacirleri zaten iade-i vicdan bir vaziyette okul önlerinde bile pamuk şeker satarcasına işlerini yaptıkları zannıyla bir ürpertici hayat yolundalar…
Sana ne oluyor hamile kadın… Sakın beni bu kadınların kimsesiz, aç, karnında çocukla sokakta bırakılan kadın profilinden hareketle arabesk duygulara gark etmeye çalışmayın, olmam zira…