Evvela ismi konmuş, lakin halen cismi, mahiyeti sırlar gölgesinde salınmakta olan Cemre'ye;
(Asırların gün hükmünde olduğu yağmurun öyküsünün satır aralarında, tabiatta bir ilginç varlık olan insanın da zikredilmesi kadar sıradan bir vakıa bulunamaz)

Meteoroloji kelimesi ilk kez Aristo tarafından dünya bilimlerine ilişkin ele aldığı Meteorologica yazısında dillendirilmiştir ki şol eser aynı zamanda dört elementten (ateş, su toprak, hava), su buharından, havadan, jeoloji ve hidrolojiden de bahseden başat bir yazıt olagelmiştir yüzlerce sene. Bununla birlikte belirli coğrafyaların türlü halklarınca, geçmişi yüzlerce yıla dayalı gözlemlerin derlenmesi neticesinde hayata ve hayatta kalmaya dair önemli kimi olayların (tohum ekme, ağaç budama, çiçek ekme, vb.) bu gözlem bilgilerinden faydalanılarak takip edilmesi sonucunda halk edilmiştir folklorik meteoroloji. Bir nevi yazılı olmayan takvimdir.
Kimi “havayi” meteorolojik olaylar, tarihin akışına dahi yıkıcı şekilde etki etmişlerdir. Hal böyle iken hava ile ilintili olaylara dair insanların daha bir pür dikkat kesilmeleri takdir edilirse son derece normaldir.


Hoparlörlerin sesi maksimumda ilettiğini biliyorum. Bütün düzenekler aylar öncesinde tamamlandı. Bulunduğum mekanın şu an için boş ve soğuk olması ne garip! Terkedilmişliğin uzun soluğu yakında değişecek. Ama bunu, mekana anlatmak imkansız... Bir köşeye atılmış boş koliler bile bekleyip görmek zorundalar. Yapmadıkları iş değil!
Kampanyayla ilgili ayrıntılı bilgi için buraya tıklayınız.
Egzoz canavarı IKARUS'lara son!

Kendime yalan söylediğim ve her defasında ve her seferinde inandığım "Bu da geçecek elbet" sigaralarımdan birini daha mı yaksam ki?
Bir yalan daha mı eklesem sensizliğe?
Bir sigara boyu daha mı uzaklaşsam yalnızlığımdan...
Kaçıncı meretim ki bu? Sensizlikten sonra…
Anlasana artık yoruldum. Bir an önce bitsin istiyorum bu gerçeklerle karışmış yalan nefesler.