Bülent Ersoy’un “Popstar-Alaturka” programında askeri operasyonlar ve zorunlu askerlikle ilgili yapmış olduğu açıklama günlerce haber programlarında ve internet sitelerinde tartışıldı. Bazı kaynaklar Bülent Ersoy’u tabu olan bir konu hakkında fikirlerini cesurca beyan ettiği için kutladı. Örnek olarak Taraf gazetesi Bülent Ersoy’u “Doğurmadan Cesaret Ana” olarak nitelendirirken ntvmsnbc.com da haberi “Bir tabuyu daha mı yıkıyor” başlığıyla duyurdu. Habertürk ise Bülent Ersoy’un saçmaladığını iddia etti.
İnternet sitelerinin ziyaretçileri tarafından yazılan yorumlar da çok farklı görüşleri temsil ediyordu. “Halkı askerlikten soğutma” suçunu ele alan 318’inci maddenin kaldırılmasını ve düşünce özgürlüğünü savunan bir kesim olduğu gibi Milliyetçi kesim Bülent Ersoy’un cinsiyet değişimine bazen dokundurmalarda bulunarak “Ya sev ya terket” ve “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” tarzı sloganlarla yorumladılar haberleri.
A.Can Türker'in, "kitap okumanın zararları" adlı kitabı, uzun süredir beynime tecavüz eden bir düşüncenin açığa çıkmasına vesile oldu.
Aydın (!) ya da aydın olmaya çalışan insanlar. Kitap okuma eylemini, okumuş olmak için gerçekleştirenler. Fikir tartışmalarında fikirleri tartışmayı beceremeyip, kişileri tartışmayı yeğleyenler. Oluşmamış düşüncelerin içinde çırpınırken, olmaya çalışanlara saldıranlar.
Bu tür insanlar, gerçek hayatta dile getiremedikleri düşünceleri yazarak haykırmayı yeğlerler. Yazmak onlar için ifade etmekten çok kendinden kaçma eylemine dönüşür. Eleştirmiş olmak için eleştirir, kelimelerin arkasına gizlenirler. Anlaşılamamak en büyük kozlarıdır. Afilli kelimeler sarf edip, yalın anlatımın kültür kanıtı olmadığını savunurlar. Anlama çabası içine giren insanları " anlamadıysan yapabileceğim bir şey yok." gibi cümlelerle geçiştirir, aslında anlaşılmak istemediklerini çünkü aslında kendilerinin de anlamadıklarını kanıtlarlar. "Aşağıda havalar nasıl?" duruşunu muhafaza etmeyi seçerler...
