Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "it's "still" always sunny in philadelphia"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

hatıralar hakkındaki yazılar:

...
...

bilmem ne kadar mantıklı cümleler kurabilirim senin adına
ya da ne kadar konuşabilirim kokunu?
nefesin ensemi tokat gibi acıtırken
eski bakışların kalmamış gözlerinde
deler içimdekileri.

ve acıtır saçların tekrar alevlenen kor yüreğimi
son sözler kalmamış dudaklarında
hepsi buhar olup dağılmış benliğiminin o soğuk duvarlarına.

...
...

seni bende arayıp bulmak neyi değiştirir
karşımda duruyor suretin beni yiyip bitirir...

29 ahkam var

Orak adasına gidesim Löngöz’de ölesim var gece gece… Gerçi Löngöz’e uzun zamandır Azrail uğramıyor diyorlar ama olsun orada yaşayıp-ölesim, oraya gömülesim var. Cırcır böceklerine “susun uleeeyyynn” diye bağırıp, susmadıkları için kendimi onlardan da küçük göresim, diyaframıma lanet edesim var. Ali dayının herkesi bayıltan şarabından içip inatla bayılmayasım var. Gecenin bir vakti yalınayak dolaşıp “yaban” olasım, avaz avaz “yıldızların altında” adlı eseri makamına uygun söyleyesim var… Kahvaltıdan sonra çilingir sofrası hazırlayıp adam gibi-o’nun gibi içesim, karanlık çöktüğünde yaktığı ateşi körüklerken yüzüne bakasım var.
Kalbim egede kaldı… Birkaç güne kalmaz gelirim dedi… O gelene kadar orak adasındaki balıklar gibi uykuya-suya dalasım var… Daha neler neler yapasım olduğunu yazasım var sana. Ama burada bitirme gereksinimim var…

20 ahkam var

İçinden Deniz Geçen Şehir:

İçinden deniz geçen bu şehirde doğdum ben, halicin kokusunu, galatanın neşesini yaşadım, küçücüktüm askerdi babam o zaman, o da küçüktü daha 20 sindeydi ben 2 yaşındaydım, asker babam derdim.. Şapkasını alır aynanın karşısında küçücük kafama oturtmaya çalışırdım, büyük gelir gözlerimi kapardı. 2 yaşında yaşadıklarını mı hatırlıyorsun demeyin, hani olur ya insana böyle flashback ler şeklinde bazı sahneler hiç gitmiyor gözümün önünden. Gölcükdeydi babam, hep evci çıkardı. İşte öyle zamanlardan birinde yanımıza geldiğinde beni aldı, en güzel ve tek gezmelik elbisemi giydirdi annem cılız bebek saçlarımı hatırlıyorum yada resimlerden aklımda kalan, o güne ait bir resimde var zaten. Sultanahmette başlayan yürüyüşümüz, Saraçhane,Unkapanıya kadar uzanmış, hiç gıkımı çıkartmadan yürümüşüm. Arada şarkı söyleyişimiz geliyor gözümün önüne ;

41 ahkam var

1970 li yıllarda radyo popülerdi. tv’nin yavaş yavaş evlerde arz-ı endam ettiği günler başlamıştı ama o hala salonların sultanıydı... ailecek müptelası olduğumuz programları daha dün gibi hatırlıyorum. Akşamları takip edilen radyo tiyatrosu vardı... Şimdinin Sılası, Binbir Gecesi o oyunların yanında solda sıfır kalırdı... Hayal gücünüzü kullanırdınız görsellik olmadığından. Hele birde arkası yarın adlı bir dizi vardıkiiiii ... Sabahları hem ev işleri yapılır hem de heyecanla kulak radyoya verilirdi... Sonra bu heyecan komşu ile paylaşılırdı.. dedim ya şimdiki dizilerden farkı görsellikti... Eylem aynı... sonuç aynı.. Hafta sonları ise çocuk saati ya da çocuk tiyatrosuydu sanırım, cumartesi sabahları abimle erkenden kalkıp radyo başı yapardık. Bu yüzden bazı tiyatro sanatçılarının neredeyse bebekliklerini biliriz desem yalan olmaz... Cuma sabahları köy saati vardı.... rahmetli sevgili babacığımla saat 07:30 sularında dikkatle ve keyifle dinler bir taraftan da çayımızı içer, o işe ben okula yollanırdık... Daha neler neler....

radyo oyunu günleri...
radyo oyunu günleri...

272 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu