Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Uzun vadede daha çok kazanmak"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

ifade özgürlüğü hakkındaki yazılar:

Bülent Ersoy’un “Popstar-Alaturka” programında askeri operasyonlar ve zorunlu askerlikle ilgili yapmış olduğu açıklama günlerce haber programlarında ve internet sitelerinde tartışıldı. Bazı kaynaklar Bülent Ersoy’u tabu olan bir konu hakkında fikirlerini cesurca beyan ettiği için kutladı. Örnek olarak Taraf gazetesi Bülent Ersoy’u “Doğurmadan Cesaret Ana” olarak nitelendirirken ntvmsnbc.com da haberi “Bir tabuyu daha mı yıkıyor” başlığıyla duyurdu. Habertürk ise Bülent Ersoy’un saçmaladığını iddia etti.

İnternet sitelerinin ziyaretçileri tarafından yazılan yorumlar da çok farklı görüşleri temsil ediyordu. “Halkı askerlikten soğutma” suçunu ele alan 318’inci maddenin kaldırılmasını ve düşünce özgürlüğünü savunan bir kesim olduğu gibi Milliyetçi kesim Bülent Ersoy’un cinsiyet değişimine bazen dokundurmalarda bulunarak “Ya sev ya terket” ve “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” tarzı sloganlarla yorumladılar haberleri.

16 ahkam var

A.Can Türker'in, "kitap okumanın zararları" adlı kitabı, uzun süredir beynime tecavüz eden bir düşüncenin açığa çıkmasına vesile oldu.
Aydın (!) ya da aydın olmaya çalışan insanlar. Kitap okuma eylemini, okumuş olmak için gerçekleştirenler. Fikir tartışmalarında fikirleri tartışmayı beceremeyip, kişileri tartışmayı yeğleyenler. Oluşmamış düşüncelerin içinde çırpınırken, olmaya çalışanlara saldıranlar.

Bu tür insanlar, gerçek hayatta dile getiremedikleri düşünceleri yazarak haykırmayı yeğlerler. Yazmak onlar için ifade etmekten çok kendinden kaçma eylemine dönüşür. Eleştirmiş olmak için eleştirir, kelimelerin arkasına gizlenirler. Anlaşılamamak en büyük kozlarıdır. Afilli kelimeler sarf edip, yalın anlatımın kültür kanıtı olmadığını savunurlar. Anlama çabası içine giren insanları " anlamadıysan yapabileceğim bir şey yok." gibi cümlelerle geçiştirir, aslında anlaşılmak istemediklerini çünkü aslında kendilerinin de anlamadıklarını kanıtlarlar. "Aşağıda havalar nasıl?" duruşunu muhafaza etmeyi seçerler...

12 ahkam var
\
Ben bir küçük cezveyim, uygun kahve bulamayan...İçime atılan kahve bana sormadı hiç beni ister misin diye.Bir amacım vardı pişirebilmek ve en iyi köpüğü sağlayabilmek.Ama ben cezve olmak istememiştim ki...
Bana dayatılan göreve ısınamadan kahveyi ısıtmam beklendi hep.Görevimi iyi yapamadığım kanaatine varılır, arada süte talim edilirdim.Ama ben sütte istemiyordum, ben cezve olmak istememiştim ki zaten.Karşımda küstah duruşlu bulaşık makinasına özendim hep.Gönlünü hoş tutmak için neler yapılmazdı ki.Üçü bir arada deterjanla beslenir portakal özlü koku giderici ile desteklenirdi.Ama sorsalar o da bulaşık makinası olmak istemezdi belkide...
Yıllarca hizmet ettim bu sisteme, fikrim bile sorulmadan.Bir beklentim yoktu zaten.Benden beklenen her görevi yerine getirir yine de tel süngerle derimin soyulmasından kaçamazdım.Beni ocakta unutur, kahve ile bütünleşmemi sağlar, sonra da derimi soyarak türlü işkenceler yapardı ev hanımı takma adlı vizdansız.İyi de ben cezve olmak istememiştim ki zaten...
Bütün bunlara katlandım ta ki 6 parça parlak altın kaplama kulp lara sahip cezve takımı, işkence odasının mermer kaplı tezgahına merhaba diyene dek..
Zamanı gelmişti artık.Bende "eskileeeerr alıyooo eeeeskiciiii" diye höyküren amcanın tezgahında yerimi alacaktım.Bana hiçbirşey koymadı da eskici amcanın "cevze" demesi koydu.Bana yakıştırılan cezve ismini benimsemem uzun yıllar almış,dayatılan göreve ses çıkarmamış, sonra da paçavra gibi kenara atılmış olmam koymadı da dayatılan ismin yanlış telaffuz edilmesi koydu.Heh!ne garip değilmi.Sahibin sürekli tekrarladığı bi kelime vardı hafızama kazınan "boşveeerrr".Tabi ya bunu da boşveriririm.Hem ben zaten cezve olmak istememiştim ki...
15 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

çok tutulan ifade özgürlüğü yazıları

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu