Arabanız ile denize yada göle uçtuğunuzda şu hususlara dikkat eder ve soğukkanlılıla uygularsanız hayatta kalmanız ve sağ kurtulmanız işten bile değildir.

Arabanın içine su giriyorsa panik yapmadan sakin sakin bekleyin, heyecanlanmadan tamamının su dolmasını bekleyin en son derin bi nefes alın ve kapıyı işte şimdi açın. Artık arabanın içi de tamamen suyla dolduğundan basınç dengelenmiş olacak ve kapıyı açabilmeniz mümkün olacaktır.

Bir akşam televizyonu karıştırırken, bir diziye denk gelmiştim. Sahnelerin birinde mini etekli bir bayan ve arkadaşı vardı. Film bu ya kızın arkadaşı bayılıverdi. Mini etekli bayan, ilk yardım yapamadı veya senarist bunu uygun görmedi. Bu bayan, arkadaşının yere düşmesiyle birlikte çaresizce etrafa bakmaya ve etraftakilerden yardım beklemeye başladı. Neyse ki birileri bayılan gence yardım ettiler. Kızcağızın, o kadar kısa bir etekle yere eğilmesi, rahat hareket etmesi ve ilk yardım yapması mümkün değildi. Mümkündü ama sanırım “şık” olmayacaktı.
Günün birinde bu başlık altında bir şeyler karalamak isteyeceğim hiç aklıma gelmezdi. O kadar klişeleşmiş ve her gün belki de onlarca defa haberlerde gazetelerde okumaya alışılmış bir konu ki yaşananların ve dolayısı ile yaşananların hepsi birbirinin tekrarı niteliğinde.
Ancak dün şahit olduğum olaydan sonra bu satırları bir yerlere karalamadan daha fazla sabretmem imkansızdı.
Aslında olayın iki farklı boyutu var.
Dün alakasız bir şekilde 10-20 sn gecikmeyle çalışan araca söverek yoluma devam ediyordum. Ana yola yaklaşık 10-20 sn mesafe kala gözleriminin önünde bir motorsiklet ve otomobil çarpıştı. Ve aracım eğer her zaman ki gibi söz dinleyip anında çalışmış olsa idi o kazanın bir yerlerinde bende bulunacaktım. Ya da tam aksi olacak ben onlardan önce orda olacağım için bu kaza olmayacaktı.