Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Taşınabilir duş"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

haykırış hakkındaki yazılar:

Ve kavga biter! ... havadaki boşlukta asılı kalmış kelimeler çoktan vücut bulmuştur. Savrulmuş harflerin tokat izleri azgın geceyi dondurmaya yeter de artar bile... Aksak masanın üstünden yere damlayan kansa, az önce yitirilmiş beklentilerin, şiddetli sancıyla doğurduğu hüsrandandır. Pelteleşmiş acıyı kıvamında bırakan isteksiz haykırış da artık yavaş yavaş gölgesini terk eder. Soluk alışlar o kadar hızlıdır ki nutkun tutulur nerdeyse, soğuk bir sızı başlar ve nefes aldırmaz sesine . Boğulmak üzere bırakılan acı sükunetle beslenir ve büyür sinsice kaderiymişçesine. Yük ağırlaşır kendini aşar ve çöker olduğu yere… Uzlaşmak mı bitkinlik mi bilinmez tırsak titrekliğin sebebi. Sonra Ampirik bir bilim adamı düşüncesi bürünür donukluk son çırpınışlara aldırmaksızın , boşlukta kaybolmaya mahkum izler teker teker yok olur… Seçim hakkı olmayan bir kabulleniştir bu yengiyi mecburiyetle birlikte. Son darmadağınıklık kalmıştır artık geride çaresizce….. Daha tüketemediğin ürkek hımbıllığı da omzuna alıp yavaşça aynadaki çatlak aksini okşarsın hüzünle… Kendinden vazgeçişle, süzülen tortulaşmış aciz tuzlu birikintiyi fütursuzca silip dikili verirsin yine de. Yakıcı soğukluk gecenin karanlığında belirir, hesaplaşmaya tek şahittir ama umarsız çatırtıdaki asi sessizlikle yandaş olup çekilir gerilere. Ve bilirsin artık ‘’ben‘’ bir başkasıdır gerçekte… Sarılıp, yarı uyuşuk bedenine hazırlanırsın yeni kavga hallerine. Kendini kandırma acizliğini yaşamak mı? yoksa vazgeçiş basamaklarına tutunarak çıkmak mıdır bu? Hangisi daha erdemli? Hangisi daha azlettirici? Kim bilir ve kimin umurundaki… Eziklik haline geçişlerin ulvi bir sebebi olabilir mi? Çaresizlik değil bu kabulleniştir aslında gerçeği, özgür bırakılmanın tek hali. Az biraz takatin de kaldıysa, tapınarak mecbur kalışlara, saygıyla eğil haykırışlara ve azat ed kendini kendinden, ayır,acıt ancak bütünlük ve özgürlük (sanırım) böyle sağlanır. Siz kaç kere vazgeçtiniz kendinizden, kaç kere yalan gerçeklere haykırdınız hıçkırıklarınızla düğümlüyken ve kaç kere döne bildiniz gerçekten özünüze, kendinize ? kolay olan zor olmayandır ya hani işte hep zoru mu seçiyoruz dersiniz bilinçsizce ???( bu hak revamıdır bize?) Meltemce:)

20 ahkam var

Saat gecenin yarısını yirmi geciyor.. Efkârın verdiği sitemi ile çektiğim duman, ciğerlerimde pas tutsada.. Üflüyorum efkârımı usanmadan.. Yalan ile yaşanmış hayata cekiyorum dumanı.. Sonra üflüyorum yine aynı hayatın üzerine, sitemimi, isyanımı, dumanimi.. Saat itibarıile ruhu sıkan şarkılar içimi rahatlatiyor.. En arabeskinden.. Duman ile gelen rahatlık hissi, arabeskin verdiği ihtişamile bütünleşiyor.. Senden kalan içimdeki yarimi tamamlıyor.. İsyanıma neden olan, senin bıraktığın harabeyi toparlıyor.. Gitmek istemesemde, gitmek içimi acıtsada.. Mecburiyetin verdiği vazifeyi yerine getiriyor ruhum.. Evet gidiyorum.. Senden kalan yarım ile, efkârım ile, pas tutmuş ciğerimle gidiyorum.. Dillendiremediğim daha bir çok sitem kayıp oluyor benimle.. Sessizliğin verdiği acizlik ağır basıyor.. İsterdim ki!.. Haykırayım, içimdeki çığlıkları dillendireyim.. Ruhumun Bir köşesinde kalan sen izin vermiyor.. Kıyamıyor sana.. Kendimi kaybetmeyi istediğim yerde, içimdeki seni kaybedemiyorum.. Bir daha bulamama korkusu ürpertiyor içimi.. Kaybettim bugün kendimi.. İstediğini almanın yüceliği daha bir muhteşemile daha bir muhteşemsindir şüphesizz.. Son bir Şey Söylesene.. Mutlumusunn..

3 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan haykırış yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu