Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Bir Demet Tiyatro"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

hollywood hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
16

film-noir'in Günümüz yüzü: neo-noir

\

Kara filmin doğumuna en önemli zemini hazırlayan kuşkusuz ikinci dünya savaşıdır. Savaş Amerikan toplumunun tüm yerleşik model değerlerini altüst etmiş toplumsal yapıyı derinden sarsmıştı. İyi ve kötünün iç içe geçtiği savaş sonrası döneminde Amerika’ya göç eden Billy Wilder, Robert Siodmak, Otto Preminger ve Fritz Lang gibi Alman ve Avustralyalı yönetmenler; dışavurumcu Alman sinemasının etkilerini Hollywood’da taşıdılar.
Dışavurumcu alman sinemasının en önemli ve öncü sayılabilecek filmi “Dr. Caligari’nin Muayenehanesi” bu türün çıkış noktasını oluşturur.
\

Savaş Beyaz Perdeye Yansıyor
Amerika’nın savaş sonrası psikolojisinin ve genel atmosferin sinemaya yansıması kaçınılmazdı. Savaş sona erdiğinde evlerine dönen erkekler pek çok şeyi bıraktıkları gibi bulamamışlardı. Kadın toplumsal hayatta etkin bir rol alıp özgürlüğünü ilan etmişti ve "mutfağa" dönmeye de pek niyetli görünmüyordu. Bunların dışında askerden dönenlerin iş bulabilme endişesi vardı. Amerika o yıllarda kanunu hiçe sayan adamların egemenliğinin sürdüğü, sokaklarda kurşun yağmurlarının esip geçtiği, çetelerin her köşe başında hesaplaştığı bir toplumsal buhran dönemi içindeydi. İşte bu ümitsiz ve karanlık ortam kara filmin doğmasında gerekli olan altyapıyı hazırladı ve tür, bu atmosfer içinde ortaya çıkıp gelişti.

11 ahkam var
tuttum
10

Orson Welles: Sinema Tarihini Yazan Dahi...

\

Orson Welles (1915–1985)

Amerikalı yönetmen Orson Welles, savaş sonrası yıllarda uluslararası sinemaya etkili bir güç kattı. Özellikle; ses, film kurgusu ve kamera arkasında yaptığı geleneksel olmayan farklı deneyimleri ile birçok yönetmeni etkiledi.

Çok zeki bir çocuk olan Welles, küçük yaşta yazarlıktaki yeteneğini ortaya koydu. Çocukluk yıllarında Shakespeare okudu ve okuluna devam ederken kendi piyeslerini sahneledi, başrolleri üstlendi.

53 ahkam var
tuttum
8

Walt Disney: Sanatla Ticaretin Muhteşem Karışımı

\

Walter Elias (Walt) Disney, (1901-1966) Chicago'da dünyaya gelen, Amerikalı çizgi film ustası. Resim ve karikatür eğitimini tamamladıktan sonra bir reklam stüdyosunda çalışan Disney, burada resim sanatçısı Ub Iwerks ile tanışır ve birlikte Hollywood'da bir şirket kurarlar.

Disney'in sinemaya girişi, 1924'de "Alice Çizgi Film Diyarında" adlı bir dizi çizgi filmle olur. 1928'de otel odasında bir delikten çıkan fındık faresinin verdiği ilham ile Iwerks tarafından çizilmeye başlayan Mickey Mouse (Miki Fare) tiplemesi ile de çok büyük başarılara imza atar.

35 ahkam var
tuttum
3

"Clear Turkey"

Bundan 75 milyon yıl önce, galaksinin bir yerlerinde, aynı anda 76 gezegeni yöneten Xenu, nüfusun çok artması nedeniyle, krallığındaki 13,5 trilyon varlığı bir uzay gemisine tıkıştırıp dünyaya göndermiş. Dünyanın çeşitli yerlerindeki volkanlara düşen zavallı canlıların Thetan olarak adlandırılan ruhları, dünyanın dört bir yanına dağılmış. Ama thetanlar atmosferdeki bazı tuzaklara takılarak "yanlış düşüncelere" kapılmış, doğru olmayan inanç sistemleri geliştirmiş. Tabii ki o varlıklar, thetanlar aslında bizlermişiz! Hepimizin içindeki bu thetan'lar tekrar gelişmek, yanlış düşünce sistemlerinden kurtulmak ve ölümsüz olmak için cebelleşiyormuş da haberimiz yokmuş.

6 ahkam var
tuttum
0

555

Etiketler: , , ,
0 ahkam var
tuttum
0

Solaris Terlik

Terlik'le bir ilgimiz yok. Aslında mesela George Clooney'li bir film. Şu an oynayan 2 adet var zaten. Solaris, psiko-dram gibi. Steven Soderbergh ve James Cameron yönetmiş. Film pek parlak diyemem. Aslında konu pek karmaşık gözükebilir ama değil. Enteresan bir şekilde bu filmi seyrederken Event Horizon'u seyreder gibi hissettim. Verdiğim linkte görüleceği üzere bu film Solyaris diye bir filmle ilişkilendirilmiş. Yani Solaris'in 1972 model orijinal Rus versiyonu

Stanislaw Lem’in kitabından uyarlanan film, daha önce Rus yönetmen Andrei Tarkovsky tarafından 1972'de sinemaya Solyaris adıyla uyarlanmış. Hikâye aynı. Ve her zaman olduğu gibi, Holywood'un bir filmi tabîi ki yurtdışından arak (bkz. Birdcage, 12 Monkeys, Vanilla Sky akla ilk gelenler). Dedim ya Event Horizon'u seyreder gibi oldum. James Sanford adlı bri eleştirmen de direkt olarak bu noktaya değinerek, Event Horizon'un da Torkovsky'nin filminin değişik bir versiyonu olduğunu vurgulamış.

7 ahkam var
tuttum
0

star stalkers

Star yaratma, sevdirme, oldurma mekanizması nasıl gelişti nasıl oturdu tam olarak kestirmek zor ama, mitolojik kahramanlardan sonra en çok özdeşleşilen ve uğruna manyak olunan star İsa, namı diğer jesus christ superstardır sanırım. Elçi olarak gönderilmiş kültleşerek geri dönmüştür. İsa uğruna hala cinayetler işlenir, onun adı haykırılarak hayatlara son verilir. Adına yapılan tüm manyaklıklarda İsa ve onu izleyen diğer kahramanlar sadece bahanedir, ardında manyak edimcinin sebepleri, güdüleri ve karmaşık hikayeleri vardır.




Mucizeler, büyük mesajlar ve ardından gelen değişimler uzun zamandır bu taraflara uğramadığından daha farklı starlarda medet aranmaya başlandı ya, bunun yapılacağı en verimli yer de elbette hayal makinası diye nitelendirilen hollywood ve müzik endüstrisidir. Bu insanların yaptıkları rolün, söyledikleri şarkıların ve diğer yaratıcı ve para getirici aktivitelerin dışında etraflarında öyle bir aura oluşturuluyor ki, mitolojik kahramanların en önemlisi sıradan insan bunlara kapılıp kendi hayatının sıradanlığını, elde edemediklerini, olamadığı her şeyi unutup onunla özdeşleşerek kendi derdine derman arıyor. Star merakının gündelik hayatta kabul edilebilir hale gelmiş olan normalleştirilmiş dozu bir starın hakkında çıkan her haberi küpürleme, adını çocuğuna, köpeğine, şuyuna buyuna verme, özel hayatı sanılan bilgilerin tümünü takip etme gibi sıkılmış ama yine de gündelik hayallerle yuvarlanıp gidebilen insan davranışı. Bunun bir ileri adımı bir konser sırasında sahneye fırlayıp üstünü başını parçalama ya da starın bahçesinde kamp kurup içeri alınana kadar oradan uzaklaşmayı reddetme. Kimi hayranlar starlara olan takıntılarını o kadar ileri götürüyorlar ki, iş ya akıl hastanesinde ya da hapishanede son buluyor. Star manyağı mertebesine erişmiş manyakların çoğu da amerika’dan çıkıyor. İşte örnekler:

7 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

reklam

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu