Kadın aklı ne işe yarar:
Bir: herşeyi a' dan z' ye analiz etmeye bkz: vıdı vıdı
İki: kişileri analiz etmeye bkz: dedikodu
Üç: vitrinleri analiz etmeye bkz: güdüsel alış-veriş
Dört: trendleri analiz ve sentezlemeye bkz: moda ve rüküşlük med cezirleri
not: bu liste değiştirilebilir ve geliştirilebilir
Sevgilim beni terk etti. yüreğimde koca bir boşluk bırakarak, çekti gitti. onunla bir trende tanışmıştık. yanında bir adam vardı. çocukluk arkadaşıymış, çok sonraları bu kadının kalbini fethetmem için çocukluk arkadaşını da ikna etmem gerektiğini öğrendim. bazen bu dostluğu kıskandım, bazen imrendim. birbirlerinin sözlerine, onun sözlerine benden daha önem veriyor. kabul etmiştim, ilk günlerdeki gibi zor gelmiyordu. trende ilk defa gördüm. dikkat çekici bir güzelliği yoktu, boyu uzun, salaş giyinmiş bir kızdı. ben kızların daha özenli giyinmesini severim. sonra dönünce, gözlerini ve yüzünü gördüm. bir de gülümseyişini. inanılmazdı. yanına gitmek için fırsat kollamaya başladım. çocukluk arkadaşı, bu hikayede ismi R; ortadan kaybolunca yanına gittim.
''bir melody park röportajı dı dı dı dınnnn...''
Cem Şancı... Kendisi hakkında o kadar çok yorum ve polemik varki, bu yorumların ortalaması onun ''kadın düşmanı ve narsist'' olduğu yönünde. Pratik hayatta kadınlar üzerine master yapmış, sonra bunu heyecanla teze dönüştürmüş fakat üniversitedeki 'feminist' profesörün tezi reddetmesiyle öfkelenip yazdığı ne varsa bunu dizi dizi kitaplara dökerek herkesle paylaşmaya karar vermiş gibi bir havası var sanki. Röportajda söyledikleriyle hakkında yapılan yorumları karşılaştırdığınızda kafanızın karışacağına eminim.

Adam yurtdışına gider kız kalır. Bir yıl geçer Türkiye'ye gelir ve onu arar, hem de nerden? Eski sevgilinin evinde kalıyordur ve O yoktur tatildedir şimdi. Samimi arkadaş ise onun evinde misafir olarak vardır ve kızı çağırıyordur. Saf kızımız sevinir önce kendisine değer verildiğini ve arandığını sanır ama sonra konuşmalardan anlar ki adam sadece sevişmeye çağırıyordur. Yaşanan hayal kırıklığı ile kız "Ben bunu bir düşüneyim" der ve telefonu kapatır. İkilemlerde bulur kendini, gidip kendini kullandırtsın mı, (adam eğlenecek birini arıyordur ne de olsa) yoksa evinde oturup mezuniyet tezinin metnini mi yazsın karar veremez...
Önerisi olan buyursun söylesin, akşama daha çok var...
1980'li yıllar..."gün" dedikleri şeyde, komşular toplanmış. Evsahibi kadın, birkaç gün önce çarşıdan aldığı elbise vs.leri getirip komşulara gösteriyor.Gösterdiği elbiselerdeb bir tanesi, farkedemediği şekilde "açık" çıkıyor (göğüs bölümü açık, sırtı açık veya biraz transparan bir bölümü var falan). "Ben bunu giyemem çok açık" diyor. Ve komşulardan biri içinde doğunun tüm çelişkilerini barındıran muazzam tavsiyeyi yapıyor; "kocana giyersin". Ortaya "kocana giyersin" felsefesi çıkıyor. Kocaya giymek, yani dışarıda toplumun muhafazakar değerleri nedeniyle giyilemeyen bir kıyafet kocaya giyiniliyor.
Kadınların doğası ne zaman çözülecek derken her soruda yeni bir durum ortaya çıkıyor. Ve bu da zaten anlaşılması zor olan kadın doğasını daha da karmaşık hale getiriyor. Ama bu karışıklığın daha iyi anlaşılabilmesi için ilk olarak PMS’nin ne olduğunun kavranılması şarttır. Hatta kadınlarla iletişimde bulunan herkesin bu konuda bilgi sahibi olmaları gerekir.
