
1950’lerin sonu 60’ların başında antibiyotik üretiminde daha ucuz yöntemler bulmak için çalışmalar yürüten Alman ilaç firması Chemie Grünenthal, kimyasal bir kaza eseri tesadüfen bulduğu ve adına “thalidomide” dediği drogu piyasaya sürdü. Yüksek doz talidomide maruz bırakılan hayvanlar üzerinde yapılan bazı testler sonrasında firma, ilacın zararsız olduğunu ve önemli bir yan etkisinin olmadığını duyurdu. Ama bu, büyük bir yanılgıydı.

Doğum kontrolünde kullanılan birçok metod var; erkek ve kadın için kondomlar, sperm öldürücü fitiller, hormonlu ve hormonsuz rahim içi araçlar, ağızdan alınan doğum kontrol ilaçları, enjeksiyonla uygulanan preparatlar, takvim yöntemi ve daha birçok yöntem... Güvenilirlikleri, etkinlikleri, yan etkileri, kullanım kolaylıkları ve zorlukları ile tercihinize sunulan birçok yöntem. Bunlardan birini, çok yaygın olmayan ancak çok kullanışlı olduğuna inandığım birini burada biraz anlatmak istiyorum.
Bugüne kadar sadece karada yaşayan bitki ve hayvanlar sağlık için çalışıyor sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Denizlerden sadece derya kuzuları çıkacak değil ya, biraz da şifa çıksın da, biz de bulalım. Şimdi şöyle sıralansın:

- Denizlerde yaşayan bazı canlıların iskelet sistemi, bizdeki gibi öyle kemikten değil, kıkırdaktan oluşmuştur. İşte bundan faydalanabiliriz, demek istiyorum. Hazırlanabilecek ilaçlar yaraların çabucak iyileşmesini ve iltihaplanmayı önlemeyi sağlayabilir. Bu güzelliği bize yapabilir evet, çünkü içeriğinde kondroitin bulundurur.