Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "panasonic lumix dmc-fx150"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

heykel hakkındaki yazılar:

\

Genel anlamda sanatta çıplak insan figürünün kullanıldığı ürünler için bir tanımlımdır “Nü”. Çıplak sözcüğünün insanı tanımlamasına rağmen, çıplak kadın figürleri için kullanılagelmektedir. Çıplak, birçok uygarlıkta, dinsel törenlerde, büyü şölenlerinde önemli koşul sayılmıştır. Bereket simgesi olarak kullanılmıştır. Arkoik dönemde ölüm simgesi, Ortaçağda saflık ve temizliğin simgesi, Rönesans’ta insan ve doğa ilişkisinin simgesi sayıldı. 19. Yy.da Goya’nın metresi ve Maneti’n Sokak kadınını betimlemesiyle idealleşme eğilimi sona ermiştir. Daha sonraki yıllarda duygusallık ön plana çıkmıştır. Çıplaklığın gerçekçi kimliğe dönüşmesi Courbet, Degas, Renoir’in tablolarıyla oluşmuştur. Son yüzyılda çıplak tarih boyunca üstlendiği simgesel tanımlamalardan kurtulmuş görünmüştür. Türkiye’de çıplak, gerek minyatür geleneği içinde, gerekse resimde batılılaşma süreci içinde ele alınmıştır. Canlı modellerden çıplak çalışan; 1914 kuşağı ressamlarımızdan Ruhi Erel, İbrahim Çallı, Namık İsmail gösterilir. Bu dönemdeki duygusal yaklaşım, daha sonra Kübist ve soyut eğilime dönüşmüştür.

17 ahkam var
özgürlük heykeli
özgürlük heykeli
Özgürlükler ülkesi Amerika! Kendi topraklarında yaşadığı her insana özgürlük haklarını sonuna kadar verdiğini iddia eden birleşmiş milletler topluluğu. Ama gelin görün ki iş diğer ülkelere geldiğinde büyük güç amerika hiç de öyle davranmıyor. Başta ırak olmak üzere! Neyse bunlar daha uzun sürecek konular. Ama size bununla bağlantılı bir amerika tarihinin gerçeğini yazmak istiyorum.

Özgürlük heykeli Amerikanın Newyork şehrinde 1886 yılından beri özgürlüğün simgesi olarak kabul edilmiş anıtsal heykel ve gözlem kulesidir. Bu heykel Fransa tarafından ABD ye kuruluşunun 100. yılı olarak hediye edilmiştir. Heykelin Sol elinde bulunduğu tablette 4 temmuz 1776 tarihi (Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi) yazılıdır. Sağ elinde ise bir meşale bulunmaktadır. 46 m yüksekliği bulunan heykel, kaidesi ile 93 m'dir.

1 ahkam var

\

Hollanda’lı denizci Jacob Roggoveen 1722 yılında, Şili kıyılarına 3000 km uzaklıkta bir ada keşfetti. Polinezya adalarının doğusunda bulunan bu adanın yüzölçümü 180 km karedir. Adaya ayak basıldığı gün paskalya günü olduğu için, adaya Paskalya Adası adı verilmiş. Şili’ye bağlı Paskalya Adasının ilginç bir gizemi var.Adada bulunan dev heykeller olmasa, buranın daha önce hiçbir medeniyet görmemiş olduğuna inanılır. En az 12 metre yükseklikte ve 50 ton ağırlığındaki taş heykeller burada kaybolmuş bir medeniyetin habercisi sanki.Adada tapınak,bina,çanak,çömlek gibi herhangi bir yaşam belirtisi yok.Fakat çok sayıda volkan kayasından yontulmuş heykeller var.Bunlardan bazıları yere yatmış ,bazıları da dövmeli insan büstleridir. Heykellerin hemen hepsi gizemli bir şekilde adaya doğru bakıyor.Tarihçiler bu gizemli heykellerin gizemini araştırdıkça hayretleri daha da artmış. Çünkü adada çok sayıda insan, hayvan ve kuş heykelleri de buldular.Ağaç heykellerin üzerinde dünyanın hiçbir yerinde kullanılmayan ve kimsenin okuyamadığı yazılar vardı. Bu heykellerin , oraya nasıl geldiği, kimlerin ne zaman yaptığı hala bilinmezler arasında. Bugün orada yaşayan yerli bir halk var.Her yıl yüzlerce turist ağırlayan bu adanın geçmişiyle ilgili bir takım görüşler olsa da bunlar teoriden ileri gitmiyor.Ve ada gizemini hala koruyor.

0 ahkam var

Vatandaşlara Modern San'atı Nasıl Sevdireceğiz?Vatandaşımızın sokaklara dikilmiş heykellere yönelik saldırganca hareketleri dikkatimi çekiyor. Dikkat çekmeyecek gibi de değil. Daha yenilerde İzmir'de Mozart heykelinin kemanını koluyla birlikte söküp almışlar. Ankara'da da Yüksel Caddesinde bulunan bir takım heykellere oralara takılan bilumum lümpen taifesi yapmadığını bırakmadı. Oraya yolu düşen herkes görmüştür. Caddenin ortalık yerinde dikilip geleni geçeni seyreden meçhul memur heykelinin önce burnu, sonra bacakları kırılmıştı, en son da kökünden sökülüp götürüldü. Neyse ki tamir görüp eski yerine tayin edilmiş. Kenardaki bankta oturan meçhul çiçekçi heykeli, elindeki çiçek buketini çok geçmeden kaybetti. Caddenin Atatürk Bulvarı çıkışındaki meçhul boyacının da sandığını yürütüler. Başka güzide şehirlerimizde bu çeşit vandallıklara daha çook örnek gösterilebilir.

16 ahkam var
1 2 3 4 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu