Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "melissa rodwell"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

hikaye hakkındaki yazılar:

KARTALLAR YÜKSEKTEN UCAR!
KARTALLAR YÜKSEKTEN UCAR!

XNicox departmanindan pohpohlama, yaglama departmanina...

Evvel zaman icinde bir yigit varmis. Bu yigit gercekten özü sözü bir olanmis. Pohpohlama, yaglama departmanin da olanlar, bu yigidin sirtini pek de yaglar yikarmis. Yigit kisi kardesimiz cok yaglaninca birden afallayip, sag sola baya bi küfür sallamis. Sonucu; pek acikli olmus. Mertce, yigitce geldigi yeri, yine mertce, yigitce terkeylemis gitmis. Pohpohlama departmani da böylece bir müddet sahipsiz kalmis. Bu giden mert arkadaslarinin ancak iki gün yasini tutabilmisler. Onca pohpohlayip yere göge sigdiramadiklari bu arkadasi, bir kalemde silivermisler. Ve hatta artik o gitti, biz bu güne bakalim diyecek kadar da asagila bilmisler. Bunlar civciv olduklari icin ha bire bir koruyucu arar dururlarmis.Tam da bu aralarda karsilarina bir Kartal Cengaver cikmis.

3 ahkam var
savaşçı cengaver süvari atlı yiğit kahraman savaşan akıncı Hun Savaşçı türk türkler

Yiğitlerim…
Uyanın! Şafak söktü.
Şimdi varlığımızın bedelini ödeme vakti.

Sisli bir sabahtı. Tüm rüyaları geride bırakıp yola düştüğüm zaman. Uyanmıştı gözlerim. Ama aklım düşlerimdeydi. Herkes gibi…

Atlılar geçiyor önümden. Yüzleri kirli çocuklar izliyor bizi. Elleri koynunda analar. Zafer, zafer, zafer… diyor yürekler. Topal bir ite takılıyor gözlerim. Yumruğumu sıkıyorum ve göğe kaldırıyorum düşünmeden ama inanarak kapılacağım mutluluğa.

4 ahkam var
\
Vaktim çok ama hiçbir şeye yetişemiyorum. Günümün sadece beş saati işte geçiyor geri kalan saatlerin hepsi benim. Evde çocuk yok eş yok. Kızım zaten büyük her işini kendisi yapıyor.
Günümü planlamaya çalışıyorum. Bu gün iş çıkışı kendime bakım yapacağım, manikür pedikür ve cilt bakımı yaşlanmayacağım hep bakımlı olacağım. Yaşadıklarıma ve hayata inat pırıl pırıl olacağım. Önümüzdeki hafta yarım kalan resmimi tamamlarım, uzun zamandır yapamadım canım çok resim yapmak istedi.
Gece dizilerimi izlerken yeni gelecek olan toruna kazaklar örerim Perdeler kirlendi onları da hafta sonu yıkarım. Makina çalışırken de hafife girerim uzun zamandır girmedim özledim oradaki arkadaşları okurum havadis alırım(equ çilekle evlen dimi düğünü nasıl oldu)
Yarın akşam iş çıkısı hava güzel olursa sahile inip denizi seyrederken çayımı içerim.
Planlar güzel değil mi? Gelgelelim uygulamaya gelince icraat yok.
İşten gelince azıcık uyuyayım diyorum, kalkınca biraz televizyona takılıyorum. Kendi kendime canım sıkılıyor şarkısını söylüyorum(benim bestem)
Vakit çooookkk, ama bu işleri yapmaya vakit bulamıyorum. Ne olacak benim bu halim. Silkelenip kendime gelmem lazım.
41 ahkam var
\

Akşam merhaba dedi yine bizim mahalleye
Güneş elveda derken romantik bir tabloda değildir bu yerde
Aç cocukların çığlıklarıyla inler sokaklar hoş sedaların yerine
Fakirlik ve yoksulluğun üstüne çöker karanlık öylece

Bir sessizlik siner bizim mahalleye akşamları
Evlerden yayılan cılız ışıklar aydınlatır sokakları
Hele mevsim kışsa yoktur kesin ceyranları
O zaman daha da korkutur bu karanlık çişe giden çocukları

Evin içinde yoksa da helası,mutfağı
Hiçbir zaman kaplamadı zihnimizi bunların hülyası
Bir çocugun neler olabilir ki rüyası
Bir hikayede geçen kahraman olabilmektir sevdası... Umarım beğenirsiniz arkadaşlar...

11 ahkam var

Bir oyun oynayalım istedik, expresyon ile. Sonra dedik bu oyuna başkaları da katılmaz mı, beyin fırtınası yapmazlar mı? Bir hikayeye başladık, bir yerde bıraktık diğeri devam ettirdi. Bu hikayenin nereye kadar gideceğini merak ediyoruz. Bayrak yarışı gibi. İster bir cümle, ister 10 cümle. Diğerinin bıraktığı yerden devam etmek tek şartımız. Neden böyle bir şey yapalım diyenlere ise “sen de haklısın kardeş” dışında sözümüz yok. Oynamak isteyenleri hikayenin başlangıcına, alt satırlara alalım.

\

NEVDALİST

180 ahkam var

OSS denilen sınavla başlar bu uzun maraton. Aslında Sınavdan çıktıktan sonra beklentilerin belki de bambaşkadır. Çoğu öğrenci Üniversite için başka bir şehire gideceğini öğrendiği gün bunu ciddi bir olaymış gibi algılamaz. Gün gelir ki yaz tatili biter ve okuyacağın şehire gideceğin gün artık "bugün" dür.Hani çok sevdiğiniz bir yakınınız giderken insanın boğazı düğüm düğüm olurya, işte bunları o malum günde fazlasıyla yaşarsınız. Ne oluyo lan nereye gidiyorum tezahüratları arasında bir de bakmışsınız ki Otobüsten dışarıyı izliyorsunuz.

1 ahkam var
\

Çavdar Tarlasında Çocuklar (The Catcher in the Rye) J. D. Salinger`in tek romanı… Eşsiz benzersiz bir eser... Okuyanlar hak verecektir, yazarın derin bilgisinden değil, kaleminin kuvvetinden ya da diğer meslektaşlarından daha kültürlü olmasından dolayı hiç değil, samimiyetinden, doğallığından dolayı bu ünvan verilmiştir kendisine. Tıpkı kitabında anlattığı 16 yaşındaki Holden Caulfield gibi çocuksu olduğundan dolayı... .D. Salinger’in bu güne kadar basına sızmış birkaç tane fotoğrafı var sadece. 21. yüzyılda meşhur bir yazar ve sadece birkaç fotoğraf… İşte onun farklılığını ortaya koyan bir özelliği daha… Aşağıdaki resim bir arabanın içerisinden gizlice fotoğrafını çekmeye çalışan bir gazeteciyi fark ettiğindeki davranışı… Kim ne derse desin ‘çocuksuluk’ budur işte. Şöhretin zirvesindeyken kimseyle görüşmeme, fotoğraf çektirmeme gibi inatçı hareketler olsa olsa bir çocuğa yakışır zaten.

3 ahkam var
1 2 3 ... 13 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu