İş görüşmesine gidecektim. Adeta bir damat gibi giyinmiş, Havamdan geçilmiyordu. Aynanın karşında saatlerce oyalanmıştım. Kendimden nefret edecek bir hale gelmiştim artık. İçeriden arkadaşım "Olm gerchen, sen bu kafayla iş falan bulamazsın. Yırt at o diplomayı. Görünüşü s.ktir edecen olm." dedi ve ekledi "Önemli olan boyu değil, işlevi olm ehehe."
Evet, bir bakıma haklıydı da. Lakin dış görünümün de bir önemi olmalıydı aslında. Beni idealleri olan, ciddi, hedefleri olan birisi olarak göstermeliydi. Aksi takdirde benim cıvık bir insan olduğumu sanabilirdi ibişler. Heyecanlıydım. İçimde fırtınalar kopuyordu. 1 saat sonra gidecektim görüşmeye. Karşıma oturttum onu ve beyin fırtınası yapmaya başladık. Bir süre daha bu böyle devam etti ve kendisi sıkılmış olacak ki, yüzüme bile bakmadan çekti gitti. Bir de kapıyı hızlıca kapattı yavşak. İçimden artık bu arkadaşlığın bittiğini, benim derhal yeni arkadaşlıklara yelken açmam gerektiğini düşündüm. Balkona çıktım ve kafasına tükürdüm. O da anlamıştı artık iplerin iyice koptuğunu. Benim onun gibi, arkadaşını satan, zor günlerinde yanında olmayan birine ihtiyacım yoktu. Bu dünyada dost mu bulamayacaktım azizim.