Benim ülkemde basini kapayan suclu olur. Benim ülkemde selamunaleykum dendi mi dinci olunur. Benim ülkemde kilik, kiyafetle insanlar yargilanir. Benim Ülkemde Partiler kapatilir. Benim ülkemde dünyanin hic bir yerinde olmayan kanunlar vardir. Bunlarda islerine gelince ayarlanir. Benim ülkemde herkes demokrasiden, özgürlükten bahseder ama bir türlü buna uyulmaz. Bu nasil bir ülke? Bu nasil bir demokrasi? Bu ne bicim kanunlar?
Iktidar olsun muhalefet olsun hepsi sadece oy derdindedir. Iktidar partisi DTP'ye kapanma davasi acildiginda hic sesini cikarmamis, hatta destek bile olmustur. Simdi kendilerine dava acilinca tutusmaya baslamislar, referanduma gitmeyi planliyorlar. Buna karsi sözümüz olamaz. Cünkü bu da bir demokrasi geregidir. Ancak demokrasi sizin basiniza bu is gelince mi akliniza geldi diye sormazlar mi adama???

Rektörler, siyasiler, ve türban...
70' ve 80'li yillarda böyle kavgalar yoktu. O zamanlar sagci solcu kavgalari almis basini gidiyordu. Gün gecmiyordu ki" 5-10 delikanli topragin altina girmesin. Bir darbe sonucu bu durum düzeltildi, hem sagcilar, hem solcular cezalandirildi. 10'larcasi idam edildi. O zamanin basiretsiz siyasetcileri, bir türlü ayni masaya oturup konusamiyorlar, böylesi son derece ciddi bi durumda dahi anlasamiyorlardi. Bunun sonucu Asker geldi yönetime elkoydu...
Simdilerde de bir sunni türban meselesi cikartildi. Türban asagi türban yukari, millet bunu tartisir, bunu konusur hale geldi. Sanki milletin baska derdi tasasi kalmamis gibi, türbanla yatar, türbanla kalkar oldu...
1980'li yıllardan beri zaman zaman alevlenen, zaman zaman durulan tartışmalarla türban bir ölüm kalım meselesi haline geldi. annelerimizin, ninelerimizin güzelim baş örtüsü döndü bir garip kuşa.
işin trajikomik bir yönü de var…
siyasilerin büyük bir açlıkla üzerlerine saldırdığı müslüman vatandaşlarımız sevinç içinde…
dini vecibelerimiz yerine getiriliyor diye…
türkçe kuran-ı kerim diyanet mealini inceledim. başörtüsü ile ilgili nur suresini buldum. gerçekten de, iktidar örtünme konusunda dinimiz emirlerinin yerine getirilmesini sağlayarak, oldukça hayırlı bir iş yapmakta.
ulusal ve uluslar arası sermayenin emir eri iktidar ve medyanın amacı, türbanı halkın gözlerine bağlamaktan başka bir şey değil.
bu iki grup için kadınlar sadece birer araçtır. türk kadını, halkı ülke sorunlarından ve gerçeklerden olabildiğince uzak tutmak amacıyla kullanılmaktadır.
bu iki grup için dinin de, laikliğin de, halkın da herhangi bir anlamı yoktur. onlar için önemli olan tek şey ellerindeki güçtür. bu gücü kaybetmemek adına her yola sapabilirler.
avrupa birliği, kıbrıs, orta doğu, pkk, güney doğu, fırat ve dicle, petrol, doğal gaz, enerji, gelişmiş ülkelerin üzerimize yığdığı eski teknoloji, aydınlanma çağını kaçırmış halkımız, sağlık, eğitim, gelir… say sayabildiğin kadar… bütün bunları hallettik… sıra geldi siyasetçilerin kendi yarattıkları türban sorununu çözmeye...
insan toplumunda kabaca iki grup vardır. küçük bir azınlık, güç ve iktidarı elinde bulundurur. diğerleri ise bu küçük grubun hizmetindedir. yani yönetenler ve yönetilenler.
ancak bu ikisinin arasında değişik bir tür daha vardır. bunlara her devrin adamı diyebilirsiniz. güç kimin elinde ise ona hizmet verirler. genelde gücü ve iktidarı paylaşmaya yaklaşmış ama ona ulaşamamış kişilerdir. insanları harcamaktan hiç çekinmezler ve bunu yaparken de hiç tereddüt etmezler. öyle bir an gelir ki, sadakatle hizmet eder göründükleri patronlarını bile daha büyük bir çıkar uğruna arkadan hançerleyebilirler.
Türkiyede asıl sorun kurucu iktidarla, kurulmuş iktidarlar arasındaki yetki sorunudur.
Bakınız ,sürekli şikayet ettiğimiz bir türlü çözülemeyen sorunların asıl kaynağında da bu kısmi olarak devredilmiş yetki ve otorite sorunu vardır. Kurulmuş nice iktidarlar gelip geçti, hiçbiri de almış olduğu yetkiyi temel sorunların çözümünde kullanamadı. kullanabilenler de efektif olarak kullanıp, nisbi gelişmelere imza atabildiler.
Elbette türkiyede demokrasi sorunu vardır, olmaya da devam edecektir. ne zaman ki devletin ilk organizasyonu yeniden gözden geçirilecek, hukuki yorumları serbestçe yapılabilecek işte o zaman, ancak o zaman egemenlik kavramının millette olduğu tescil edilecek, siyasal iktidarların yetkileri yeniden belirlenecek , bu güne kadar ancak basit bir yasama yetkisi almış olan parlemento gerçek kimliğine kavuşacaktır.
Ne kadar zavallısınız bazen…Şefkat makyajı yapılmış tebessümler unutturuyor hemen öfkenizi.O tebessümlerin yerleştiği yalancı ağızlardan sizi sindirmek için alev topu gibi yükselen kükreyişler karşısında titriyorsunuz hemen.Sesiniz kesiliyor,donup kalıyorsunuz.Korkuyla bağlısınız onlara.Değiştirme riskini göze alamadığınız patronlarınızdan,”şanlı” ordularınızın başkomutanlarından,devlet başkanlarından ödünüz kopuyor.İnanıyorsunuz onlara.Anlamıyorsunuz bir türlü “miş” gibi yaptıklarını.Verdikleri sözleri tutacaklar”mış” gibi davranıyorlar ama asla ne dediklerini hatırlamıyorlar.Çocuklarınızı koparıyorlar sizden,bilerek öldürüyorlar;sonra sizinle birlikte arkalarından merhametliler”miş” gibi göz yaşı döküyorlar.İyiliğiniz için”miş” gibi “tebaa” olmanızı istiyorlar;dilinizi konuşmayanı , tanrınıza inanmayanı , sizi temsil eden kumaş parçasını elinde sallandırmayanı dışlamanızı hatta giderek ortadan kaldırmanızı arzuluyorlar.Yaşadığınız yerlerde “siz size” kaldığınızda daha mutlu olacağınıza inandırmaya çalışıyorlar sizi.Size bunları yapıyorlar çünkü varlıklarını sürdürmelerine ihtiyaçları var.Estirdikleri rüzgarlara göre şekil alan siz kalabalıklardan besleniyorlar.Sayenizde elde ettikleri güçten ve bu gücün getirdiği ayrıcalıklardan bir türlü vazgeçmek istemediklerinden “devlet”, “ulus” kelimelerini düşürmüyorlar dillerinden.”Gücümüzü,ayrıcalıklarımızı tehlikeye atacak herkes karşısında bizi bulur” türünden cümleler kuruyorlar.Olmadığınız halde sizi “ezeli ve ebedi kahramanlar” ilan ediyor,bununla da yetinmeyip aranızdan “illegal katil kahramanlar”(“Ogün Samas” gibi) çıkarıyorlar.Kendilerinin bizzat yapmaları halinde açık nefretinizi kazanmalarına neden olacak “kanlı eylemler” o “illegal katil kahramanlara” yaptırıyorlar işte…
hemde bu sadece bugün değil iktidar kavramı var olduğundan beri var olan bir durumdur!!