Bir umutla doluyor içim bazen
Sonra ansızın hüzün fethediyor bütün topraklarını ruhumun
Bitmeyen yalnızlık savaşçıları geliyor ardından
Her yeri fütürsuzca yıkıyor ve yakıyorlar
Yaşayakalmak için yapıyorlar tüm bunları biliyorum…
Kalan son sevgi damlası da buharlaşıp gidiyor sonradan
Umutsuzluğun ateşkesi sarıyor dört bir yanı
Ağlamaklı oluyor tüm anılarım yüreğimde…
Unutulmaya yüz tutuyorlar
Aşka dair ne varsa soykırıma uğruyor kesin bir kararla gönlümde
Küçük mutluluklarım bir yerlere saklanıyorlar
Dev mutsuzluklardan korkup kaçıp
Onlar birer kara delik her şeyi yutuyor içimde ne varsa
İyi , kötü, güzel ve çirkin…
Ölüler ve yeni doğanlar aynı yere kapatılıyor bu savaşta
Küçük isyanlar çıkarıyor serzeniş yanlısı duygular
Neden diye soruyorlar bu talan ne uğruna? …

Adına türkü yakılıp,
Defalarca okunmuş.
Bir rüzgarlık ömrün
Yaprak dökünce
Unutulmuş...

Hava pusluydu, hava soğuktu.
Köşedeki lale ağacı yapraklarını sarartıp döküyordu...
Hazinliydi, Hüzünlüydü.
Yüzündü….
Sende döktün gittin ya. Yüzünü….
Tam tamına sekiz mevsim geçirdim bu şehirde.
Sensiz…
Tam tamına dört bahar geçti…
Sevgisiz...
İki tanesi yalancı "ilk"lerdendi…
Gerisi hüzün bozgunu sarı….