Rahat gece, tatlı mehtâb bul bana, Her şeyden anlatayım, o zaman sana departmanından…
Son günlerde hafif’deki bilgi kirliliğine bir de tasavvuf ve onun büyükleri hakkındaki yanlış bilgiler eklendi. Kendini bilmez bu cahiller, ayıplarını hüner sanarak sergilemektedirler.
Zavallı câhil, sanır ki, din adamıdır;
din ile ilgisi, yalnız böyle sanmasıdır.
Büyükler, cahilin ve düşmanın ağzını kapamanın kale kapısını kapamaktan daha zor olduğunu söylemişler.
Kendinden haberi olmıyan zevallıya,
yakışır mı, ince bilgileri diline ala?

Sevgili kardesler...
Simdiye kadar actigim tüm konularda kendimizi bilmeden bahsettim, simdide insanin kendini bilmesi nedir, nasil yapilir? Onu anlatmaya, yüce Yaratan'in verdigi müsade ölcüsünde sizlerle paylasmaya calisacagim...
Allah (cc)'nun bir benzeri yoktur o her yerdedir. Ve esrefi mahluk olarak yarattigi, adina insan
denilen yaratiklarin kalbindedir. Bütün melekleri o insanin önünde secde ettiren de odur. (Seytan
haric) Bizleri Esrefi Mahluk olarak yaratan Mevla, bizimde buna layik kullar olmamizi istiyor. Söyle
ki:" Rabbimiz bize beni bilin, ve bana kulluk edin buyuruyor, pekiyi beni bilin buyurmasi ne
demektir? Yani kendi öz varligimizi bilmemizi, bunu bilincede onu taniyacagimizi, ona yakin
olacagimizi, ve sonra yapacagimiz kullugun sadece sekli degil, mana itibari ile de bir anlam
kazanacagini cesitli Ayetlerle bizlere bildiriyor.

Sevgili kardeslerim...
Bilindigi üzere önümüz Ramazan, yani muhterem ilahiyatcilarin tv kanallarina cikip ahkam kestikleri, insanlari azarladiklari, ve hep ben bilirim sevdasi ile yanip tutustuklari caizdir, degildir tartismalarinin sürdügü, hic birinin dedigi digerinin dedigine benzemeyecegi, zavalli halkimin beyinlerini bulandirdiklari bir mübarek ay'dir.
Asli itibari ile Oruc ayi kardesligin, hosgörünün, paylasimin yükseldigi, kalplerin temizlendigi, sefkat, merhamet denizinin costugu bol,bol Kuran okundugu, ibadet edildigi bir rahmet ve bagislanma Ayidir...
"Heda" mastarından türeyen hidayet;beyan (doğru yolu açıklama) ,yol işaretleri, irşad (doğru yoldan gitme,doğru yolu bulma, düşünme, akıl ve temyiz sahibi olma) ve imamaet (önderlik etme) gibi anlamlara gelmektedir. (1) sa'lebi , irşad kelimesinin yeterli olamayacağını, hidayetin "Allah'ın kalpte imanı yaratması" anlamına geldiğini söyler. Hidayetin başka bir anlamı da , tarikat ve sirettir. Hidayet yola da delalet eder.Delil de hidayet olarak ismlendirilir. Çünkü delil, insanlara yol gösterir. Dini açıdan hidayet ise, Allah'ın yolunu tarif etmektir.
Kur'an'da hidayet, onyedi anlamda kullanılmıştır. Bunlar; beyan(manasını açıklamak),din, iman, davetçi, peygamberler ve kitaplar, marifet(tanımak,tecrübe ve amelle elde edilen, ruhani halleri yaşayarak ulaşılan bilgi), reşad(kuvvetli akıl sahibi olup doğru yolda gitmek), Muhammed (as), Kur'an, Tevrat, istirca (tekrar ele geçirme, kazanma), hüccet (gerçeğe kılavuzluk etme), tevhid,sünnet, ıslah, ilham (feyz yolu ile kalbe akan bilgi), ve tevbedir.
"Allah fasıkları hidayete erdirmez", "Allah dilediğine hidayet verir" mealindeki ayetlere cevap; birçok kaynakta," Allah akıl, irade vermekle, kitaplar ve peygamberler göndermekle insanları doğru yola hidayet etmektedir. Yani onlara doğru olan yolun hangisi olduğunu, hidayetin nerede olduğunu göstermektedir. İnsan ise kendi iradesiyle bunlardan birisini seçiyor. Bu seçimi yapan insandır. İyi yolu seçerse, kabul ederse bu durumda o kişi için "hidayete eren kişi" deniliyor. Kötü yolu seçerse de onun için "dalalete düşen kimse" ifadesi kullanılıyor. " şeklinde (özet olarak) veriliyor. Bu ayetlerin ve aşağıdaki hadisin çerçevesinde Hidayetin ne olduğunu tam olarak idrak edememiş olmanın sıknıtısı içindeyim..
"Sizden birinin yaratılışı, annesinin karnında kırk günde cem olur. Sonra bu kadar müddetle "alaka" olur. Sonra bu kadar müddette "mudga" olur. Sonra Allah bir meleği dört kelimeyle gönderir: (Bu melek) rızkını, ecelini, amelini, şaki veya said olacağını yazar, sonra ona ruh üflenir. Kendinden başka ilah olmayan zâta yemin olsun, sizden biri, (hayatı boyunca) cennet ehlinin ameliyle amel eder. Öyle ki, kendisiyle cennet arasında bir zirâlık mesafe kaldığı zaman ona yazısı galebe çalar ve cehennem ehlinin ameliyle amel ederek cehenneme girer. Aynı şekilde sizden biri (hayatı boyunca) cehennem ehlinin amelini işler. Kendisiyle cehennem arasında bir ziralık mesafe kalınca yazısı ona galebe çalar ve cennet ehlinin amelini işleyerek cennete girer."
Buhari, Kader 1, Bed'ü'l-Halk 6, Enbiya 1, Tevhid 28; Müslim, Kader 1, (2643); Ebu Davud, Sünnet 17, (4708); Tirmizi, Kader 4, (2138).
Aslında derdim okuduklarımdan ve hissettiklerimden bir çıkarım yapabilmek ve "hidayet üzre miyim yoksa delalet üzre mi?" sorusuna cevap bulabilmektir.
Bu konu zaten kafamı fazlası ile bulandırmış olduğundan, yazım hataları ve (çaba sarfetmeme rağmen) varolan eksik bilgiler için affınıza sığınırım.
MHP'liye bakın ...
MHP adayı (MHP'nin ağır toplarından )Aktan baş örtülüleri ‘sıkmabaş’, ‘kadere iman’ı ahlaklı olmaya engel, Kuran’ın bazı ayetlerini ise laikliğe aykırı olarak nitelendirdi.
Haberin ayrıntısı için buyrunuz..
Bir elinde Kur'an bir elinde duman (esrar).Arena ekibi, Kur'anı ve dini kullanarak gençleri esrara alıştıran sahte hocayı yakalattı.Çok sahtekar hocalara şahit olmuştuk ama böylesine hiç şahit olmamıştık.Birde utanmadan Allah'ın emri olduğunu söylüyor.Belkide bu kişi müslüman bile değildir.
Haberin detayı için tıklayın
"İnşaatlarda sıvacılık yapan Mustafa B., 12 yaşındaki oğlu S.B.’yi, dayanamayıp orucunu bozdu diye dövdü. Yetinmeyip, kollarına, bacaklarına kalem batırdı. S.B.’nin ifadesi üzerine önce gözaltına alındı. Sonra serbest kaldı, S.B’yi alıp evine döndü."
Haberin sonrasını okumadım -içimden gelmedi doğrusu- ama tahmin edebiliyorum..
Bu kara cahil adam, zavallı çocuğuna evde en azından bi posta daha dayak geçmiştir.. Benim korkum çok daha beterinin yaşanması.. Gözü dönmüş bu "baba", oğlunun şikayeti üzerine -ki bunun kendisini çok kızdırdığına emin olabiliriz- düştüğü durumdan rahatlıkla meşum bir cinayet teşebbüsüne yeltenebilir..
Acı olan şu ki; bu adam bir baba olarak oruç bozan oğlunu dövmekle sevap işlediğini sanmaktadır.. Ona kuran kurslarında falan verilen eğitim buna işaret etmektedir.. "Hak yolunda kafirlerle ya da münafıklarla -misal oğul- her türlü mücadele hakkındır, hatta vazifendir" Tıpkı bugünlerde islam aleminde görülen -kendi canından bile geçmiş- "canlı bombalar" misali..