Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "2007 Kazançları"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

hastalık hakkındaki yazılar:

tuttum
7

baba

\
Dağ gibiydi, taş gibi ,dünyaya hükmeder gibiydi, aleme ben de varım diyenlerdendi, çok koşardı,çok yürür, çok çalışır, çok hırslanırdı.Yakışıklıydı , etrafını parasına ve yüzüne gülen çok kadın sarmıştı iyi günlerinde.Işıltılı günlere hayrandı, ışıltılı sevmelere... Parlak günlerin insanıydı...Sönmüş yıldızlar onun harcı değildi zaten...Zamana kandı, hiç bitmeyecek sandı, hep aynı kalacak... Evinin duvarlarına kendi resimlerini sıraladı boy boy, askerlik resimleri, gençlik resimleri, taptığı babasının resmi, vesikalık mustafa resimleri...Duvarlara sıraladığı kendi resimlerine hayrandı, kendine, başardıklarına, yapabildiklerine, yaşayabildiklerine deliydi...

Çok sevilirdi etrafındaki insanlar tarafında bir ayrı cephe oluşturmuştu , bambaşka bir kişilik sergiliyordu dışarda...Evinin dışında adam gibi adamdı çünkü... Saygınlığı parası olduğu sürece vardı hep.Ayaktayken hiç dostsuz kalmamıştı, kardeşleri, sevenleri çepeçevre sardıkça büyüdü, büyüdüğünü sandı, ben kralım derdi... Kendi krallığını kurmuştu küçük akdeniz ilçesinde, bencil yakınları arasında, kendince bir krallıktı.Kral olduğunu sandı, halbuki herkesin gözünde madeni bir madde olduğunu göremedi... Evinde de olmaya çok çabaladı, ama sadece bir aslandı, kükremesinden korkulan, asla başı okşanmayacak... Korkutmanın, ürkütmenin sevgiyi getireceğini sandı yıllarca.... Aslında hiç tebası olmayan bir kraldı, bilemedi...

6 ahkam var
\
Yazıyı yazmamda hareket noktası anoreksiya yayılıyor şeklindeki haber oldu...Üzücü olan; kız çocuklarını incecik olmak gerektiği, bunun tersi olursa karşı cins tarafından pek beğenilmeyeceği ve hatta evde kalacağı konusunda (!) kapalı devre (bazı aile ve çevreler açık açık) mesajlar verildiğidir. Obez olsun, katı katı margarinli poğaçaların içinde
geçen bir hayatı olsun da olmamalı hayal elbette bir ana-baba için ama, bu ince kalma hakkındaki bunalıma sevk edici tutumlardan nefret ettiğimi eklemeden geçemedim. Bu bakımdan; Anoreksiya nervosa' nın özelikle genç kadınlarda görülmesi bir tesadüf değil...
\

Belirtiler muhtelif; aşırı kilo kaybı, giderek içe kapanma, abartılı egzersiz yapma... Tümünü burada bulacaksınız.
Sadece çocukların bilhassa genç kız adaylarının yeme-içme konusundaki kötü yönlendirmeler değil, buradaki kaynağın üzerinde durduğu gibi Ailede asiri geçimsizlik, tartismali ortamda bu ölüme götüren sinsi sürece katkıda bulunuyor.

22 ahkam var
\

Hipokondriazis terimi yunanca bir sözcük. Kaburganın altındaki bölge yani hypocondriumdan geliyor. Terimi ilk olarak hipokrat kullanmış. Günümüzde bu terim halk arasında hastalık hastası anlamına geliyor.

Hastalık hastalığı psikiyatrik bir rahatsızlık olarak ele alınıyor. Hastaneye başvuran hastaların % 4-6 gibi bir aralığını kapsıyor. En çok 20-30'lu yaşlarda görülüyor. Bu hastalar hastaneye en çok karın ağrısı, karın bölgesinde batma - şişlenme, gerginlik, bulantı gibi şikayetlerle geliyor. Yapılan fizik muayene ve tahlil sonuçlarına göre hasta sayılmamalarına rağmen ve hekimin görüşünün aksine hasta olduklarını iddia ederler. Teşhis koymak çok zordur.

12 ahkam var

Bu akşam bir yılbaşı yemeğine katılacağım, eskiden günler önceden hazırlıklar yapar, içimi bir telaş sarardı... Şimdi herşey öylesine sıradan, öylesine boş ki...Neyse aslında bahsedeceğim bu değildi, size arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum aslında hayatımda iz bırakan, her zaman görüşmesemde en zor zamanımda yardımıma koşacaklarını düşündüğüm benimde onlar için aynı hisleri beslediğim özel insanlardan..

Uzun zamandır kendi kabuğumda yaşıyorum, iş ve ev döngüsünde, yukarıda bahsettiğim ruh durumundan dolayı sadece misafir ağırlıyor, o da gelmek isteyenleri geri çeviremediğimden, birde arada bir sinemaya ve yemeğe çıkıyorum.. Eskiden bir sürü programlar yapan benden eser yok, işte böyle bir ruh haliyle kimseleri arayıp sormuyor ve sessizce köşemde yaşıyorum... Ancak geçenlerde seyrettiğim bir tv dizisinde yaşananlar arkadaşlarımı ve ilişkilerimi sorgulamama yol açtı. Dizide kanser olan kadın kemoterapi görüyordu, bu işlem sırasında yanında bulunan eşi fazlaca duygusallaşıyor ve kadının kendini kötü hissetmesine sebep oluyordu. Bu nedenle kadın arkadaşlarından bu işlemde kendine eşlik etmelerini istedi.. Durdum ve düşündüm, ben kimden böyle birşey isteyebilirim.. Kardeşlerimi elersem eğer, kalabalık bir ailem var arkadaşlarıma sıra gelmez ama olur ya onlar olmasaydı kimden isterdim böyle birşeyi, kim ben istemeden böyle zor bir görevi almak isterdi, yada ben kime koşardım böyle birşey için??

19 ahkam var
Etiketler: , , , ,

Soğuk...camıma yağmur damlacıkları hızla vuruyor.. üşüyorum…Benim de düşlerim yağıyor camıma….Yasa bürünüyor gecem, en zifirisinden…İçime çöken hazanın etkisiyle yazıyorum, birkaç dakika ağlamışlığın ve göz yaşının üzerine..Hayat bu işte,bir varoluşun içinde kaybolmak

Bu yazıyı, X’ den eve geldiğimdeki iç sıkıntım ile yazmaya başladım.. Sabrımı taşıran son nokta, hazır çorba oldu....evet yanlış duymadınız bildiğiniz hazır çorba…
X 2 gündür hasta…Soğuk algınlığına bağlı şikayetleri var. Cumartesi beraberdik.. keyifsizdi ama günümüz güzel geçti....Pazar günü bütün gün yattı..yalnız yaşadığı için aklım haliyle onda..mesaj ve konuşmalarımızda “ yedin mi,içtin mi,uyudun mu,öyle yap,bunu et vs” diyerek annevari bir endişe duyuyorum.

50 ahkam var
İşyerinde Psikolojik Taciz
İşyerinde Psikolojik Taciz

Nedir bu mobbing kavramı? Diğer bir deyişle, takım elbiseli psikopatların hastalığı. Şurada tanımlandığı üzre, mobbing, "psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı vermek anlamına gelen, Latince kökenli sözcük". Hiyerarşik gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde tutan kişi ya da topluluğun altında bulunanlara uzun süreli, düzenli psikolojik baskı uygulaması. Son zamanlarda sosyoloji ve hukuk gibi ilgili alanlarda üzerinde çalışılan bir konu olarak dikkat çekiyor.

11 ahkam var
\

Henüz çok küçüktüm, annemlerin yatak odasındaki saksafon biçiminde tasarlanmış antika küçük radyodan Müzeyyen Senar dinlemeye alıştığımda. Her sabah aynı sırayla o eşi benzeri olmayan, o zamanlardaysa özündeki fevkalade tadı henüz damağımda hissetmediğim şarkılar çalıyordu ve tek eğlenceli kısmının sıradaki şarkıyı tahmin etmekten ibaret olduğunu sandığım bastı bacak zamanlarımdı. Hilal Çelebi Demirağ’dan akşam oldu hüzünlendim ben yine dinlemeye ne dersiniz?

86 ahkam var
\

fransızlar aids ile mücadele yöntemlerinde böyle bir stil geliştirmişler. aids'e karşı yürütülen bir kampanyanın afişleri olarak kullanılan bu görüntüler olağandışılığı ile acaba ne kadar etkili olacak?

biz nasılsa enflayon canavarı ve trafik canavarı ile tanışmıştık. bir de aids canavarımız oldu...
canavarlar üretmeliyiz ki suçlusu biz insanlar olmayalım.
kaynak

\
5 ahkam var
1 2 3 ... 8 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu