bir psikolog bir imam bir iş adamı yola çıkmışlar sonra psikolog iş adamını öldürmüş imamla birlikte cenaze namazını kılmışlar sonra bir markete gidip 3 şişe rakı alıp piskolog un köyüne yakın bir yerde bir sofra kurup içmeye başlamışlar sonra psikolog imamın ensesine bir tokat yapıştırmış imamda kallavi bir küfür etmiş sonra psikolog imamı öldürmüş ve evine doğru yürümeye başlamış sonra evine vardığında kocasını başka bir kadınla görmüş onu da öldürmüş köydeki arsasını satarak şehirde bir psikolog dükkanı açmış aradan yıllar geçmiş ve bir bakmış arkasında hiçbir şey bırakmamış hayat fani demiş ve psikologluğu bırakıp köyüne yerleşmiş...
Tarih tekerrürden mi ibaret yoksa yoğun rastlantı bombardımanı altında mıyız?
Daha önce Orhan Pamuk davasında da bir benzer yaşanmıştı.
Orhan Pamuk'un yargılanması, ceza alması çok da önemli değildir.
Ama öyle bir gürültü koparıldı ki...
Birilerinin bazı yaraları kaşıdığı gözler önündeydi.
Normalde, sonuçlanmamış bir dava hakkında -özellikle basın yoluyla-, yargıyı etkileyebilecek yayın yapılması cezayı gerektirir.
Bu davada fazlasıyla -yorum- yapılmasına rağmen bu yönde bir girişim olmadı.
Çünkü bazen basın herşeyden güçlüdür.
Müezzinlik yaptıktan sonra Hıristiyan olan imam hatip mezunu Resul Yıldırım, İncil'i Kürtçe'ye çevirip bastırdı.