şubat oldu gene. şubat, ağır. şubat, çöktü. bastı, şubat. hem de ondördünden. bakın ben bu ondört şubatta kimi, kimleri hatırladım, hatırlatmak istedim. bu yazıyı mutlaka okuyun bir.
Mikrobakteriyel bir sentez sonucu, klastrofobik olan bütün kanguru yavruları, tüm yaşamlarını aborginlerle birlikte, ikoruku kabilelerinin yaşadığı niagara'nın ormalık kesimlerinde "körler sağırlar birbirini ağırlar" oyunu oynayarak, tilki kuyruklu jon'a minnet borçlarını ödeyip, kırmızı başlıklı kız öyküsündeki kurtun homosexuel dürtülerle babaanne kılığına girdiğini ıspatlamak için
hep beraber yıldırım nikahıyla hem cinsleriyle evlenip sonra boşanacaklardır. Bu durumdan hoşnut olmayan bütün kanguru ebeveynleri kuduse gidip tuttukları bütün yahudilerin sakallarını kesip hristiyanlara satacaklar, burda kazandıkları paraylada, küçük ama huzurlu bir ev satın alıp homofobik bir şekilde sarkmış bölgelerini birbirlerine sürterek kamp ateşi yakacaklar ve gergedanların kaçmasını sağlayacaktır.

Bahsettiğimiz şey bir insanlık suçu, bir en uç cehalet ve hoşgörüsüzlük örneği. İran'da 1979 da gerçekleştirilen islami devrim sonucunda eşcinsellik "suç" kabul edildi. Yani adam öldürmek, gasp yapmak, hırsızlık yapmak gibi bir şey; yakalanırsanız işkence görüyor, hapse giriyor, kırbaçlanıyor, hatta asılabiliyorsunuz! (2005 yılında 17 ve 18 yaşlarındaki iki eşcinsel genç Meşhed kentindeki halka açık bir meydanda 228 kez kırbaçlandıktan sonra asılarak idam edildiler)