
Bir faytona baktınız.
Ya da bir arabaya.
Bir mp3 oynatıcı.
Eski bir radyo.
Aile yadigarı bir koltuk.
Veya başka bir nesne...
Zamanın değişimiyle birlikte
teknoloji de ilerliyor.
Gelişen teknoloji hammadde işlenmesini
ve biçimlendirilmesini de kolaylaştırıyor.
Bu da bize, daha sağlam, daha dayanıklı ve daha
güzel görünen malzeme sağlıyor.
Bununla birlikte, bizlere daha ucuza üretilen ama
oldukça kalitesiz malzeme da sağlayabiliyor
gelişen teknoloji.
Bu da, ucuz ama kalitesiz ürünler olarak
karşımıza çıkıyor.


Çok sevdiğim semaveri size tanıtmaya çalışacağım, buyrun...
Tadı tuzu kalmadı buraların diyeceğim, konuyla tamamen alakasız olacak!
Derdim ev sahipleriyle! Sülalemde tek kirada oturan kişi benim. Yani temel olarak ev sahibi olmanın ne demek olduğunun gayet farkındayım. Tüm taşındığım evlere de hep gözüm gibi baktım. Konu şu:
KONU 1:
Buraya taşınırken (7-8 ay oldu) bir yer sormuştum istemeye istemeye. Belli ki sahibi de kiralamak istemiyormuş! Şişli’de, pencereleri ahşap doğrama (burada eski olduğunu kastetmeye çalışıyorum), yarı zemin bir daire. İçi karanlık. Ben dışarıdan görüyorum. Üstelik sahibinden! Deneyelim şansımızı, pek fazla kira vermeye niyetimiz yok nasılsa. Çakıyorum hemen cepten bir telefon, aman kapılmasın!