
Şu şafak bir sökse de görebilsem nerde olduğumu. İniltiler duyuyorum dört bir yandan gelen. İnsan türü böyle sesler çıkarabilir mi? Ama onlar insan. Buna eminim. Çünkü gelirken biri seslenmişti; “Ölüm nerdesin?”
Soğuk koridora tavandan su damlıyor olmalı. Şıp, şıp, şıp… Beynimi kemiriyor bu sesler. Dam akıyor be! Lağım mı? Hareket edemiyorum. O kadar karanlık ki… Hemen yanımda büyük bir çukur olabilir ya da zehirli bir yılan. Yerimden kıpırdayamam. Yılan mı? Gülüyorum… Onlar güneşli tarlalarda fare peşindedirler. Ne işleri var bu lanet yerde.

Efendim, kolaycı milletiz.
Bedensel sıvı atıklarımızı "ayaktayken"
terketme imkanımız, fizyolojik olarak
imkansız ve - veya zor değildir.
Bu münasebetle, pisuvar denilen
icadın hayatımızdaki yeri ve önemi büyüktür.
Gel gör ki, üroloji uzmanı doktor amcalar,
bu yöntemin prostat sağlığı için pek de
iyi olmadığını söylüyorlar.
Ve yine gel gör ki,
pisuvar kullanım oranımız yüksektir.
Renkli gazetelerin "gurme" köşe yazarları,
"sağlık için her gün bir bardak şarap"
telkinlerinin yarısı kadar,
"ayakta ... sağlıksız olur" yazısı yazmazlar.
Hatta, hemen hiç yazmazlar.
kadınların ayakta idrar yapmasını sağlayan ürün, dün akşam bir televizyon kanalında haber-reklam şeklinde işlendi. aslında genel tuvaletlerin halini düşününce gerçekten faydalı bir tasarım.
zaman zaman kadınların bu ürünü kullanırken alacakları pozisyon aklıma takıldı. biraz da ilk acemilikle ne kadarını üstlerine başlarına bulaştıracaklarını düşündüm.
neticede bu alet bana oldukça itici geldi. düşünürken bile huzursuz oluyorum. gözünüzde canlandırın, ayakta işeyen bir kadın, elleri önünde, bir tek sallaması eksik. genlerimizdeki kadın kavramına çok aykırı bir durum. bu uygulamayı yaptığını bildiğim bir kadının yanında biraz tedirgin olacağımı hissediyorum.