Gece yarısı silah sesleriyle uyanmak nasıl bir histir?
Peki durup dururken bir tabanca mermisine hedef olmak?...
Ben de demiştim "İnşallah yeniliriz!" diye.
Akıllı bir arkadaşım da ağzımın payını verdi.
"İşte, senin gibiler yüzünden Türkiye ilerleyemiyor!"
Neymiş, şampiyon olursak bir sonraki kupa için herkes Türkiye'ye gelecekmiş.
Turist gelecekmiş, döviz gelecekmiş.
Futbol terörü bitmek bilmiyor.
İçerdeki ve dışarıdaki ulusal güvenliğe tehdit oluşturan güçler yetmiyormuş gibi
bir de futbol terörüne sahibiz.
Sayısız holiganın stadyumlardaki çılgın ve dengesiz hallerini kanıksadık artık.
Her galibiyet sonrasında -bırakın holiganları- , en akıllı futbolseverlerin bile
-coşkuyla- sıktığı mermilerden birileri nasibini alıyor.
Masada profesyonel biçimde hile dağıtır gibi kartları dağıtıyordu. Bir yanımda kart seçemeyen körler, diğer yanımda rest çekemeyen dilsizler. Kucağımıza oturup, erotik dansıyla elimize şans getiren uğur böcekleri de cabası... Bana gelen seride kartların hepsinin toplamı epsilondan küçüktü. Oyun tek el oynanacaktı. Herkes diğer elini, oyun başlamadan önce özel bir aşıyla hissizleştirdi. Ve suni teneffüs ziliyle oyun başladı.
Bende de diğerleri gibi dört kart vardı. Elimdeki kartlardan biri canlı bomba, biri eşit ağırlıkta sayısalcı, biri günah gibi özenle işlenmiş kilim ve sonuncusu fotosentez yapan takvim yaprağıydı. Hepsini toplayınca epsilondan küçük ediyordu. Tüm epsilonlar herhangi bir pozitif doğal insana tekabül ediyordu.